TBMM Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu için hazırlanan çalışmada, tutuklu ve hükümlü çocukların büyük bölümünün eğitimden koptuğu, madde kullanımının yaygın olduğu ve suçun çoğunlukla adli nitelikte gerçekleştiği belirlendi.
Çocuk Hükümlü/Tutuklu Profili Araştırması 2026 suça sürüklenen çocuklara ilişkin yapısal sorunları gözler önüne serdi. 607 çocuk üzerinden yapılan çalışma, suçun tek bir nedene değil; eğitim, çevre, aile ve psikolojik etkenlerin birleşimine dayandığını ortaya koydu. Araştırmaya göre çocukların büyük çoğunluğu 15-17 yaş grubunda ve neredeyse tamamı erkek. İşlenen suçların ise yüzde 93,7'si adli nitelikte. Çocukların yüzde 75,8’inin tutuklu olduğu, büyük bölümünün de işlediği suçta 'asli fail' olarak yargılandığı belirlendi.
Eğitim almayan çocuklar suça sürükleniyor
Araştırmaya göre, çocukların yüzde 51,1'i kuruma gelmeden önce okulu bırakırken, önemli bir kısmı eğitim sisteminin tamamen dışında kaldı. Araştırmaya katılan 610 çocuktan 310’u suç işlemeden önce okulu bıraktıklarını ifade etti.
60 çocuk ise okula düzensiz olarak gidip geldiğini, 10’u ise sürekli olarak okuldan kaçtığını ifade etti. Çocukların sadece 174’ü okula düzenli gidip geldiklerini belirtti. Araştırmaya katılan okula gittiği belirten çocukların sadece 13’ünün lise son sınıfa kadar okuduğunu diğerlerinin ise daha alt sınıflarda olduğu ortaya konuldu.
Çocukların yüzde 83,4'ü sigara kullanırken, yüzde 52,9'u uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığını belirtti. Çevresinde madde kullanan birey bulunan çocuklarda kullanım oranının yaklaşık 10 kat artması, çevresel etkinin belirleyiciliğini ortaya koydu.
Suçu ailede ve sokaklarda öğreniyorlar
Çocukların yüzde 60,6'sı çevresinde suç işleyen bireyler bulunduğunu ifade etti. Aile içinde suç öyküsü olanların oranı da yüzde 43,5 olarak ölçüldü. Araştırma, suç davranışının aileden çok sosyal çevre ve mahalle ilişkileri üzerinden yayıldığını ortaya koydu. Çocukların arkadaşlarıyla en çok vakit geçirdiği yerlerin sokak ve park gibi denetimsiz alanlar olması da bu tabloyu güçlendirdi. Katılımcıların yaklaşık yarısı kendisini öfkeli ve üzgün olarak tanımlarken, her 5 çocuktan 1'i kuruma gelmeden önce psikolojik sorun yaşadığını belirtti. Üzgün hisseden çocuklarda kendine zarar verme eğiliminin ciddi şekilde arttığı tespit edildi.
Çocuklar önce şiddetle tanışıyor
Çocukların yüzde 40’ı hayatının bir döneminde ev dışında fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtirken, yüzde 26,9’u bıçak veya silahla tehdit edildiğini ifade etti. Yaklaşık yüzde 10’unun cinsel şiddet deneyimi yaşadığı da rapora yansıdı.