Savaşın 34. gününde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken, sahadaki askeri gerilimle siyasi söylemler arasındaki çelişki dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’da yeni yönetimin ateşkes talebinde bulunduğunu iddia ederek, bu talebin ancak Hürmüz Boğazı’nın “açık, serbest ve güvenli” hale gelmesi durumunda değerlendirileceğini söyledi. Trump, aksi halde saldırıların süreceğini ve İran’ın ağır sonuçlarla karşılaşacağını dile getirdi. İran cephesinden ise bu iddialara net bir yanıt geldi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Trump’ın ateşkes açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, İran’ın böyle bir talepte bulunmadığını vurguladı. Öte yandan Trump’ın, savaşın kısa sürede sona ereceği yönündeki açıklamaları da dikkat çekiyor. Peki bu tablo nasıl okunmalı? Gerçekten bir diplomasi trafiği var mı? Bu savaş ne zaman bitecek? Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Başkanı Dr. Kadir Temiz, Sputnik’e değerlendirdi.
ORSAM Başkanı Dr. Kadir Temiz, bu savaşın adil olmadığının önemini “Uzman gözüyle tarafsız bir şekilde savaşın rasyonalitesini sorguladığımda siyasi, ekonomik ve askeri anlamda bir tutarlılık ve bütünlük göremiyorum. Savaş adil bir savaş olmamasının yanı sıra rasyonel bir stratejiye de sahip değil” sözleriyle vurgularken konuya ilişkin şunları söyledi:
ORSAM Başkanı Dr. Kadir Temiz, perde arkasında temasların olduğunu söyleyerek, bazı aktörlerin savaşın gidişatını dolayısıyla dünyanın nereye doğru evrileceğine dair kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti:
“Perde arkasında bir diplomasi hatta savaşın doğasına ve niteliğine dair bir görüşme trafiği var. Zira dünya ekonomisini ve kanaatimce daha büyük pencereden bakacak olursak dünya düzenini dahi etkileyebilecek büyük bir kırılmanın içinden geçtiğimiz bu süreçte küresel ve bölgesel bütün oyuncuların müdahil olduğu bir süreçten bahsedebiliriz. Tabi ki bazı aktörler daha az görünür ama bazıları doğal bir şekilde daha görünür olsa da bu savaşın gideceği yön dünyanın nereye doğru evrileceğine dair de bir işaret verecek. Bu sebeple çelişkiler, yanlış yönlendirmeler, manipülasyon ve spekülasyonlarla dolu bir dönemin içinden geçiyoruz.”
ORSAM Başkanı Dr. Kadir Temiz, savaştan önceki gibi bir müzakere ortamı beklemediğini söyledi:
“Resmi müzakereler, yani savaştan önceki gibi aktörlerin eski pozisyonlarına döndüğü bir müzakere ortamı beklemiyorum. Çünkü şartlar radikal bir şekilde değişti. Bugün İran’ı temsilen hangi aktörlerin hangi şartlarla masaya geri dönebileceğine dair rasyonel bir öngörüde bulunmak çok zor. Zaten işlerin ne yazık ki kötüye gideceğine dair beklenti de bu belirsizlikten kaynaklanıyor. Müzakerelerden ziyade öncelikle savaşın hangi durumda durdurulması ve müzakereleri başlatacak zeminin ne olacağı konusunda bir uzlaşma bekliyorum. Bu da büyük ihtimalle İran’da yeni dönemin siyasi ve askeri yönetiminin net bir mesaj vermesi ve bu mesajın arkasında durması ile olacaktır.”
ORSAM Başkanı Dr. Kadir Temiz, savaşın bölgeselleşme sorusunun ciddi bir şekilde ele alınması gerektiğini belirtti:
“Ben Körfez ülkelerine saldırılar devam etse de böyle bir bölgeselleşmenin olmadığı kanaatindeyim. Bölgede devam eden çatışma ortamlarının alevlenmesi söz konusu olabilir. Ancak spesifik olarak İran’a yönelik bu savaş henüz bölgeye yayılmadı. Ancak yayılma riski kısa vadede zayıf görünse de İsrail yayılmacılığı ve özellikle de bölge ülkelerinin aralarındaki ihtilaflar düşünüldüğünde Ortadoğu’da kısa vadede güvenlik sorunları yine öncelikli politika alanlarından biri olmayı sürdürecek.”