Ali Çağatay, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’in aynı anda kapatılma ihtimalinin stratejik dengeler üzerindeki olası sonuçlarını değerlendirdi.
Çağatay, büyük riskin Hürmüz Boğazı ile Kızıldeniz’in aynı anda devre dışı kalması olduğunu vurguladı:
‘’Kızıldeniz'de İran, Yemen'deki Ensarullah yani Husi Hareketi üzerinden tehdit edileceğini ima ederek, küresel ekonominin geleceğinin kendi ellerinde olduğunu bir defa dünyaya ilan etti. Şimdi asıl kriz geliyor. Hürmüz ve Kızıldeniz aynı anda petrol trafiğine kapatılırsa, dünya tam anlamıyla enerji kıyameti yaşayacak. Armageddon. Günlük 30 milyon varil petrolün piyasadan çekilmesi demektir bu.’’
Gazeteci Ali Çağatay, küresel enerji arzına ilişkin çarpıcı veriler paylaştı:
‘’Dünyada günlük üretim ne kadar biliyor musunuz? 104 milyon varil günlük üretim, günlük tüketim de 106 milyon varil. 30 milyon varilini çıkardık şu anda. 30 milyon varil dünyaya sevk edilemiyor. Kızıldeniz kapanırsa tankerler, Ümit Burnu’nu dolaşmak zorunda kalacak ve yol 14 gün daha uzayacak, maliyetler roket gibi uçacak, tedarik zinciri kırılacak, fırtına çıkacak. Havadan seyri sefer yapma ya da hava sahaları, deniz sahaları kapatılır, notamlar ilan edilir. Eğer böyle devam ederse depolar boşalır, dünya hızla bir 19. yüzyıla doğru dönebilir.’’
Gazeteci Ali Çağatay, ABD’nin Çin’le temas arayışını ve Kızıldeniz’de artan gerilimi değerlendirdi:
‘’Amerika bunu gördüğü için bir an önce sonuçlandırmak istiyor. Neden gidip Çin'in kapısını çalıyor? Çünkü Çin'de nadir toprak elementleri var. Amerika Çin'le anlaşmak zorunda, anlaşmadığı takdirde bu savaştan galip çıkması söz konusu olamaz. Galip çıksa bile nadir toprak elementleriyle ilgili sözleşmeyi yenilemek zorunda. Çin'in bu sözleşmeyi yenileyip yenilemeyeceğini bilmiyoruz. Ama şunu biliyoruz, Yemen'deki Husi’ler gerekirse tüm seçeneklerle İran'a katılmaya hazır olduklarını ve Kızıldeniz'deki denizcilik faaliyetlerini riske etmeyi düşündüklerini ifade ettiler. Bugün bunun ilk izlerini göreceğiz.’’