ANKARA FARKI

CHP’li Yılmaz Ateş: Hürmüz, ABD’nin Çanakkale’si olacak

ABD-İsrail’in İran’a saldırılarını ve ABD’nin Orta Doğu politikalarını eleştiren CHP Eski Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, İran’ın geri adım atmayacağı görüşünde. Ateş, CHP’ye ilişkin değerlendirmelerinde ise partinin temel değerlerinden uzaklaştığını, yönetim zafiyeti yaşadığını ve stratejik hatalar yaptığını kaydetti.
Sitede oku
Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programına Eski TBMM Başkanvekili ve Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş konuk oldu. Ateş, programda şu mesajları verdi:

‘İran pes etmez’

Ateş, İran’ın köklü devlet geleneği ve güçlü ulusal bilinç sayesinde ABD ve İsrail karşısında geri adım atmayacağını ifade etti. İran toplumunun ülke savunmasında yüksek bir dayanışma sergilediğini belirten Ateş, bu direncin Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı deneyimiyle de beslendiğini kaydetti:

“İran çok kadim bir devlet anlayışına, kültürüne sahip bir ülke. Afganistan’da insanlar ülkesini terk etmek için neler yapıyorlar, Suriye’nin yarısından çoğu boşaldı. Ama dikkat edin; İran’da yurt dışında olanlar da ülkelerine dönüp ülkelerinin savunmasına katkıda bulunuyorlar. İran bu konuda çok gelişmiş bir bilince sahip. O nedenle ABD’nin ve İsrail’in bütün olanaklarının karşısında ülkesinin birliğini ve bütünlüğünü bu koşullar altında dahi savunan bir İran var. İran bu mücadeleyi sürdürür. Çünkü yanı başında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş mücadelesi örneği var. İran’da da bu ulusal bilinç ve inanç bir arada. ABD bu hatayı sürdürürse, Hürmüz onun Çanakkale’si olacak.”

‘ABD, bütün değerleri yerle bir etti’

ABD’nin Orta Doğu’daki müdahalelerinin bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdiğini ve savaşta uluslararası hukuk ile insani değerlerin ihlal edildiğini söyleyen Ateş, şunları kaydetti:

“ABD on beş bin kilometre öteden geliyor, burada bir egemenlik kurmaya çalışıyor. Orta Doğu’daki devletlerin de hem İsrail ve ABD’ye karşı bir sorumlu halleri var, dışarıdan bir saldırı olmasa da devletlerin kendi içlerinde sorunları da var. Bunun nedeni bir uluslaşma bilincinin gelişmemiş olması. Dışarıda bir saldırı olmasa bu sefer de mezhep ve etnisite çatışmaları başlıyor. O nedenle de Orta Doğu’daki bu gelişmeler alıp başını gidiyor.

Tam bir eşkıya düzeni var. Savaşın da kendi kuralları var; hastaneler, çocuk yuvaları, okullar, enerji kaynakları vurulmaz. ABD, bütün bu değerleri yerle bir etti. İran’ın bütün organlarını yok ederek teslim almaya çalışıyor.”

‘CHP köklerinden kopartılıyor’

Ateş, CHP’nin son dönemde temel değerlerinden uzaklaştırılmaya çalışıldığını ve bunun tabanda soru işaretleri yarattığını söyledi. Partinin Cumhuriyet değerlerini daha güçlü ve görünür şekilde savunması gerektiğini ifade eden Ateş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“CHP çökertilmek isteniyor. Son dönemlerde CHP’nin değerlerine çok bilinçli bir saldırı var. PKK’ya, FETÖ’ye karşı olmak, onlara hiçbir koşul altında prim vermeme konusundaki katı tavrımız sanki yumuşatıldı. Bu da bu değerler konusunda hassas olan kesimlerde ‘CHP’de ne oluyor?’ diye soru işaretleri yarattı. CHP özellikle PKK, FETÖ konusunda demokratik-laik Cumhuriyetin değerlerinin savunulması konusunda çok daha aktif olması ve bu tavrını kamuoyu önünde görünür kılması gerekiyor.”

‘İmamoğlu’nun erken adaylığı büyük hata oldu’

Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını erken açıklamasının iktidarın hedefi haline gelmesine yol açtığını belirterek bunun stratejik bir hata olduğunu söyleyen Ateş, CHP’nin bireysel kararlarla değil kurumsal akılla hareket etmesi gerektiğini ifade etti:

“Sayın Ekrem İmamoğlu’nun 3 yıldan uzun bir süreden önce Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklanması hataydı. İktidarın karşısına hedef olarak kondu, bu bir tuzaktı. Sayın Ekrem İmamoğlu ihtirasına yenik düşerek bu tuzağı kendisi kurdu. Ama parti buna izin vermemeliydi. Parti bir kişinin peşinden sürüklenmez.”

‘CHP’nin içinde bulunduğu durum yönetim zafiyetidir’

CHP’nin mevcut durumunu yönetim zafiyeti olarak nitelendirerek parti organlarının işlevini yerine getirmediğini dile getiren Ateş, “CHP’nin bu noktaya gelmesi yönetimin zafiyetidir. CHP, Sayın Özgür Özel’den ibaret değildir. Genel Başkanın da sorumlu olduğu bir MYK var. MYK’nın ve Özgür Beyin sorumlu olduğu Parti Meclisi var. Parti Meclisi de kendi iradesine değil bir Belediye Başkanının iradesine baş eğiyorsa zaten orada iş bitmiştir. Bunun ötesinde de iktidarın çok acımasızca saldırıları var; bunu da görmek lazım” dedi.
Yorum yaz