1990’ların ortalarından bu yana bilim insanları hayvan klonlama konusuna yoğun ilgi gösteriyor. 1996’da, yetişkin bir memeden alınan hücreden klonlanan ilk memeli olan Dolly adlı koyun, bu alanda sembol haline gelmişti.
Hayvan embriyolarını klonlamaktan insan embriyolarına geçiş ise çok daha tartışmalı oldu ve bunun nedeni yalnızca içerdiği çok sayıda risk değil. Bugüne kadar bilim insanları yalnızca kök hücrelerden büyütülen insan embriyo modelleri üretmeye ve yetişkin hücreler yerine fetal hücrelerden primatları klonlamaya kadar ilerleyebildi.
Bu durum, bazı kişilerin, distopik bir bilim kurgu romanından fırlamış gibi görünen yaşlanma karşıtı teknolojilere alternatif fikirleri keşfetmesini engellemedi.
‘Bilinçsiz organ torbaları’
Milyarder destekli gizli bir girişim olan R3 Bio, ABD basınından Wired’ın haberine göre, ‘bilinçsiz organ torbaları’ geliştirmek için yatırım topladığını duyurdu. Bu yapıların beyin hariç tüm organları içermesi ve organ ile doku bağışı için kaynak görevi görmesi hedefleniyor.
Asıl hedef, yaşlanan vücutları nakil mi?
Ancak MIT Technology Review tarafından yapılan kapsamlı bir takip araştırmasına göre, R3 Bio’nun kurucularının gizli ve çok daha iddialı bir hedefi var: Yaşlanan ya da hasta bireylerin bir gün beyinlerini nakledebileceği tamamen 'beyinsiz insan klonları' üretmek.
Donör bedenlerde beynin geliştirilmemesinin bir avantajı, uzmanlara göre bu tür klonların bazı etik sorunları daha kolay aşabilmesi olarak görülüyor.
‘Üçüncü türden yakınlaşmalar’
Yine de bu fikri ‘etik açıdan sorunlu’ olarak tanımlamak bile yetersiz kalabilir. Bir içeriden kaynak, R3 kurucusu John Schloendorn’un sunduğu fikri Tech Review’a verdiği röportajda ‘Üçüncü Türden Yakınlaşmalar’ ile ‘Dr. Strangelove’ karışımı bir deneyime benzetirken, şirket daha sonra beyinsiz insan klonları fikrinden uzaklaştığını açıkladı.
Şirket, kurucusunun ‘taşıyıcı anneler tarafından tayınması planlanan varsayımsal bilinçsiz insan klonları hakkında hiçbir açıklama yapmadığını’ belirtti. Ancak, Futurism'e göre bununla birlikte dikkat çekici bir şekilde, kurucu ortak Alice Gilman, ekibin “insanları içeren beyinsiz klonlar hakkında varsayımsal geleceğe yönelik tartışmalar yapma hakkını saklı tuttuğunu” söyledi.