Savaş ve kriz dönemlerinde dezenformasyonu ve medyada yaşananları anlatan Prof. Dr. Süleyman İrvan, yurttaşların kendilerini dezenformasyona karşı koruyarak bu dönemlerde daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.
Gazeteci Serhat Ayan’ın sorularını yanıtlayan İrvan, "Toplumun gerçekle gerçek olmayanı ayırt edebilecek sorgulamaları yapması gerekiyor" dedi.
İrvan, şöyle konuştu:
İrvan, şöyle konuştu:
“Sorunların çözülmesi için iletişimin doğru kurulması gerekiyor. Özellikle günümüz sosyal medya ortamında doğru iletişimi kurmadığımız sürece sorunlar giderek büyüyor maalesef. Türkiye medyası da genellikle batı medyasını takip ettiği için benzer terminolojiler kullanabiliyorlar. İranlılar öldürüldüğünde öldürüldü diye verilmiyorlar ama İsrailliler öldüğünde öldürüldü diye veriliyor. Aynı kaynaklardan beslendikleri için oradan gelen enformasyon ve yapay zeka üzerinden gelen değerlendirmeler de aynı bakış açısına sahip. Yapay zekaya 165 çocuğun öldürülmesinin Amerikalılar tarafından öldürüldüğüne ilişkin herhangi bir şeyi kabul ettiremezsin. Yapay zeka ısrarla bunun tartışmalı bir konu olduğunu söylüyor. Sizin söylediğinizin gerçek olacağına inanan bir kitle varsa bu zaten gerçek kabul ediliyor. Artık bir gerekçe bile sunulmadan medyada ülkeleri vurulması gereken bir yer gibi sunuyorlar. İlk günkü haberlere bakıldığında bile bu saldırının neden başlatıldığına ilişkin bir gerekçe ya da toplumu ikna etme çabası bile göremedim. Sosyal medya bir yandan dezenformasyonu yayıyor. Ne kadar doğru bilgi aktarılırsa kanaatler de bir o kadar doğru oluşur. Toplumun da biraz gerçekle gerçek olmayanı ayırt edebilecek sorgulamaları yapabilmesi gerekiyor. Gerçekten çok sayıda haber sonradan yalanlanmış oluyor. Ama yalan haberler daha fazla etkileşim alıyor. Yurttaşlara da sorgulayarak ve daha sorumlu şekilde medyaya bakması gerekiyor. Burada bilinçli bir yönlendirme yapıldığının farkına varmamız lazım. Özellikle savaş gibi durumlarda daha dikkatli olmalı ve kendimizi dezenformasyondan korumalıyız”