DÜNYA

Rus uzman: Yeni START’ın bitişi 50 yıllık nükleer denetim dönemini sonlandırıyor

Rus dış politika uzmanı Dmitriy Suslov, Rusya ile ABD arasındaki son nükleer silah anlaşması olan Yeni START’ın sona ermesinin, 50 yılı aşkın süredir süregelen stratejik nükleer silah denetimi dönemini de sonlandırdığını belirtti.
Sitede oku
Rusya Yüksek Ekonomi Okulu Avrupa ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı ve Rusya Dış ve Savunma Politikası Konseyi Araştırma Direktör Yardımcısı Dmitriy Suslov, Sputnik’e yaptığı değerlendirmede, Yeni START Anlaşması’nın sona ermesinin, yalnızca bir belgenin yürürlükten kalkması değil, aynı zamanda Sovyetler Birliği/Rusya ile ABD arasında stratejik nükleer silahların geleneksel kontrolüne dayanan, 50 yılı aşkın bir dönemin kapanması anlamına geldiğini söyledi.
Suslov, mevcut uluslararası stratejik tabloya bakıldığında, bu anlaşmanın yerini alacak ‘START-4’ benzeri bir anlaşmanın ufukta görünmediğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
Birincisi, ABD ve Rusya arasında devam eden hibrit savaş durumu ve karşılıklı stratejik yenilgi arayışları, tarafların güven esasına dayalı yeni bir anlaşmaya yaklaşmasını engelliyor. Trump yönetimi döneminde ilişkilerde Biden dönemine kıyasla kısmi iyileşme olsa da, bu gelişme stratejik nükleer silahları sınırlayacak yeni müzakerelere yetecek düzeyde ve istikrarda değil.
İkincisi, taraflar arasında hangi silahların sınırlanacağı konusunda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor. ABD, Rusya’nın taktik nükleer silahlarını da kapsayacak kısıtlamalar istiyor. Ancak Rusya, bu silahları NATO’nun konvansiyonel üstünlüğüne karşı caydırıcı unsur olarak gördüğü için buna karşı çıkıyor. Moskova, sadece ABD ve NATO ülkeleri konvansiyonel alanda silahsızlanmaya giderse taktik nükleer kapasitesinin sınırlandırmasına açık olabileceğini belirtiyor. Ancak Avrupa’nın aksine kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecinde olduğunu vurguluyor.
Üçüncüsü olarak Suslov, ABD’nin herhangi bir gelecekteki nükleer silah sınırlama anlaşmasına Çin’in de taraf olmasında ısrar ettiğini anımsatarak, Washington’un, Pekin’i başlıca stratejik rakip olarak gördüğünü ve birkaç yıl içinde Çin’in nükleer kapasite bakımından ABD ve Rusya seviyesine çıkacağından endişe ettiğini belirtti. Rus uzman, buna karşılık Rusya ve Çin bu yaklaşıma karşı çıkarken, Moskova’nın özellikle ABD’nin müttefikleri olan nükleer güçler Fransa ve İngiltere’nin de da mutlaka kapsam içine alınmasını savunduğunu, buna ise ABD’nin karşı olduğunu söyledi.
Suslov, tüm bu nedenlerin birleşimiyle, öngörülebilir gelecekte Yeni START sonrası dönemi düzenleyecek yeni bir anlaşmanın ortaya çıkmasının “hiçbir şekilde görünür olmadığını” dile getirdi. Ancak bunun, hemen yarın tam kapsamlı bir nükleer silahlanma yarışının başlayacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Rus uzman, hukuken bağlayıcı sınırlamalar olmasa bile her ülkenin nükleer konuşlandırma kararlarını yine kendi ulusal çıkarları, mali ve teknolojik kapasitesi ile dış tehdit algısına göre alacağını sözlerine ekledi.
DÜNYA
New START anlaşmasının kısa panoraması
Yorum yaz