Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde 53 binden fazla kişi yaşamını yitirdi. Üç yıldır süren davalarda bazı müteahhit ve sorumlular ceza aldı, yüzlerce dava ise devam ediyor.
Yeri ve Zamanı’nda gazeteci Güçlü Özgan’ın konuğu olan ve depremde evlatlarını kaybeden depremzede Nurgül Göksu, enkazda 12 gün nöbet tuttuğunu, delillerin kaybolması için yan binanın enkaz üzerine yıktırılmaya çalışıldığını anlattı.
Göksu, şöyle konuştu:
“2021 yılın eylül ayında yönetici alttaki işletmenin yaptığı tadilatlardan dolayı bir dilekçe hazırlamış. Dilekçede diyor ki ‘binanın kolon, kiriş ve perdelerinde tahribatlar var, komiteyle birlikte inceleyin’. Bu dilekçenin cevabında diyor ki ‘herhangi bir tahribata rastlanmamıştır’. Çünkü bu dilekçe masa başında imzalanmış, denetlemeye gidilmemiş. Çocuklarımın ölüm fermanının 2021 yılında masa başında veriliyor olması beni kahrediyor. Ve bu insanların bile isteye bu işi yapmaları, tutuksuz olarak yargılanmaları ve duruşmaya katılmamalarına üzülüyorum. Hukukçularla görüştüm, bu kamu personellerinin olası kastla yargılanması gerekiyor dediler. Dilekçenin altında imzası olanların tamamı hayatını kaybetti. Her duruşmada çocuklarımı bir kez daha kaybedip bir kez daha ölüyorum.”
‘Savcıya gidip yardım istedim’
“Dosyamız dördüncü kez bilirkişiye gitti. Gelen raporlarda kolon kesenler aklanıyor. Enkazda 12 gün boyunca delil nöbeti tuttum. Kesilen kolonu kepçeyle kendim kazdırdım buldum. Asansörün motorunu buldum, fotoğraflardaki tahribatları buldum. Ben bunları tutanak altına aldırmama rağmen ısmarlama bilirkişi raporları geliyor. Karşı tarafın avukatı Ersan Şen. Bu kadar söyleyeyim anlayın. Gelen raporlar diyor ki kolon kesmek binayı yıkmamıştır. Sen bunları görmezden gelirsen yarınki yıkımlarda da bu vebalin altında kalacaksın. Benim çocuklarım daha enkazın altındayken bu şikayet dilekçesi elime ulaştı. Bizim binamızın enkazını apar topar kaldırmaya çalıştılar. Neden sen benim enkazımı bana sormadan kaldırıyorsun? Hemen suç duyurusunda bulundum, savcıya enkaz kaldırılmasın diye gittim. Ben orada nöbet tutarken yan taraftaki binayı benim enkazımın üzerine yıkmak için iki kere birilerini gönderdiler. Ben oradaki delilleri ve kesilen kolonları bulmayayım diye. Kepçeyle beni ezmeden bu enkazı kaldıramazsınız dedim. Savcıya gidip yardım istedim, yanıma iki polis görevlendirdi ve valilikle bakanlığı aradı, ‘Bu anne delilleri bulmadan bu bina yıkılmayacak’ dedi. Başka bir savcıya gidiyorum kamera görüntülerini istiyorum siz talep edin diyorum, bir yıl sonra yargılama başlayınca öğreniyorum ki kamera kayıtları istenilmemiş. Kartalkaya’da verilen kararın deprem davaları için de emsal olduğunu düşünüyorum. Benim evlatlarımın ölüm fermanını 2021 yılında imzalayan herkesin olası kastla yargılanmasını istiyorum”