Radyo Sputnik’teki Futbol Saati programında Selin Yazıcı ve Serhat Ayan’ın bu haftaki değerlendirmeleri, takımların saha içi kimlikleri oldu.
Verilere göre Galatasaray; Fenerbahçe ile aynı gol sayısına sahip ama gole gidiş yolları siyahla beyaz kadar farklı. Rakipten topu istemiyor, zorla alıyor ve vermiyor. Kalabalık savunmalara şut atmıyor, pasla o savunmayı açıp "temiz" şut atıyor. Takımın yıldız kanat oyuncuları ve 8 numarası savunma istatistiklerinde takımı sırtlıyor. Bu istatistiklere göre tek potansiyel risk; topa sahip olma oranlarının düştüğü maçlarda, "Pas Arası" yetenekleri köreldiği için savunma yerleşim hataları yapabilirler. Alışkın oldukları "top bizde" konforu bozulursa bocalama ihtimalleri var. Ama Süper Lig standartlarında bu makine tıkır tıkır işliyor.
Fenerbahçe istatistiklerde ligin en "iştahlı" ve kaleyi en çok düşünen takımı. Verilere göre Fenerbahçe; kaleyi gördüğü her yerden yoklayan, rakibi bunaltan bir baskı kuruyor. Topu ligde en az kaptıran, en güvenli oynayan takım. Kapalı kilitleri pasla değil, şutla kırmaya çalışıyor.
Galatasaray "Akıl ve Pas" ile oynuyorsa, Fenerbahçe "Güç ve Şut" ile oynuyor. İkisi de aynı sonuca ulaşmış ama yöntemleri taban tabana zıt.
Beşiktaş'ın savunma verileri, ligdeki diğer rakiplerinden tamamen ayrışan çok radikal bir tercihi gösteriyor. Verilere göre Beşiktaş; fiziksel kavgaya girmiyor, pas arası yaparak topu kazanmaya çalışıyor. Bu yöntem sert maçlarda yumuşak kalmalarına neden oluyor.
Pozisyona giriyor ama kalabalık savunmaları delmekte zorlanıyor. Topu kolay kaybetmiyor ama oyunu domine etmekte zirvenin gerisinde kalıyor. Beşiktaş'ın sorunu hücum değil, savunma sertliği. Ligin en çok faul yapan ve tackle yapan takımı Göztepe 4. sıradayken, ligin en az tackle yapanlarından Beşiktaş'ın 5. sırada olması tesadüf değil. Beşiktaş biraz daha "kirlenmeyi" ve rakibi bozmayı öğrenirse, o yüksek xG ve kaliteli pas trafiği onları yukarı taşır. Şu an çok "centilmen" oynuyorlar.
Trabzonspor hücum verilerinde ligin en istikrarlı "3. Gücü" konumunda ama bitiricilikte zirveyi zorluyor. Verilere göre Trabzonspor; ligin en bitirici ayaklarına sahip. Topu ayağında çok fazla tutup takımı her an kontra atak yeme riskiyle baş başa bırakıyor. Hücumcuları savunmada bir bek gibi çalışıyor. Trabzonspor'un şampiyonluk yarışında GS ve FB'nin gerisinde kalmasının sebebi yetenek eksikliği değil, "karar verme mekanizması". Oyuncular ne zaman pas verip ne zaman çalım atacaklarını öğrenirlerse yani top kaybını azaltırlarsa, ligin en korkutucu hücum hattına dönüşebilirler. Şu anki halleriyle "izlemesi keyifli ama teknik direktörünü çıldırtan" bir takımlar.