Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programına konuk olan Filistinli Gazeteci Muhammed Abu Takiya Gazze’de son durumu anlattı. Takiya, şu mesajları verdi:
‘Gazze’de bütün insani kırmızı çizgiler çiğnendi’
“Gazze 19 aydır bir soykırıma uğruyor. Daha öncesinde de 17 yıllık bir kuşatma süreci vardı. Soykırımın üzerinden 601 gün geçti. Bu günler içinde Gazze’nin insani değerlerini, ister sağlık, ister eğitim alanında, hangi alanda olduğu fark etmeksizin hangi kırmızı çizgi varsa işgalci İsrail tarafından çiğnenmiş durumda. Kadın, çocuk, insani bölge, hastane, Cami, Kilise demeden Gazze’deki insanları hedef almaya devam eden soykırımcı bir işgal ruhu var.”
‘18 bin çocuk katledildi’
"Bugünlerde biz 54 binden fazla insanın katledilmesinden bahsediyoruz, 14 bin insanın kayıp olarak kayıtlara geçtiğini söyleyebiliyoruz, 18 bin çocuğun katledilmesinden bahsediyoruz, 40 bin çocuğun yetim bırakılmasından bahsediyoruz, 12 binden fazla çocuğun katledilmesinden bahsediyoruz. Bazen insanlar bu kadar uzun bir süreç içerisinde alışkanlığa düşebilir. Rakamsal olarak dile getirebiliriz, ama bir insan olarak bunlara alışmamak, insanlığımızı yitirmemek adına her rakamın arkasında bir çocuğun, bir annenin, bir insanın hikayesi var. Diğer taraftan Gazze’de 123 binden fazla yaralı insan var. Bunların yüzde 25’inin tedavi için acilen Gazze’den çıkarılması gerekiyor."
‘İsrail bir ‘insanlık’ tiyatrosu oynuyor’
Diğer yandan işgalci İsrail’in kullandığı en korkunç silah açlık. İnsani ihtiyaçları bir silah olarak kullanıldığı bir dönemde yaşıyoruz. Gazze neredeyse 3 aydır hiçbir şekilde insani yardımların, özellikle sağlık ve gıda alanında, çocukların ihtiyaç duyduğu gıda malzemeleri... bütün giriş ve çıkışlar kapalı. Sadece son 3 gün içinde işgalci İsrail’in bir insancıl tiyatrosu olarak sadece yaklaşık 150 tırın girişini sağladı.”
‘ABD İsrail ile birlikte hareket ediyor’
“3 aylık tam bir ambargo sonrası işgalci İsrail maalesef ABD ile iş birliği yaparak Gazze İnsani Kurumu diye bir kurum inşa ettiler. İnsani bir kılıfla bunu uygulamaya başladılar. Bu çok korkunç bir şey. İnsan haklarına hiçbir şekilde yakışmayan bir şey. Uzun bir süreç ardından, bir açlık sonrasında oradaki insanların ihtiyaçlarını bir teslim edilme aracı olarak kullanacaktır. ABD ve işgalci İsrail’in istihbari, askeri geçmişe sahip birkaç kişinin kurduğu bir şirket üzerinden sözde Gazze şeridinde tırnak içinde 4 tane insani nokta açıyorlar. Bu noktalarda yaklaşık 700 bin insana insani yardım sağlanacak. Ancak bu çok kirli bir planın parçası.”
‘İsrail bir toplama kampı inşa ediyor’
Refah’ta 3 nokta açmışlar, Gazze’nin ortasında 4. noktayı açmışlar. İlk etapta insanları oraya çağırmaya çalışıyorlar. Buraya 3 aydır görmediğiniz yemekler, çocukların ihtiyaç duyduğu şeyleri getiriyorlar. Her aile için 4 günde 1 koli teslim edilecek. Ancak bu çok sinsi ve kirli bir planın bir parçası. İnsanları buna alıştıracaklar. Siz çadır kentlerden 10 km uzaklıkta olan yere gidip, dönmek zorunda kalıyorlar. Başarılı olduktan sonra şunu umuyorlar; ‘Siz git-gel yapmaktansa biz size bir kamp oluşturacağız’ Yani tam anlamıyla bir toplama kampı inşa edilecek. Oradan da Gazze sınır dışına doğru, insanların tehcir edilişine bir yol açmış olacaklar. Oradaki insanlar derken ailemden bahsediyorum. Belki 1 aydır ekmeğin tadını almadılar. Orada durumlar bundan ibaret. Gazze’nin Kuzeyinde daha kötü bir durumdan da bahsedebiliriz. Gazze’de açlık silahı kullanılıyor.”
‘İsrail Mescid-i Aksa’yı yıkma hazırlığı yapıyor’
“Her fırsatta Mescid-i Aksa’nın kimliğini zedeleyecek, yok edecek adımları atmaya çalışıyorlar. Mesid-i Aksa’nın İslami kimliğini hedef alan adımlar atıyorlar. Mescid-i Aksa’nın yıkılışına doğru gidiyoruz. Çok tehlikeli bir aşamaya geldi. Son atılan adım sadece geçtiğimiz günlerde yüz elli binden fazla işgalcinin baskında bulunduğundan bahsediyoruz.”