EKSEN

‘Fico’ya suikastı doğrudan SBU’nun yaptırdığını, onlara da CIA’nın talimat verdiğini düşünüyorum’

Hasan Erel’e göre, Slovakya Başbakanı Fico’ya düzenlenen suikast değerlendirirken, Ukrayna çatışmasına ve küresel elitlere karşı durmasını anımsamak gerekiyor. Saldırının arkasında SBU’nun olma ihtimaline atıf yapan Erel, Avrupa’da demokrasi, insan hakları ile bağdaşmayan terör faaliyetlerinin sahaya sürüldüğü görüşünde.
Sitede oku
AB üyesi Slovakya’da geçen sonbaharda iktidara geldiğinden bu yana Batı’nın militarist politikalarını eleştiren ve Ukrayna çatışmasına itiraz bayrağı açan Başbakan Robert Fico, uğradığı suikast girişiminde ağır yaralandı. Fico derhal hastaneye kaldırılıp ağır bir ameliyat geçirirken, sağlık durumu ciddiyetini koruyor.
Suikastın derhal yakalanan faili Juraj Cintula isminde 71 yaşındaki bir liberal şair çıktı. Geçen yıl seçimi kaybeden İlerlemeci partinin destekçisi olan Cintula’nın Fico’yu politikalarını beğenmediği için vurduğunu söylediği yansıdı. Ancak suikastın perde arkasında azmettiriciler bulunup bulunmadığı henüz bilinmiyor. Her koşulda Fico’ya yönelik silahlı saldırıda AB yanlısı liberal İlerlemeci Parti'nin seçimleri kaybettikten sonra ülkede yürüttüğü nefret yüklü politikaların etkisi bulunduğu değerlendirmeleri öne çıkıyor.
Bu arada failin kimliği ve desteklediği siyaset apaçık ortadayken, sahte bir görüntü hazırlanarak ‘Rusya yanlısı paramiliter’ olduğu iddiaları ortaya atıldı. Ancak aksine Ukrayna yanlısı olduğu ortaya serilen Cintula’nın liberal geçmişinde ‘şiddet karşıtı’ olarak doldurduğu videoda da paylaşıldı.
Fico’ya yönelik suikast girişimi uluslararası planda kınandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan dahil pek çok lider saldırıyı kınayıp Fico’ya şifa dileyen açıklamalar yaptılar. Ancak Batı medyasında ve özellikle İngiliz medyasında Fico’nun Ukrayna savaşı karşıtlığı nedeniyle adeta ‘öldürülmesinin’ adeta haklı gösterilmeye çalışıldığı dikkat çekti.
Robert Fico’ya yönelik suikast girişimi, perde arkasına dair olasılıklar ve Batı’daki siyasi iklimi ATASAM analisti ve dış politika yazarı Hasan Erel ile konuştuk.

‘Küreselci elite karşı duran bir figürdü’

Hasan Erel’e göre, suikast girişimini değerlendirirken, Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun küresel elitlere, Ukrayna’daki savaşa ve Atlantikçi Avrupa Birliği politikalarına karşı durduğunu anımsamak gerekiyor. Erel, Fico liderliğindeki Slovakya ile Orban liderliğindeki Macaristan’ın Ukrayna politikalarındaki farklılığa işaret etti:
“Şimdi Slovakya ile Macaristan, şu anda yöneticileri itibarıyla Amerika’ya, NATO’ya, AB’nin Atlantikçi üst yönetimine ters düşen ülkeler. Hem Viktor Orban hem Robert Fico, bunlara karşı çıkıyor. Bu iki ülkenin önemli bir özelliği daha var: Her ikisi de Ukrayna’ya gidecek yardımların güzergahı üstünde. Slovakya küçük ve önemsiz gözükse de stratejik olarak önemli bir güzergahta. Fico’nun seçilmesi de çok kritikdi. Yeni seçilmişti geçen yıl. Ülke ikiye bölünmüştü. Bir kısım AB-Amerika eksenini savunuyordu. Bir kısım da bunun karşıtıydı. Fico, Ukrayna’nın ABD kuklası olduğunu, Nazilerin Amerikan çıkarları uğruna Rusya’yı yıpratma savaşı verdiğini, Ukrayna’daki Meydan darbesinin bir Amerikan tezgahı olduğunu savundu. Pandemi ve Kovid-19 aşılarıyla ilgili bu yılın başlarında soruşturma emri vermişti. Küreselci elite karşı duran bir figürdü. Çok değişik bir kişilik olarak ortaya çıktı. Sanırım bu yüzden de hedef oldu. En önemlisi dediğim gibi Ukrayna’ya gidecek silahların güzergahında bulunması. Hem Macaristan hem Slovakya bu silahların geçişine izin vermedi. Bu durum bence suikastta önemli rol oynadı.

‘Suikastın doğrudan SBU tarafından yaptırıldığını, onlara da CIA’nın talimat verdiğini düşünüyorum’

Fico’nun Batılı güç odaklarını rahatsız ettiğini belirten Erel, suikast girişiminin arka planında Ukrayna istihbarat servisi SBU’nun olabileceği ihtimalinin de gözardı edilemeyeceği görüşünde:
“Suikastın da doğrudan Ukrayna gizli servisi SBU tarafından yaptırıldığını düşünüyorum. Onlara da CIA’in talimat verdiğini düşünüyorum. Slovakya çok stratejik bir noktada. Ukrayna çok bariz bir şekilde yeniliyor. Harkov yakında Rus güçlerinin eline geçebilir. Amerika’nın verdiği paraların tahkimatlar için harcanmadığı ortaya çıktı. Çok büyük skandallar var. Bu esnada Robert Fico’ya sözde liberal bir şair; 71 yaşında bir adam tabancayla suikast düzenliyor. Hem de dibinden. Bence içeride de birtakım hikayeler var. Başbakan’ın korunmasında da sorunlar var. İkiye bölünmüşlük etkili oldu. Juraj Cintula adındaki bu saldırganın karısının Ukraynalı olduğunu söylemek lazım. Karısının Meydan olaylarında rol oynadığı ortaya çıktı. Potansiyel bir SBU veya CIA ajanı olduğu tahmin edilebilir. Bu doğrudan bir Gladyo veya Süper NATO dediğimiz NATO’nun yeraltı faaliyetlerinin, değişik ülkelerin gizli servislerinin yardımıyla düzenlediği bir suikast gibi geliyor. Bunu doğrulayan bir olay da şu: Zelenskiy dün bütün programlarını iptal edip saklandı. Yani bu suikasta karşı Zelenskiy’ye cevap gelmesi korkusu var. Suçlu ortada. Zelenskiy emri verdi ve muhtemelen ona da emri başkaları verdi. Ben bunu biraz da suikastı kimin gerçekleştirdiğinin teyidi olarak alıyorum. Zaten Zelenskiy’ye yönelik birtakım suikast ihbarları olduğu da söyleniyordu. Burada böyle bir durum var.”

‘Demokrasi ile, insan hakları ve liberalizmle bağdaşmayacak terör faaliyetleri sahaya sürülmüş durumda’

Erel, Fico’ya yönelik suikast girişiminin ‘oyun değiştirici’ hale gelebileceğini belirtirken, bu girişimin Batı’nın liberal düzeni ve ortaya attığı iddialara karşı terör faaliyetlerinin sahaya sürülmesini yansıttığı görüşünde:
“Batı’nın şu andaki çaresizliği, Kuzey Akım boru hatlarının patlatılması gibi Slovakya Başbakanı’nın suikasta uğratılması gibi bir durum var. Demokrasi ile, insan hakları ile, liberalizm ile bağdaşmayacak terör faaliyetleri sahaya sürülmüş durumda. Bir süredir Ukrayna üzerinden bu yaşanıyordu. Birçok suikast düzenleniyordu. Bu çok üst düzey bir suikast olarak, bir oyun değiştirici olarak görülebilir. Şu an sağlık durumunun ölümcül olmadığı söylense de Fico’nun sağlığına kavuşup geri dönmesi çok kolay olmayacak. Belki daha Batı yanlısı biri gelecek, silah geçişine izin verecek. Belki bu hedefleniyordu. Ama tabii bunun kamuoyunda yaratacağı tepkiler var. Slovakya’da veya bölgede yaratacağı tepkileri göz önüne almak lazım. Çekya lideri NATO yanlısıydı fakat Çekya lideri şimdi NATO karşıtı bir söylemle ‘Ukrayna’daki savaş bitsin’ dedi.”

‘Sanki Avrupa’da bir Nazileşme, bir Hitlerleşme durumu var’

Slovakya Başbakanına yapılan suikast girişimi sonrası Batılı yayın organlarının adeta saldırganı alkışlayacak yorumlara ve başlıklara yer verdiğini anımsatan Erel, bunun Avrupa Birliği’ndeki şiddet yanlısı yöneticilerle paralellik çizdiğine dikkat çekti:

“Avrupa Birliği’ne baktığınız zaman Ursula von der Leyen, Joseph Borrell gibi yöneticiler seçimle gelmiyor. Atlantik tarafından atanarak göreve geliyorlar. AB’nin yürütme yapısı veya oluşum yapısı çok sağlıklı değil. Avrupa halklarının ve Avrupa ülkelerinin çıkarlarını temsil etmiyor. Tamamen Atlantik sisteminin çıkarlarını temsil ediyor. Burada ciddi bir kendi içlerinde demokrasi sorunları var. Önümüzdeki haziranda Avrupa Parlamentosu seçimleri olacak. Burada çok kötü bir tiyatro oynanıyor. Oraya çekilecek milletvekilleri hiçbir etkisi olmadan demokrasi rolü oynayacaklar. Ama Mario Dragi gelirse Ursula von der Leyen yerine gelirse, o da atamayla gelecek. Daha çok küresel sermayenin onayını alarak gelecek. Avrupa ülkelerinin çıkarlarını bunlar kesinlikle temsil etmiyor. Şu anda Ukrayna’da bir savaş olmasından Avrupa ülkelerinin nasıl bir çıkarı olabilir ki? Bütün Avrupa ülkeleri, başta Almanya gibi dünyanın sanayi devi olan bir ülke olmak üzere hepsi çok kötü etkilendi. Fakat Ursula hanıma bakarsanız en hızlı savaş yanlısı, en hızlı Amerikancı, en hızlı Rusya düşmanı olduğunu görürsünüz. Böyle korkunç canavarlara dönüştüler. Şiddet, savaş, terör yanlısı oldular.

Fico’nun suikastından sonra İngiliz basınına baktım. Neredeyse alkışlayacaklar. Neredeyse ‘Hak etti’ diyecekler. Eğer bir ülkenin Başbakanı vuruluyorsa ve buna tepki olarak yarım ağızla ‘üzüldük’ deyip sonra ‘hak etmişti aslında’ şeklinde imalı yorumlara rastlıyoruz. Ne bu sosyalistler sosyalist, ne yeşiller yeşil, ne sosyal demokratlar sosyal demokrat... Sanki Avrupa’da bir Nazileşme, bir Hitlerleşme durumu var. Abartarak söylüyorum ama, öyle.”

‘Gürcistan’ın Cumhurbaşkanı eski Fransız Büyükelçisi iken pasaport alıp Cumhurbaşkanı olabiliyor’

Erel, AB’nin Gürcistan’da ‘Yabancı Nüfuzunun Şeffaflığı’ yasasındaki tavrını örnek gösterirken, Tiflis’teki çarpıcı siyasi tabloya da işaret etti. Fransa’da doğup büyüyüp Fransa’nın büyükelçiliğini yapmış bir ismin bugün ülkenin cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturup parlamentonun çıkardığı yasayı veto etmekten söz ettiğini belirten Erel, ‘demokrasi’ başlığının dönüştüğü biçime dikkat çekti:
“Gürcistan’a kadar bakan gönderip, oradaki yabancı ajan yasasına karşı çıkıyorlar. Gürcistan’ın kendi iç politikasıyla, kendi çıkaracağı yasa ile sizin alakanız ne? Gürcistan’ın Cumhurbaşkanı bile eski Fransız Büyükelçisi iken pasaport alıp Gürcistan’a Cumhurbaşkanı olabiliyor. Bu artık ülke olmaktan çıkmış şaka gibi bir yere dönmüş. Buradan bakınca öyle AB’nin demokrasi, insan hakları vs. gibi portresi, Dorian Gray’in portresi gibi eridi. İçinden başka bir şey çıktı. Avrupa toplumları bence yakında buna isyan edecek. Çekya’da böyle bir şey başladı. Zaten Fransa’da, Almanya’da, İtalya’da tepkiler var ama bunlar bastırılıyor. Bu çok bariz bir noktaya geldi. Eski Soğuk Savaş’taki durumun tersine döndü. Prag Baharı, Macar Ayaklanması vs. vardı Sovyet etkisindeki Doğu Avrupa’da. Şimdi Sovyetler’in yerini ABD aldı. Onun etkisine karşı halk ayaklanmaya doğru yöneliyor. Çünkü çok büyük kazık yiyorlar. Biz yemedik bu kadar kazığı, öyle söyleyeyim.”

‘Macron’a bakın nereden geliyor? Rothschild bankasından’

Hasan Erel’e göre Batılı ülkeler kendi halklarının çıkarları için değil, büyük şirketlerin kurduğu oligarşilerin çıkarları için çalışıyor:
“Batı dünyasında şirketler demokrasisi veya şirketler oligarşisi gibi bir durum var. Tüm Batı dünyası şirketler eliyle dolaylı olarak yönetiliyor. Macron’a bakın nereden geliyor? Rothschild bankasından. Rishi Sunak yine zengin milyarder. Meloni mesela Mussolini hayranıydı, kötüydü. NATO’ya dönünce demokrasi kahramanı oldu. İstediklerine istedikleri kıyafeti giydirip, pazarlayıp o koltuğa oturtabiliyorlar. Küresel kapitalizmin ve oligarşinin böyle büyük bir hegemonyası var. Bu çok net şekilde görülüyor. Hadi diyelim, Rusya’ya karşı yıpratma savaşı Amerika’nın çıkarına oluyor, Çin’in Kuşak ve Yol hatlarının Rusya bölümünün savaş ile çıkışının kesilmesi, Rus doğalgazının Avrupa’dan kesilmesi, Amerika’nın likit doğalgaz satması vs. bunlar ABD’nin çıkarı. Ama Avrupa’nın burada hiçbir çıkarı yok. Hep zarar edecekler. Kim kazanırsa kazansın zarar edecekler. Avrupa’nın tek çıkarı orada savaş olmaması. Fakat Avrupa Birliği’ni yönetenler tamamen savaşa, teröre ve huzursuzluğa oynuyorlar. Bırakın orada oynamayı, Gürcistan’a, ülkemize ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de oynuyorlar. Orada da kaynamalar var.”

‘Batı şu anda kaybeden durumunda ve oyunu bozmak için sürekli belden aşağı oynuyor’

Batı’nın küresel jeopolitik oyunu kaybetmekte olduğu görüşündeki Erel, Batılı güçlerin bu yüzden küresel çapta savaşları, terörü ve suikastları desteklediğini kaydetti:
“Jeopolitik açıdan kabaca olaya Batı ve Doğu diye iki kutup olarak bakarsak, Doğu’nun kazandığı bir oyun var. Batı ise şu anda kaybeden durumunda ve oyunu bozmak için sürekli belden aşağı oynuyor. Sürekli savaş, terör, suikast, turuncu darbeler vs. Amerika eskiden BM kurallarını savunurdu. Artık ABD onu bıraktı, ‘Kurallara dayalı düzen’ diyor. Yani kendi kurallarının her yerde geçerli olduğunu, müttefiklerinin her dediğine uyması gerektiğini söylüyor. Aksi halde yönetimleri değiştiriyor, yaptırım uyguluyor, etki ajanlarını kullanılıyor. Burada Çin ve Rusya’nın önderlik ettiği BRICS veya diğer oluşumlara bakarsak; burada Çin’in lider olduğu, Çin’in diğer ülkelere belli şeyler empoze ettiği, iç politikalarına karıştığı bir dünya yok. Bunu yapan Amerika ve Avrupa. Siyonistleri de katarsak İsrail de var. Burada oyunu düzgün oynayanlar var. Fico ne diyor? Her ülkenin ulusal bağımsızlığına saygı gösterilmesi gerektiğini söylüyor. Kaybeden oyunbozanlık yapıyor. Kazanan ise masa devrilmesin diye uğraşıyor. Masanın devrilmesi ne demek? Nükleere kadar ulaşabilecek bir savaş demek. Batı’ya baktığınız zaman bilinçli yapıyorlar sanki, Lindsey Graham gibi adamlar nükleer savaştan bahsediyor. Sürekli bir savaş tehdidi, kaos tehdidi var. Niye? Kaybediyorlar çünkü.”

‘Dolara alternatif rezerv paralar, ABD’nin dünyada ekonomik yaptırım uygulayamayacağı anlamına gelir’

Hasan Erel, Putin’in Pekin ziyareti ve Çin lideri Şi Cinping’le temaslarında en önemli noktası, dolarsızlaşma ve BRICS+’nın genişlemesi. Erel’e göre dolarsızlaşma ve alternatif rezerv hayata geçerse, ABD’nin küresel ekonomik yaptırım gücü kırılacak:

“Kazananlar ne diyor? Putin’in Çin ziyaretinin temelinde dolarsızlaşmanın ekim ayında Kazan’da yapılacak BRICS+ zirvesinde daha net ortaya konması. Yeni bir para biriminden bile söz edilmeye başlandı. ‘Birim’ anlamına gelen ‘unit’ diye bir para biriminden bahsediliyor. Biraz Bitcoin gibi ama arkasında altın ve BRICS+ ülkelerinin para birimleri olacak. Bu artık somutlaşmaya başladı. Putin’in yeniden seçildikten sonraki Pekin ziyaretinde tahminim ön plandaki konu BRICS+ üye sayısının artması. Milei denen Amerikan ajanı sebebiyle Arjantin mızıkçılık etti. Buraya yeni üyeler eklenebilir. Şi Cinping’in ziyaretinden sonra belki Sırbistan’ı ve Macaristan’ı görebiliriz. Bolivya var, Nijerya var… Çünkü BRICS+’nın ülkelere getirdiği hiçbir bağımlılık ve yaptırım yok. Avrupa Birliği’nin dayattığı gibi koşullar yok. Her üye kendi koşullarına göre politikalara katılıyor veya katılmıyor. Her ülke ulusal çıkarlarını koruyarak küresel bir işbirliği modeli oluşturuyor. Bu herkes için hoş. Türkiye için bile… Düşünsenize, NATO üyesi olmak ve AB üyesi olmak engel değil.

ABD, mali krizlerini dünyaya ihraç etti. Doların tek rezerv para birimi olmasına güven kalmadı. Dünyada doların en sağlam para birimi olması hali da kalmadı. Şartlar da bunu zorluyor. Rusya, dolardan tamamen çıkıyor. Çin’e de yaptırımlar var. Yeni bir sisteme geçmeleri gerekiyor. Bu tabii tüm dünyadaki düzeni kökünden değiştirecek bir olay. Doların rezerv para olmaktan çıkması yahut dolara alternatif rezerv paraların gelmesi demek, ABD’nin dünyada ekonomik yaptırım uygulayamayacağı anlamına gelir. Bence Pekin’deki Putin-Şi zirvesinde bunlar görüşülüyor. Tabii askeri konular, jeopolitik meseleler de konuşuluyordur. Çin mesela Tayvan’da savaşı erteleyebildiği kadar ertelemek istiyor. Fakat en önemli başlık ekonomi.”

Yorum yaz