Ukrayna krizi

Fransa’dan Ukrayna'nın AB üyeliğine tepki

Fransız siyasetçi Jean Marie Le Pen tarafından kurulan aşırı sağ partisi Ulusal Birlik'in Başkanı Jordan Bardella, Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne (AB) katılımına karşı olduklarını söylerken, bu adımın ülkedeki tarım sektörünün önemli ölçüde zayıflamasına yol açacağını vurguladı.
Sitede oku
France Inter radyosuna konuşan Bardella, 14 Aralık'taki AB zirvesinde Ukrayna ve Moldova’nın AB üyeliğine ilişkin müzakerelerin başlatılması kararıyla ilgili açıklamasında, “Ukrayna'nın AB’ye katılması fikrini desteklemiyorum. Ukrayna tarımsal bir güçtür ve Avrupa Birliği'ne girişi, onu PAC (AB Ortak Tarım Politikası) kapsamındaki sübvansiyonların ana alıcısı haline getirecektir” ifadelerini kullandı.
Bunun da Fransa'nın tarımsal egemenliğini önemli ölçüde zayıflatacağını kaydeden Fransız politikacı, “Ukrayna, Balkanlar veya Moldova pahasına herhangi bir genişlemeye karşıyız. Çünkü bu diğer üye ülkelerin zayıflamasına ve daha sert ekonomik rekabete yol açacaktır” diye ekledi.
Daha önce Fransız sağcı Reconquete partisinin başkan yardımcısı Marion Marechal, 27 üyeli AB'nin birçok zorlukla karşı karşıya olduğunu ve büyük bir tarım ülkesi olan Ukrayna'nın AB'ye girişinin Fransa'nın rekabet gücü başta olmak üzere tüm AB'yi baltalayacağını söylemişti.
Bu açıklamaları değerlendiren Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna'nın AB'ye katılımının tarım sektörü açısından risk taşımadığına vurgu yaparak, “bu üyelik çiftçilerimizin zararına olmayacak” güvencesi vermişti.
Bardella, Jean Marie Le Pen ve kızı Marine Le Pen’den sonra aşırı sağ partiye liderlik yapan üçüncü siyasetçi olmuştu.
Yaklaşık 11 yıl parti liderliği yapan Marine Le Pen, babasından daha fazla ‘ılımlı” bir siyaset izlemesine rağmen iki turlu seçim sisteminin uygulandığı ülkede son yıllarda oylarını önemli ölçüde artırmasına rağmen isteği başarıyı elde edemedi.
Bununla birlikte tek başına aday ülke statüsü ve müzakerelerin başlaması, bir ülkenin Avrupa Birliği'ne katılacağı anlamına gelmediği gibi, bu adımlar Brüksel'i de hiçbir şeye yükümlü kılmıyor.
Aday statüsü elde etmenin AB'ye katılmaya yönelik oldukça uzun bir yolculuğun yalnızca başlangıcı olduğu bilinirken, Türkiye 1999 yılından bu yana aday statüsünde olup, AB, 2005 yılından bu yana Kuzey Makedonya, 2010 yılından bu yana Karadağ ve 2012 yılından bu yana da Sırbistan ile üyelik müzakerelerini yürütüyor.
Hırvatistan 2013 yılında AB'ye katılan son ülke olurken, bu süreç 10 yıl sürmüştü.
Ukrayna krizi
Zelenskiy: Ukrayna’nın AB’ye üyelik müzakerelerinin başlatılması finansal yardımdan daha önemli
Yorum yaz