YERİ VE ZAMANI

Çocuk haklarında Türkiye'nin karnesi

Güçlü Özgan, çocuk hakları konusunda Türkiye'nin durumunu "Çocuklarını okuldan almak zorunda kalan veliler varken bir de bu çocuklarla diğer çocukları karşılaştırıp ‘aynı ülke şartları içerisinde’ rekabet etmesini bekleyeceğiz" diye değerlendirdi.
Sitede oku
Güçlü Özgan Yeri ve Zamanı programında, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü'nde Türkiye'deki çocukların gerçeğini ortaya koydu.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde benimsenen Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne Türkiye'nin de imza attığını belirten Özgan, Türkiye'nin çocuk hakları karnesini şöyle değerlendirdi:
"Birleşmiş Milletler’in Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni kabul ettiği gün 20 Kasım, bu nedenle en azından bugünlerde dünyada çocuk haklarının gündeme gelmesi için de bir tür gerekçe haline geliyor. Türkiye de bu sözleşmenin altına imza atan ülkelerden bir tanesi. Birkaç başlık sıralayacağım, bunları konuşurken lütfen gözünüzün önüne televizyon ekranlarına ajanslardan düşen haberleri de getirin, gözlerinizi kapatmayın, hatta kişisel tavsiyem buna kafanızı çevirmeyin, yok saymayın."

'2022 verilerine göre 570 bin çocuk eğitim alamıyor'

Türkiye'de 2022 verilerine göre 570 bin çocuğun hiçbir şekilde eğitim alamadığını belirten Özgan, bu durumu şöyle açıkladı:
"Eğitim, çocuklar açısından bakınca en önemli öncelik. 2022 verilerine göre Türkiye’de 570 bin çocuk herhangi bir eğitim kurumuna kayıtlı değil. Hiçbir şekilde eğitim almıyor. Zaten ekonomik şartların getirdiği bir eşitsizlik gündemde, çocuklarını okuldan almak zorunda kalan veliler varken bir de bu çocuklarla biz diğer çocukları karşılaştırıp ‘aynı ülke şartları içerisinde’ rekabet etmesini bekleyeceğiz! Son 10 yılda ortalama 800’ün üzerinde çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiş durumda. 31 bin çocuk da cinsel istismara maruz kalmış durumda Türkiye şartları içerisinde. Ekonomi nasıl etkiliyor bizim çocuklarımızı? Türkiye artık bir asgari ücret cenneti haline gelmişken şöyle bir bakıyoruz, Türkiye’de çocukların yüzde 22’si sadece beyaz et tüketebiliyor. Türkiye’de düzenli olarak kırmızı et tüketebilen çocukların sayısı ise yüzde 17. Bu çocukların eğitimlerini doğru dürüst alabilmesi için beslenmenin ne kadar önemli olduğunu düşününce, bu tablo ortaya çıkıyor.”
Yorum yaz