DÜNYA

Hamas’ın labirenti: İsrail ordusunun kabusu olan Gazze altındaki tünel ağı hakkında neler biliniyor?

7 Ekim’den bu yana kara harekatının her an gerçekleşmesi için düğmeye basılması olasılığı tırmanırken, uzmanların ise Hamas'ın rehineleri de sakladığı düşünülen labirentlerin, şehir altındaki ağı hakkında bilgiler paylaşmaya devam ediyor. İsrail'in kara harekatını nasıl yapabileceği ile de bağlantılı olan bu ağın detaylarını Sputnik araştırdı.
Sitede oku
İsrail'in, Hamas’ın tünel ağlarıyla dolu şehir savaşı bataklığına sürüklenme ve İsrail ordusunun itibarına büyük bir darbe vurma tehditi nedeniyle Gazze Şeridi’ne kara harekatını ertelediği gündemde. Peki, İsrail ordusunu endişelendiren Gazze’nin altındaki tüneller hakkında neler biliniyor?
ABD’nin eski Irak ve Afganistan komutanlarından emekli David Petraues ABD medyasına verdiği bir mülakatta, “Bu çok ama çok zor bir mücadele olacak. Tüneller var, el yapımı patlayıcıların bulunduğu odalar olacak. Her binayı, er katı, her odayı ve her tüneli temizlemek zorundasınız. Sivil kayıplar kaçınılmaz ve İsrail’i de zorlu kayıplar bekliyor” ifadelerini kullanmıştı.
Komutan Petraues’e göre Tel Aviv’in bugün yaşadığı Washington geçmişte yaşadı. 11 Eylül terör saldırısından sonra ABD’nin Ortadoğu ve Asya’da başlattığı işgaller ve hataların tekrarlanmaması gerekiyor. Bunu ABD Başkanı Joe Biden da, "Adalet yerini bulmalıdır. Ancak bu konuda sizi uyarıyorum, öfkeye kapılırken onun tarafından tüketilmeyin. 11 Eylül sonrası ABD olarak biz de öfkeliydik. Adaleti ararken, hatalar yaptık” sözleriyle ifade etti.
ABD Başkanı Biden'ın da, ABD’nin 2001 ve 2003’te Irak ve Afganistan’daki işgallere ve 2011’de 11 Eylül planlıyıcısı olduğu iddia edilen Usame bin Ladin’in öldürülmesine atıfta bulunması dikkat çekmişti.
Diğer yandan Batı ve İsrail medyası, üst düzey İsrailli yetkililerin Hamas’ı ‘yeryüzünden silme’ yönündeki sözlerine ve 1 milyon sivilin Gazze Şeridi’nden sürmesine rağmen neden hala kara harekatına başlanmadığına dair birçok neden sundu. Özellikle çeşitli silahlı grupların elindeki İsrailli rehinelerle ilgili kaygılar ve büyük çaplı sivil kayıplardan endişe duyan müttefik güçlerinin yanında İsrail’in Gazze’ye ayak basmasıyla Lübnan’daki Hizbullah’ın kuzeyde ikinci bir cephe açabileceği yönünde korkular bulunuyor.

Tüneller, yıkılmış şehirler ve zor koşullar

Başka bir realite ise, İsrail ordusu Gazze’ye girse bile şehrin büyük bir kısmı hali hazırda İsrail’in hava saldırıları nedeniyle yıkılması. Kent moloz yığınına dönüşmüş iken, İsrail askerlerinin şehre girmesi büyük bir risk. Uzun zamandır kenti kontrol eden Hamas kentin her santimetresine hakim ve İsrail ordusuna pusu kurulması ise her metrede karede mümkün olarak görülüyor. Uzmanlar tarafından keskin nişancı konumlandırılmalarının ve sürpriz atakların her yönden yapılabileceği aktarılıyor. Buna ek olarak da, yaklaşık 30 bin Hamas üyesinin, 'her ne kadar teknolojik üstünlüğe sahip olsa da' İsrail ordusunu yıpratabileceği konusunun ciddi bir seçenek olarak masada yerini aldığı, uzmanlar tarafından altı çizilen diğer bir konu olarak ön plana çıkıyor.
West Point Modern Savaş Enstitüsü’nün 2021 yılında yaptığı bir analizde bahsedildiğine göre, savunmada olan silahlı gruplar tarafı, şehir savaşında neredeyse her zaman avantaja sahip olmuş durumda. Enstitünün hazırladığı raporda ise şunlar vurgulanmış:
“Günümüzde daha zayıf bir kuvvetin bir kenti işgal etmek isteyen orduya göre avantajları oldukça büyüktür. Zayıf bir düşman fiziksel arazide gizlenebileceği gibi – mesela hali hazırda yıkılmış binaları kullanmak – manevra yapma ihtimalini de güçlendirir. Örneğin, gerilla savaşında olduğu gibi binaların içinden veya hazırlanmış tünellerin altından geçme mümkün olduğu gibi engellemesi de oldukça zordur. Savunan güçler ayrıca normalde yasaklanmış olan sivil nüfus ve yapılar içinde saklanabilir. Tüm bu etkenler, kuvvetli ordunun tüm teknoloji ve taktiklerinin önemini azaltmaktadır.”
Rapora göre, şehir savaşında büyük ve gelişmiş silahlara karşın Hamas’ın sahip olduğu el bombası, saldırı tüfeği, basit füzeler ve el yapımı patlayıcılar sofistike İsrail ordu gücünü neredeyse eşit duruma getiriyor. Ayrıca tüneller, binaların duvarlarından açılmış küçük delikler sürpriz saldırılara yol açtığı gibi, savunmada bulunan taraf için her zaman bir geri çekilme imkanı yaratıyor.
Hamas'ın da bu konuda hazır durumda olduğu bilinen bir gerçekken, silahlı grupların on yıllardır Gazze’yi çevreleyen tünel ağları ile ağır tahkimatlı sınırdan ekipman ve malzeme taşıyarak üyelerini organize ettiği ve yeraltı komuta merkezleri kurarak silah üretimi için atölye dahi kurduğu paylaşılan bilgilen arasında yerini aldı.

Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye, 2018'de Hamas'ın Gazze'deki tünel ağının Vietnam Savaşı sırasında kazılan tünellerinin iki katı büyüklüğüne ulaştığını söyleyerek övünmüştü. İsrail ordusu verilerine dayanan ayrıntılı haritalar Hamas'ın Gazze Şeridi'ndeki tünel kazma faaliyetlerinin dramatik boyutlarını ortaya koyuyor. Sadece 2014 Gazze Savaşı sırasında İsrail güçleri yaklaşık 100 km uzunluğunda gizli yeraltı geçitleri keşfetti. Hamas 2021 yılında toplam uzunluğu 500 kilometreyi bulan tüneller inşa ettiğini söylemişti. Yani Gazze Şeridi altında tamamen farklı bir dünya bulunuyor.
Sadece bu da değil, tünel girişlerinin genellikle binaların, bitki örtülerinin ve diğer farkedilmesi zor arazilerin altına gizlendiği de biliniyor. Bu durum İsrail ordusunun istihbarat toplama aygıtının tünelleri tespit etmesini de zorlaştırıyor, hatta zaman zaman neredeyse imkansız hale getirmiş oluyor.
Gazze'deki milisler tünel kazma konusunda yaklaşık 40 yıllık bir deneyime sahip ve tünellerin tasarımları giderek daha uzun, sağlam ve karmaşık hale geliyor. Örneğin 2022 yılında İsrail özel kuvvetleri yerin yaklaşık 70 metre altında, en ağır İsrail bombardımanlarına bile dayanabilecek bir Hamas tüneli keşfetti.
Tünellerin inşası da nispeten ucuz oluyor. 2014 yılında Koruyucu Hat Operasyonu'na ilişkin hazırlanan bir eylem sonrası raporda tünel başına ortalama maliyetin 100 bin dolar civarında ve inşaat süresinin üç ay olduğu tahmin ediliyor. Karşılaştırılırsa, İsrail’in en önemli savunma silahı olan Demir Kubbe’nin bir füzesi yaklaşık 100 bin dolar.

Kara harekatının psikolojik boyutları

Örümcek ağları gibi örülmüş Hamas tünellerine karşı, İsrail ordusunun nasıl bir performans sağlayacağı da merak konusu. İsrail ordusu Gazze’nin tünellerine girmeye çalışırken bir daha asla çıkamayacağı bir moral krizine süreklenebilir. Washtington merkezli güvenlik analisti Bradley Bowman, ABD medyasına verdiği bir demeçte şunlara dikkat çekiyor:
“Bir yere girdiğinizi düşünün. Sokakta ilerliyorsunuz ve arkanızda kimse yok. İlerlemeye başladığınızda ise, az önce geçtiğiniz yerde birden hiç orada olmamış düşman güçleri beliriyor. Bu, saldıran güç için bir kabus. Bloktan bloğa, binadan binaya, odadan odaya, bazı durumlarda göğüs göğüse çarpışmalardan bahsetmeye başladığınızda durum gerçekten çok hızlı bir şekilde acımasız bir hal alıyor.”
İsrail ordusu sözcüsü Jonathan Conricus da, “Hamas’ın ‘kökünü kazımak’ kolay olmayacak. Çünkü Hamas Gazze Şeridi’nin içine ve altına tamamen yerleşmiş durumda. Buna ek olarak bu tünellerde çatışmalarda kullanmak için tutulan binlerce silah ve roket bulunuyor” açıklamasında bulundu. Yani İsrail ordusu da yaşanacakların kolay olmayacağı konusunda hemfikir olduğunu açıkça belli etmişti.
ABD’li analistler de Hamas’ın tünel ağlarını ‘kabus’ olarak tanımlıyor ve Tel Aviv’in kara saldırısı başlatmaya karar vermesi halinde İsrail ordusunu bekleyen bu kabus için ‘mükemmel’ bir çözüm olmadığı uyarısında bulunuyor:
“İsrail ordusu Gazze’ye adımını attığında Hamas liderlerini, savaşçılarını, karargahlarını, iletişimini, silahlarını her türlü temel ihtiyaçlarını hazırlamış bir şekilde tünellere yerleştirmiş olacak. Tüneller, İsrail Hava Kuvvetleri’nin üzerine binlerce kiloluk bombalar yağdırdıktan sonra bile Hamas savaşçıları için güveli kalmaya devam edebilecektir. Savaş yer altında devam ettirebilir çünkü tünellerde jeneratör, havalandırma, su boruları ve yiyecek stokları bulunuyor. Hamas liderleri ve savaşçıları, kesin bir saldırıya uğrayacaklarını hissettiklerinde savaş alanından kaçmak için bu tünelleri kullanıp gerilla tarzı savaşa uzun süre devam edebilir. Bununla beraber, düşmanı yavaşlatmak ve yıpratmak için sürpriz saldırılarla küçük avcı-katil timleri oluşturularak düşman sürekli oyalanabilir. Bu sırada Hamas liderleri ve stoklar, gizli tünellerle farklı yerlere aktarılır.”
İsrail’in Hamas’ın tünellerine girdiğini varsayılsa bile, teknolojik avantaja sahip olmasına karşın, Hamas’ın tünellerdeki psikolojik ve bilgisel üstünlüğü bir yana, dar tüneller profesyonel İsrail ordusu için büyük sıkıntılara gebe olabileceği tahmin ediliyor.
Elbette ki diğer yandan da İsrail ordusunun da yeraltına savunmasız bir şekilde inmesi beklenmiyor. İsrail ordusunda da işi tünelleri bulup yok etmek olan, özel eğitimli köpeklerle çalışan ve karşı kuvvetleri kayıp vermeden yok edebilecek özel tasarlanmış robotlar bulunuyor. Ancak Spencer’e göre, Hamas’ın tünelleri İsrail ordusunun uzmanlık kapasitesini bile aşabilecek vaziyette.

Tünel savaşı taktiği Hizbullah’tan öğrenilmişti

Tünel savaşı taktiği Lübnanlı grup Hizbullah tarafından 2006 yılında İsrail ordusuna karşı kullanılmıştı. 34 gün süren çatışmada İsrail ordusu büyük yaralar almış, sadece 1000 kişilik iyi eğitimli Hizbullah savaşçısı kendilerinden kat ve kat daha fazla sayıya sayıp İsrail’e karşı kazanımlar elde etmişti. Bin kişilik Hizbullah ordusu tahmini olarak 250 militan kaybetmişken İsrail ordusu yaklaşık 120 ölü, 1200 yaralı ve 24’ten fazla tank kaybetmişti. Büyük kayıplar sonucu BM arabulucuğunda ateşkesin yürürlülüğe girmesiyle İsrail, Lübnan’ın güneyinden çekilmek zorunda kalmıştı.
Çatışma sırasında ise Hizbullah’ın eğitim, taktik ve silah kalitesi İsrail ordusunu şaşırtmıştı. Taktikler arasında tünelleri etkili bir şekilde kullanarak gizli mevzilerden sürpriz saldırılar yapmak, düşman kuvvetlerine saldırı açıp İsrail ordusu karşılık veremeden tekrardan yeraltında kaybolmak da bulunuyordu.
Hizbullah'ın 2006 savaşı sırasındaki yeraltı operasyonları o kadar etkiliydi ki, ABD ordusunun bir raporunda çatışmanın Hizbullah’ın ‘yeraltı ortamının etkin kullanımı’ sayesinde kazanılan bir taktiksel, operasyon ve hatta stratejik bir zafer olarak değerlendiği açıklanmıştı. Ayrıca Güney Lübnan’daki karmaşık entegre yeraltı tünellerin planlı savunmada kilit rol oynadığı belirtilmişti.
Her ne kadar Hizbullah ve Hamas birbirinden oldukça farklı militan gruplar olsa da, Lübnanlı milislerin eğitim, kabiliyet, mevcut silahlar ve dış yardım konusunda Hamas’tan daha üstün olduğu biliniyor. Buna karşın, Hizbullah’a karşı yaşananların Hamas’a karşıda yaşanabilecek olması, gelecek günlerde Tel Aviv’deki komutanlar ve siyasi karar alıcılar için göz önünde bulundurulması gereken bir durum olarak kalmaya devam ediyor.
DÜNYA
Hamas: Hizbullah, İsrail'e karşı büyük bir savaşa hazırlanıyor
Yorum yaz