HAFTA SONU HALLERİ

Akıllı telefonun yerini alacak 'Yapay Zeka cihazı' için çalışmalar başladı

Apple’ın tasarım dehası Jony Ive ile OpenAI’ın kurucusu ve CEO'su Sam Altman, akıllı telefonun yerini alabilecek bir "Yapay Zeka cihazı" üzerinde çalışmaya başladı. Cihaz hakkında henüz net bilgiler bulunmasa da, bu birliktelik, kullanıcı deneyiminde devrim yaratabilir. Konuyu Radyo Sputnik'teki Hafta Sonu Halleri programımızda anlattık.
Sitede oku
Baş döndüren teknoloji dedikoduları yine gündemimizi işgal etti! Eski Apple tasarım dahisi Jony Ive ve OpenAI'nin başkanı Sam Altman'ın, üzerinde dumanlar tüten yeni bir AI cihazı üzerine kafa kafaya verdikleri söyleniyor. Henüz cihazın ne olacağına dair net bir bilgi bulunmasa da, bu gizem perdesi arkasında, yaratıcı Yapay Zeka temelli bir cihaz tasarımı olabileceği konuşuluyor. Üstelik bu cihazın, akıllı telefonun yerini alacağına dair radikal iddialar da hızla kendine alıcı buluyor.

Şu sıralar herkesin dilinde olan OpenAI, en çok AI asistanı ChatGPT ile tanınıyor. Peki ya Jony Ive? O, Apple'ın efsanevi ürünlerinin arkasındaki tasarım dehası. 2019'da Apple'dan ayrıldı ve kendi tasarım danışmanlık firması LoveFrom'u kurdu. Projenin bir köşesinde Japon yatırım firması SoftBank'ın CEO'su Masayoshi Son'un da ismi geçiyor ama tam olarak ne rol oynayacağı henüz belirsiz. Muhtemelen finansman konusunda etkin rol oynayacak.
Bu esrarengiz AI cihazının teknoloji ve kullanıcı etkileşimi üzerinde önemli bir değişim yaratabilir. Kullanıcıların teknoloji ile etkileşimini dönüştürebilecek bu cihaz, kullanıcılar için bilgiye daha sezgisel ve etkileşimli bir erişim demek olabilir. Kullanıcı deneyimi, daha kişisel ve daha verimli bir seviyeye taşınabilir. Bu ortaklık, Yapay Zeka'nın sınırlarını zorlayabilir, potansiyelini daha da genişletebilir ve yeni kullanım senaryoları ortaya çıkarabilir.

Bir diğer dikkat çeken nokta ise, Masayoshi Son gibi büyük yatırımcıların projeye sıcak bakması. Acaba bu, Yapay Zeka ve ilgili teknolojilere olan yatırımın daha da artacağına bir işaret mi? Bu durum, sektördeki gelişmeleri katbekat hızlandırabilir ve Yapay Zeka alanında daha fazla inovasyon ve gelişme görmemizi sağlayabilir.

Bu gizem dolu projenin arkasında kimlerin olduğunu düşündüğümüzde, eğer hayata geçerse, kullanıcı deneyiminde devrim yaratabileceğini hayal etmek pek de zor değil. İkonik tasarımlarıyla tanınan Ive ve AI konusunda sınırları zorlayan OpenAI, kullanıcıların teknolojiyle etkileşimlerini yeniden şekillendirebilir ve belki de bambaşka bir teknoloji dünyası kapılarını aralayabilir.
Akıllı telefonlar yıllardır yaşamımızın önemli bir parçası halini almış durumda. Bu cihazı kullanmayan insan sayısı denecek kadar az. Peki ya bundan sonrası ne olacak? Akıllı telefon miadını ne zaman dolduracak?

Geleceğin teknolojisinde ekranlar kalıcı mı gidici mi?

Gelecekte çok daha fazla ekran göreceğiz gibi görünse de, karma gerçeklik başlıkları ve giyilebilir cihazlarla “çevresel bilgi işlem” yaklaşımı, daha az ekran anlamına gelebilir. Ekranlar bilgi sunma ve tüketme şeklimizi kolaylaştırıyor, fakat sesli asistanlar ve akıllı gözlükler gibi teknolojiler de ekran kullanımını azaltabilir. Yine de, ekranların tamamen ortadan kalkması oldukça düşük bir ihtimal. Muhtemelen ekranlar ve ekran olmayan teknolojiler bir arada var olacak.
Örneğin, Humane'in AI Pin gibi, bir yüzey üzerine çağrıları, mesajları ve uygulama bilgilerini yansıtarak, ekran gerektirmeden çalışabilen cihazlar mevcut. Amazon’un Echo Frames gözlükleri ise kişisel bir asistan olarak kullanılıyor.
Yeni teknolojiler, bize gerçek dünya ile etkileşimde bulunma şeklimizi değiştirme potansiyeli sunuyor. Karma gerçeklik başlıkları, eğitimden iş dünyasına, eğlenceden daha birçok alana kadar olanaklar yaratıyor. Fakat unutmamak gerekir ki, her teknoloji gibi, bu tür yeniliklerin de insanları gerçek dünyadan uzaklaştırma ve sosyal izolasyona yol açma riski var.

Çevresel bilgi işlem yaklaşımı, teknolojiyi daha sezgisel ve gözden uzak hale getirerek günlük yaşamımızı derinden etkileyebilir. Giyilebilir teknolojiler ve akıllı ev aletleri gibi yenilikler, bilgi almayı ve görevleri gerçekleştirmeyi kolaylaştırıyor. Bu, kullanıcıların daha “mevcut” olmalarını ve teknolojiyle daha doğal bir şekilde etkileşime girmelerini sağlıyor. Fakat bu tür bir entegrasyon, gizlilik ve güvenlik konusundaki endişeleri de beraberinde getiriyor.

Teknoloji her zaman için bir gelişme ve değişme alanı ve akıllı telefonlar, önümüzdeki on yıl boyunca baskın cihaz olarak kalmaya devam edecek gibi görünse de onların yanında yeni teknolojiler, yeni cihazlar da yaşamımıza dahil olacak. Bu da yeterli bir heyecan gibi görünüyor.
Yorum yaz