DÜNYA

Rus diplomat AB'deki göç krizinin nedenini açıkladı

Rusya’nın Avrupa Birliği (AB) Daimi Temsilci Vekili Logvinov, Avrupa Birliği'ndeki (AB) göç krizinin Brüksel'in Afrika politikasının bir sonucu olduğunu vurguladı.
Sitede oku
Rusya'nın AB Daimi Temsilci Vekili Kirill Logvinov, Sputnik'e verdiği mülakatta Avrupa Birliği'nin Afrika'daki saldırgan politikasının başarısız olduğunu ve bu hususun bir göç krizini de tetiklediğini söyledi.
Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'in AB'nin Afrika politikasının başarılı olmadığı yönündeki itirafına inanma eğiliminde olduklarını belirten Logniov açıklamasında, "Bize göre bunun temel nedeni açıktır: Brüksel'in, Afrika ülkeleri üzerindeki mali ve ekonomik baskısı, neo-liberal tutumların agresif bir şekilde teşvik edilmesi, eski sömürgelerden doğal, ekonomik ve kültürel kaynakların gasp edilmesi şeklinde tezahür eden ve Batı tarafından kullanılan neo-kolonyal uygulamaların terk edilmesi konusundaki isteksizliktir. Bu tür politikalar, halihazırda tüm Avrupa Birliği'nin gücünün en ciddi sınavlarından biri haline gelme tehdidi taşıyan göç krizini de tetiklemiştir" sözlerine yer verdi.
Logvinov'un konuşmasında şu cümlenin hususi olarak altını çizdi:

"AB'nin Afrika ile işbirliğine yeni bir ivme kazandırma niyeti, Brüksel'in Afrikalılara karşılıklı saygı ve eşitlik temelinde ilişkiler kurmayı teklif edeceği zamana kadar güzel bir slogan olarak kalacaktır."

Logvinov sözlerini şöyle ise sonlandırdı: "Bu arada AB'nin kendi hataları için suçlayacak birilerini aradığını görüyoruz."

'Batı, Rusya'yı inançları konusundaki sağlamlığı sebebiyle cezalandırmak istiyor'

Rusya’nın Avrupa Birliği (AB) Daimi Temsilci Vekili Logvinov verdiği mülakatta Brüksel tarafından ilan edilen Rusya karşıtı yaptırımların Rusya'yı kazançtan yoksun bırakma niyeti olarak yorumlanmasının daha ziyade Avrupa Birliği sakinlerine yönelik olduğunu belirtirken, esasen tüm Batılı yaptırımların amacının Rusları haysiyet duyguları ve görüşlerini değiştirme konusundaki isteksizlikleri nedeniyle cezalandırmak olduğunu vurguladı.
Brüksel'in kısıtlamalarının Rusya'yı Ukrayna'daki Özel Operasyon'dan vazgeçmeye zorlamanın bir yolu olarak yorumlaması, daha ziyade Avrupalı sıradan halka yöneliktir. Hakikat ise ülkemize yönelik yaptırım baskısının mantığı oldukça farklıdır: Batılı beklenti ve tahminlerin aksine, öz değer duygusunu sürdürdükleri ve dış koşulların etkisi altında Rusya'nın geleceği hakkındaki hayata ve fikirlere ilişkin görüşlerini değiştirme niyetinde olmadıkları için istisnasız tüm Rusları cezalandırmaktır.

Savunma harcamaları AB'yi diğer önemli alanlardaki hedeflerini yumuşatmaya zorlayacak

Logvinov verdiği mülakatta ayrıca, Ukrayna'ya yardım da dahil olmak üzere planlanmamış savunma harcamalarının, Avrupa Birliği'nin birlik için önemli olan diğer alanlardaki harcamalarını azaltacağını vurguladı.

Savunma harcamalarındaki artışın AB'nin planları arasında yer almadığı açıktır; dolayısıyla AB, Avrupa entegrasyonunun gelişiminde niteliksel bir sıçrama sağlaması gereken alanlarda, özellikle de "yeşil" ve dijital geçişlerde bile planlarını ertelemek zorunda kalacaktır. Ancak Brüksel'in bugün ekonomik ve mali alanlarda yaptıklarının çoğu, Ukrayna'ya kapsamlı yardım sağlamak ve "Rusya'ya stratejik bir yenilgi tattırmak" gibi temel siyasi önceliği gerçekleştirmeye yöneliktir.

Lagvinov açıklamalarında AB için "her şeyin plana uygun gittiği" gibi bir cümlenin kurulamayacağını belirterek, "Brüksel aceleyle sözler verdi ve ilgili emirleri Avrupa başkentlerine gönderdi. Ancak bu, Avrupa entegrasyon projesinin ekonomisinin askeri harcamalar üzerine aktarılması gerekliliğini ortaya koyuyor. Eminim ki Avrupa'da pek çok insan böyle bir şeye hazırlıklı olmamakla kalmayıp, tüm bunların neden gerekli olduğunu, Avrupa Birliği'nin temel görevlerinin -nüfusun yüksek sosyo-ekonomik refahının sağlanması ve bloğun rekabet gücünün arttırılması- ekonomisinin askerileştirilmesiyle nasıl bağdaştırılabileceğini sessizce kendilerine soruyorlardır" sözlerine yer verdi.

AB'deki çelişkiler Rusya karşıtı yaptırımların kabul edilmesini engelliyor

Logvinov Sputnik'e verdiği mülakatta Avrupalıların Rusya karşıtı kısıtlamalardan "yorulması" konusunu yorumlarken, Avrupa'nın Rusya'ya yönelik tek taraflı yaptırımlarının uygulanmasındaki yavaşlamayı etkileyen ana faktörün yorgunluktan ziyade AB üye ülkeleri arasındaki çelişkiler olabileceğini söyledi.

Yorgunluk olgusunun istikrarlı olduğunu iddia edemem. Bunun seviyesi üye ülkeler arasında eşit olmayan bir şekilde değişiklik göstermektedir ve başta seçim döngüleri olmak üzere iç siyasi yaşamlarının ritmine bağlıdır. Yaptırım baskısının artırılması sürecini yavaşlatabilecek olan şey yorgunluk değil, hem Brüksel ile bazı Avrupa başkentleri arasındaki hem de doğrudan üye ülkeler arasındaki ilişkilerde zaten var olan anlaşmazlıkların büyümesidir.

DÜNYA
Borrell, BM Genel Kurulu'ndan sonra yakındı: 'Dünya kurallara göre oynamak istemiyor'
Yorum yaz