'CHP'de oligarşik yapı var'
“Örgüt, yeni bir yapıya dönüştürülmeli. Hem parti genel merkezi için hem taşra örgütleri için söylüyorum. Eğer bunu yapabilirsek Cumhuriyet Halk Partisi’nin o efsanevi örgütünü geri getirebiliriz. Maalesef bu seçimlerin kazanılamamasının ardında yatan neden CHP örgütünün tam kapasitede çalıştırılamamasıdır. Örgütün tam kapasitede çalıştırılması demek siyasetin örgütün de içinde bulunduğu bir süreçle karara bağlanması, milletvekili, belediye başkanı adaylarımızın örgüt tarafından ön seçim ile belirlenmesi demektir. Maalesef bunlar çok uzunca bir süredir bu kararların tümü genel merkezde alınıyor. O nedenle CHP’de bir oligarşik yapı olduğunu iddia ediyorum. Bu yapısal değişiklikle birlikte bu oligarşik yapı da dönüştürülmüş olacaktır.”
‘Parti Meclisi üye sayısı 200’e çıkmalı’
“Parti genel merkezi ile yerel örgütler arasında yeni bir yetki paylaşımı modeli geliştirmeliyiz. Şu anda yetkiyi tümüyle genel merkez kullanıyor. Öyle bir model olmalı ki tabii ki genel merkezimiz de içinde olacak ama örgütler daha güçlü biçimde söz sahibi olmalıdır. Bizim 60 kişilik bir Parti Meclisimiz (PM) var, ben bunun 200’e çıkarılmasını öneriyorum. 200 PM üyesi olmalı ve sürekli çalışılmalıdır. Bu 200 üyenin 81 tanesi illerden seçilerek gelmelidir. Yani il örgütlerimiz kendi il başkanlarını, il yönetim kurulu üyelerini ve kurultay delegelerini seçerken bir de kendilerini Parti Meclisi’nde temsil edecek PM üyesini seçmelidirler. 81’i illerden gelecek, geri kalan 119’u Kurultay tarafından seçilecek. Ama Kurultay da bu seçimde illerin başarılarını bir katsayı olarak kullanıp başarılı illere prim verecek. Bir ilimiz başarılıysa onun Kurultay’da temsil edilmesi daha yüksek bir olasılık haline gelecek.”
‘Adaylık için puan sistemi uygulanmalı’
“Bizim 1 milyon 200 bin üyemiz var. Şöyle bir önerim var; illerimizdeki bütün üyelerimiz 4 başlık üzerinden puan alacaklardır. Bir, eğitim; bütün üyeler teknik ve ideolojik eğitim alacak, bu eğitime katılanlara 40 puan verilmesini öneriyorum. İki, parti görevlerinin yerine getirilmesi; mitingde, karşılamada kimler vardı vs. buna da 30 puan. Üç, aidatların ödenmesine 20 puan veriyorum. Dört, kıdem için de 10 puanlık bir not veriyorum. Toplam 100 ediyor. Bu puanların alınmasının ardından KPSS’ye benzer bir önerim var. Şu kadar puanı toplayanlar milletvekili aday adayı olabilirler; şu kadar puanı toplayanlar belediye başkanı aday adayı olabilirler şeklinde gidiyor. Ön seçime katılabilmek için de şu kadar puan toplamanız lazım, gibi… Eğer o kadar puanınız yoksa ne aday olabilirsiniz ne adayları seçebilirsiniz.”
‘İmamoğlu ön seçimde de merkez yoklamasında da kazanır’
‘Yerel seçimlerde ittifak yapılmamalı’
“İttifak kararı doğruydu ama yanlış uygulandı. İttifaka katılan her parti kendisi gibi olmalıydı. Kendi ideolojisini, kendi siyasetini öne çıkarmalıydı. İttifak partileri birbirlerine benzememeliydiler. İttifak partileri birbirine benzeyince kendi mahallelerinden, bölgelerinden oy taşımakta zorlandılar. Bu ittifak Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı için yapılan ittifaktı. Yerel yönetim seçimlerinde parti genel merkezlerinin ittifak yapmasını ben doğru bulmuyorum. Bu seçim yerel seçim, yerel seçimin ittifaklarını yerele bırakmalı parti genel merkezleri. Yerel örgütlere bırakılmalı, il başkanının eş güdümünde yürütülmeli. İl başkanı bir ilçede bir partiyle; başka ilçede başka bir partiyle ittifak yapabilir. Yani bu yerelin özelliklerini dikkate almak gerekiyor. İnsanlar yerel seçimde kendi parti adaylarının dışında diğer partilerin adaylarına oy verebiliyorlar. Bunu göz ardı edip parti genel merkezlerinin biraz da koyun pazarlığı gibi şu iller bizimdir, bu iller sizin olsun, şeklinde bir pazarlığa girmesini doğru bulmuyorum. Bunu antipatiyle karşılıyorum.”
‘Vergilendirme sistemi değişmeli’
“Vergi kaçaklarının engellenmesi lazım. Şu anda kayıt içinde olanlardan daha fazla vergi almak gibi önlemler yerine, mümkün olduğu kadar kayıt dışı sistemi kayıt içine almamız gerekiyor. Gayrimenkul tarafında da farklı bir noktaya gelindi. Barınma ihtiyacından ticari bir eyleme dönüştü. Ödedikleri vergilerde ticari faaliyete yansıyacak bir vergilendirme söz konusu olmuyor. Barınma ihtiyacı olan bir kişinin verdiği vergiyle 10 tane ev almış ve bu işi ticarete dökmüş birinin vergilendirmesi aynı.”