MULTİMEDYA

111 yıllık bir ömür ve uzun yaşamanın sırları

Midyat’ın Gülveren Köyü’nde yaşayan Hüseyin Demirtaş, tam 111 yaşında. Cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık eden Hüseyin dede, uzun yaşamın sırlarını Sputnik’e anlattı. Gençlere tavsiyede bulunan Hüseyin dede “En güzel an içinde yaşadığınız andır. Yaşadığınız anın kıymetini bilin” dedi.
Sitede oku
Mardin’in Midyat İlçesine bağlı Gülveren Köyü’nde yaşayan Hüseyin Demirtaş tam 111 yaşında. Cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık eden Hüseyin dede, yaşadığı her şeyi an be an hatırlıyor. Uzun yaşına rağmen gayet sağlıklı olan Hüseyin dede, bütün işlerini kendisi görüyor. En büyüğü 76 yaşında olmak üzere 8 çocuk babası Hüseyin dede, yaşadığı hiçbir şeyi unutmuyor. Hafızası canlı olan Hüseyin dede, köyün yaşayan çınarı. Köylüler, Hüseyin dedenin 111 yıllık yaşam deneyiminden yararlanmak için sık sık sohbet için misafir oluyor. Hüseyin dede, uzun yaşamanın sırlarını Sputnik’e anlattı.
1 / 7
Cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık etti “Annem ‘Çanakkale Savaşı başladığında 2,5 yaşındaydın’ diyordu” diyen Hüseyin dede, Cumhuriyet kurulduktan sonra yıllarca kimlik çıkaramamış. Şartlar zorlayınca kimlik çıkaran Hüseyin dedenin kimlikteki doğum tarihi dönemin şartları nedeniyle 1933 olarak geçiyor. Hüseyin dede “Yaşam şartlarının her türlüsünü gördüm ve yaşadım. Kemal (Mustafa Kemal Atatürk) vefat ettikten sonra İsmet (İnönü) geldi. O zaman yaşam şartları giderek kötüye gidiyordu. Yoksulluk vardı. Bizim köy ve çevre köylerden insanlar çalışmak için Suriye’ye gidiyordu. Ben de gittim. Gittiğimde ayağımda ayakkabı yoktu. Suriye’de 2 yıl çobanlık yaptım” dedi.
2 / 7
‘6 yıl kervanlarla gidip geldim’ Okuma yazma bilmeyen Hüseyin dede 6 yıl boyunca kervanlarla Irak, Suriye ve İran’a gittiğini söyleyen Hüseyin dede “Köyden pekmez, kuru üzüm, mercimek, nohut yükleyip götürüp satıyorduk. Oradan da ihtiyaçlarımızı alıp geri geliyorduk. Yoksulluk çoktu. Bulduğumuz şeylerle yetiniyorduk” şeklinde konuştu.
3 / 7
’52 yıl sigara içtim’ 52 yıl sigara içtiğini söyleyen Hüseyin dede “Bir gün rahatsızlandığım için doktora gittim. Doktor bana sigarayı bırakmamı söyledi. Hastaneden çıktıktan sonra bir 52 yıl içtiğim sigarayı bıraktım” dedi.
4 / 7
Uzun yaşamın sırrı Uzun yaşamın sırrını anlatan Hüseyin dede şunları söyledi: “Zamanımızda yediğimiz her şey topraktandı. Ektiğimizi yiyorduk. Kimyasal içerikli şeyler yoktu. Yağ yoktu. Mercimek vardı, bulgur vardı, yoğurt, peynir, süt, pekmez vardı. Onları yiyorduk. Her şeyi mevsiminde yiyorduk. İstesek de yoktu zaten. Mesela domates çıkmayıncaya kadar domatesin yüzünü görmezdik. Yediğimiz her şey doğaldı.”
5 / 7
‘Ve anne ve babaların duaları’ Anne ve babasına çok düşkün olduğunu söyleyen Hüseyin dede, uzun yaşamın anne ve babaların dualarıyla olduğuna inandığını söylüyor. Hüseyin dede şöyle devam ediyor: “Anne ve babamı çok seviyordum. Onlar da beni seviyordu. Evden çıkarken, akşam eve gelirken ellerini öperdim, onlar da bana dua ederdi. Hiçbir zaman kırmadım onları, onlar da beni kırmadı. Uzun yaşamın nedeni anne ve babanın dualarıyla, kısa yaşam da onların beddualarıyla olur.”
6 / 7
‘En güzel an, içinde yaşadığınız andır’ “111 yıllık ömürden anladığım şu; en güzel an, içinde yaşadığınız andır” diyen Hüseyin dede “İnsan yaşadığı her anın değerini bilmeli. Şuan hiçbir şey eskisi gibi değil. Her şey değişti. İnsanlar da değişti. Doğru insan kalmamış. Kardeş kardeşe, evlat anne ve babasına, komşu komşuya karşı dürüst değil. Merhamet, sevgi, saygı kalmamış. Eskiden yokluk vardı ama insanlar komşularıyla her şeyini paylaşırdı. Şimdi bolluk var ama kimse paylaşmayı bilmiyor. Kimse kimseye tahammül edemiyor. Eskiden evde bir şey eksik olduğu zaman komşular birbirinden alırdı. Yokluk vardı ve her şeyin değerini biliyorduk. Ama şimdi bolluk var ama hiçbir şeyin kıymetini bilmiyoruz. Şimdi zengin olan keyfinde, yoksul olan yanıyor” şeklinde konuştu. (Fotoğraf: Hüseyin dede, iki kızı ve gelini)
7 / 7
Gençlere tavsiye Gençlere tavsiyelerde bulunan Hüseyin dede şunları söyledi: “Gençler ömrünün kıymetini bilmeli. Yaşadığı anın değerini bilmeli. Ölüm yaşlılıktan daha iyidir. Yaşlanınca güçten, kuvvetten düşüyorsun. Dizlerin tutmuyor. Dişlerin dökülüyor. İstediğin yere gidemiyorsun, istediğin şeyi yapamıyorsun. Ben yıllardır bağ bahçe yüzü görmedim. Gidemiyorum. Köyün içinde gidip geliyorum. Uzun yürüyünce nefesim kesiliyor.” (Fotoğraf: Hüseyin dede ve iki kızı)
Yorum yaz