YOLCU YOLUNDA GEREK

Murat Karayalçın: Kılıçdaroğlu istifa konusunda kendi vicdanıyla karşı karşıya

Eski SHP Genel Başkanı ve dışişleri bakanlarından Murat Karayalçın, seçim yenilgisinin ardından CHP’yi değerlendirdi. Karayalçın, istifa konusunda Kılıçdaroğlu’nun vicdanıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Değişimin ise örgüt yapısından başlaması gerektiğini ifade etti.
Sitede oku
Eski Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı Murat Karayalçın, seçim yenilgisi sonrası CHP içindeki durumu, Radyo Sputnik'te yayınlanan Enver Aysever ile Yolcu Yolunda Gerek programında değerlendirdi.

‘CHP örgütü sadece pankart asan, broşür dağıtan, seçim güvenliğinde görevlendirilen bir konumda’

Seçmenin de partinin ‘ciddi bir yenilmişlik duygusu’ yaşadığını söyleyen Karayalçın, yüksek beklentinin etkisiyle morallerin bozulduğunu ifade etti. Karayalçın, ‘değişim’ gerektiğini ama bunun CHP örgütünün tam kapasiteyle çalışmasına yönelik olması gerektiğini söyledi. CHP’nin izleyeceği siyaseti örgütün belirlemesi gerektiğini vurgulayan Karayalçın, CHP örgütünün broşür asma, broşür dağıtma ve seçim güvenliğinde görevlendirilmeden ibaret çalıştığı eleştirisinde bulundu.
Karayalçının açıklamaları şöyle:
“Bir ciddi yenilmişlik duygusunu yaşıyoruz. Çok yüksek bir beklenti içindeydik, belki biraz da onun etkisiyle moral bozukluğu var. Ama yaşam devam ediyor. 10 ay sonra seçim var. Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Eğer iddiamız, söyleyecek sözümüz varsa, kendimize çekidüzen vererek devam etmeliyiz.
Değişim, dönüşüm sözcüklerini çok kullanıyoruz ama bunların içinin doldurulması gerektiği kanısındayım. MYK değişikliği, isim değişikliği, genel başkan değişikliği bizim sorunlarımızı çözecek nitelikler taşımıyor. Bana göre sorun şu; CHP’nin çok güçlü bir örgütü var. Bu örgütün tam kapasiteyle çalışmasını sağlayacak birtakım düzenlemeler yapılmalı. Bunun için CHP’nin izleyeceği siyaseti örgütün belirlemesi lazım. Örgütün milletvekili ve belediye başkan adaylarını seçmesi gerekiyor. İkinci olarak da broşür, pankart gibi etkinliklere katılmalı, seçim güvenliğini sağlamalı. CHP örgütü sadece pankart asan, broşür dağıtan, seçim güvenliğinde görevlendirilen bir konumda. Diğer konularda maalesef söz hakları yok. Bir defa bunu aşmamız gerekiyor.”

‘Gözlemlerimi Kılıçdaroğlu’na rapor şeklinde sundum’

2012-2014 yılları arasında PM üyeliği yaptığı sırada edindiği izlenimleri detaylı biçimde raporlandırarak Kılıçdaroğlu’na sunduğunu anlatan Karayalçın, çözüm önerilerini de sunduğunu ifade etti:
“Parti Meclisi’nin, taşra örgütlerinin yeniden yapılanması gerekiyor. Bu da çok sık kullanılan bir sözcük. Bizim tüzüğümüze göre, aslında tüm sol partilerde öyledir, kurultaydan sonra en büyük organ parti meclisidir. Tüm kararları alması, MYK’nin de bunu uygulaması gerekiyor. 60 kişilik PM. İki ayda bir toplanıyor. Bana göre artık iyice törensel konuma gelmiş durumda. Benim önerim şu; 200 kişiye çıkaralım. Her ilden birer arkadaşımız gelsin, kalanları kurultayda seçelim. Politika üretmek için komisyonlar kuralım. CHP tarım örgütü, örneğin GAP’ı Konya’yı görsün. Kentleşme örgütü Hatay’a gidip baksın. İnsanlar görsün ki CHP örgütleri oralarda çalışmakta. Yani parti meclisi işlevsel olsun. Bunu 2012-2014 yılları arasında yürüttüğüm PM üyeliği sırasındaki gözlemlerimi bir rapor şeklinde Sayın Kılıçdaroğlu’na sundum.
Daha sonra ben il başkanlığı yaptım. İstanbul’da da taşra örgütlerimizin yeniden yapılanması için bir proje hazırladık. Bunu il yönetim kurulundan geçirip il kongresine sundum. Oy birliğiyle burada kabul edildi. Orada KPSS’ye benzer bir şey geliştirmiştik. Meclis tipi örgütlenme vardı. Burada meclislere ‘sizin önerilerinizi doğrudan parti kongrelerine sunacağız’ dedik. Diyelim işçi, gençlik meclisleri önerilerini doğrudan partiye sunacaktı. Partililere KPSS’ye benzer bir sistem getirecektik. Her partilinin belli puanı olacaktı. Eğitim, parti görevleri, aidat, kıdem gibi birtakım parametreler vardı. Bunlar benim önerilerim ama başka öneriler de eklenebilir. Ama biz efsanevi CHP örgütünün tam işlevsel olmasını sağlayacak şeyleri tartışmalıyız.
Seçim yaşadık, dolayısıyla taktik konular öne çıkıyor. Onları önemsiz görmüyorum ama öncelikle yapısal sorunları tartışmalıyız. Bu arada taktik, stratejik olarak neleri yanlış yaptığımızı da tartışırız.”

‘İstanbul’un Ekrem Bey’le kazanılabileceğini düşünüyorum’

Yerel seçimlerde İstanbul’un Ekrem İmamoğlu ile kazanılmasının mümkün olduğunu söyleyen Karayalçın, “Yerel seçimlerde, İstanbul’un Ekrem Bey’le kazanılabileceğini düşünüyorum. Ekrem Bey’in bir dönem daha İBB Başkanlığı yapmasında fayda görüyorum. Kürt yurttaşlardan da oy alabilecek bir aday” ifadelerini kullandı.

‘İstifa konusunda genel başkan kendi vicdanıyla karşı karşıya’

Kılıçdaroğlu’nun istifa edip etmemesi gerektiğine ilişkin soruya da yanıt veren Karayalçın, Kılıçdaroğlu’nun kendi vicdanıyla karşı karşıya olduğunu söyledi:
“Genel başkan olmanın bir yönü de budur; kendi vicdanıyla karşı karşıya kalır. İki parti birleştiği sırada, SHP-CHP birleşmesinden söz ediyorum, ben SHP genel başkanıydım ve başbakan yardımcısıydım. Aynı zamanda dışişleri bakanıydım. Bunları da çok seviyordum. Her göreviminden memnundum. Ama toplumun böyle istediğini gördüm ve maalesef fedakarlık yapma durumunda olan bendim. Benim bırakmam gerekiyordu ve bıraktım. Birleşme sürecini de öyle başlattık. İstifa edip etmemek genel başkanın kendi vicdanına kalmıştır. Takdir Sayın Kılıçdaroğlu’nundur. Ben şöyle yapsın veya böyle yapsın diyecek durumda değilim. Ne karar verirse versin kendisine saygı duyuyoruz.”
Yorum yaz