ANKARA FARKI

Murat Gezici: Seçmen Amerika’ya değil Rusya’ya güveniyor, muhalefet bunu okuyamadı

Gezici Araştırma Merkezi Başkanı Murat Gezici, Türk seçmenin Rusya’yı dost ülke olarak gördüğünü ve Rusya ile ilişkilerinin devam etmesini istediğini bildirdi. Muhalefetin seçmenin bu tutumunu ‘okuyamadığını’ kaydeden Gezici, “Böyle bir süreçte Ruslara karşı bir politikayı seçim kampanyanızda ifade etmek doğru değil” dedi.
Sitede oku
Gezici Araştırma Merkezi Başkanı Murat Gezici Radyo Sputnik’te yayınlanan Ankara Farkı programında İsmet Özçelik’in sorularını yanıtladı. Gezici, kamuoyu araştırmalarından yola çıkarak seçmenin tutumuna yönelik değerlendirmelerde bulundu.

‘Toplumun yüzde 68’i komşu olarak Rusya’yı istiyor’

Türkiye’nin Rusya ile birçok alanda işbirliği içerisinde olduğunu ifade eden Gezici, Türk seçmenin Batı’ya karşı bir direniş gösterdiğini ve Rusya ile ilişkilerin devam etmesini istediğini bildirdi. Türk halkının komşuluğa önem verdiğini de belirten Gezici, araştırma sonucunu ise şöyle paylaştı:

“Seçmen Rusya ile ilişkilerin devam etmesini istiyor. Rusya Türk ekonomisine dolaylı bir şekilde ülke nüfusunun yüzde 42’sine etki yapıyor. Turizmden enerjiye kadar birçok alanda Rusya’nın Türk devletine, Türk halkına dolaylı desteği vardır. O yüzden Türk toplumu Rusya’yı dost bir ülke olarak görüyor. Bu önemli. Muhalefet bu açıdan bakamadı. Buradan bir pencere açması gerekiyordu. Artan bir milliyetçilikle Batı’ya karşı ciddi bir direniş gösteren bir seçmen var. ‘Avrupalı biriyle mi, Amerikalı biriyle mi, Rus biriyle mi komşuluk yapmak istersiniz?’ diye sorduğumuzda yüzde 68’i ‘Rus’ diyor. Türk toplumu komşuluğa çok büyük önem verir. Böyle bir dönemde siz böyle bir süreçte Ruslara karşı bir politikayı seçim kampanyanızda ifade etmek doğru değil.”

‘Muhalefet seçim kampanyasını yanlış belirledi’

Muhalefetin seçim kampanyasını yanlış belirlediğini ve ‘Muhalefet, FETÖ ve PKK ile ilişkili’ algısı oluştuğunu savunan Gezici, bu algıyı kırmak için herhangi bir strateji belirlenemediğini kaydetti. Muhalefetin Türkiye’nin kısa, orta ve uzun vade planlarını da anlatamadığını dile getiren Gezici, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Muhalefet bu seçimin kampanyasını yanlış belirlemiştir. Çizgisini ulusal güvenlik çizgisinden uzaklaştırmıştır, üniter devletin zarar göreceği düşüncesi oluşmuştur. Terör örgütlerinin muhalefeti destekliyor olduğunu düşünen bir yapı oldu. Bu yok tabii ki. Çünkü PKK’nın doğrudan saldırdığı tek lider Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Ama toplumda ‘PKK ve FETÖ Sayın Kılıçdaroğlu’nu destekliyor’ algısı kırılamadı. Toplum bu şekilde düşünüyor şu an. Bunu kırmakla ilgili herhangi bir strateji belirleyemedi. Ben Sayın Kılıçdaroğlu’nun yalnız bırakıldığını, yalnız bırakılmak istendiğini düşünüyorum. Sorunların nasıl çözüleceğini, Türkiye’nin kısa, orta ve uzun vadede ne yapacağını anlatamayan bir muhalefet gördük.”

‘Seçmen Erdoğan’a onay verdi’

Cumhur İttifakı’nın Meclis’te çoğunluğu elde etmesine atıfta bulunarak muhalefetin ‘parlamenter sisteme dönüş vaadinin’ seçmende karşılık bulmadığını dile getiren Gezici, seçmenin Erdoğan’a bir ‘görev onayı’ verdiğini söyledi. Gezici, şöyle konuştu:

“Seçmen Erdoğan’a görev onayı verdi. Gerek Meclis’te gerekse başkanlık sisteminde onay verdi. Yani vatandaş bahsedildiği gibi parlamenter sistemin sorun olmadığını görüyor. Parlamentoda da en çok oyu Erdoğan’a verdi. Sayın Erdoğan’ın dış politikalardaki proaktif hareketleri seçmene güven veriyordu. ‘Erdoğan giderse mevcut kazanımlarımı kaybederim.’ Yani Libya’yı, yani Azerbaycan’ı, yani KKTC’yi, yani üniter devleti. Bu korkuyla Erdoğan giderse ‘babasız bir eve’ benzetiyordu. Memleketin meselesinin parlamenter sistem olmadığını görüyoruz. Çünkü parlamenter sisteme dönmek isteyen bir seçmen meclis çoğunluğunu muhalefete verirdi. Ama muhalefete vermedi. O yüzden muhalefetin bundan sonraki politikalarına daha dikkat etmesi gerekiyor.”

‘Bütün genel başkanlar bir sonraki seçime çalıştı’

Millet İttifakı’ndaki genel başkanların Kemal Kılıçdaroğlu’na ‘zarar verdiğini’ ve ‘gelecekteki seçimlere hazırlık yaptıklarını’ iddia eden Gezici, şunları kaydetti:

“Herkes kendine çalıştı. Bütün genel başkanlar bir sonraki seçime çalıştı. Birçok belediye başkanı da kendisine, yerel seçime çalıştı. Adana’da İYİ Parti milletvekilleri aileleri ile birlikte ‘Bir oy Erdoğan’a, bir oy İYİ Parti’ye’ dedi. Adanalı olmamdan dolayı birçok kişiden bunları duydum. Sayın Kılıçdaroğlu’ndan sonraki döneme hazırlık yapmak istediler. Sayın Kılıçdaroğlu’na zarar vermek istediler. Böyle iddialar vardı. Sayın Erdoğan muhalefette bir tane adaya değil, yaklaşık 18 isme karşı kazanmış sayılacaktır. Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu bir sonraki seçim için çalıştılar. O kadar marjinal söylemler söylediler ki Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki seçmeni kazanabilmek için. O söylemler bu seçimde iktidar olmak için değildi. Bir sonraki seçim için kampanya söylemlerini söylediler. Onların hafızasında yer edinmek istediler.”

‘Sinan Oğan’a oy verenlerin yüzde 70’i Erdoğan’a oy verecek’

Seçimlerin birinci turunda Sinan Oğan’a oy veren seçmenin yüzde 70’inin ikinci turda Erdoğan’a oy vereceği yönünde araştırma sonucunu paylaşan Gezici, “Yüzde 5.17 oy alan Sinan Oğan ikinci turda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı desteklese de desteklemese de bu oranın yüzde 70’i Erdoğan’a kayacak. Bu bir gerçek. Araştırmalarda soruyoruz. O tabana ‘İkinci tercihiniz ne olur?’ dediğimizde ‘Erdoğan’ diyor. Sinan Oğan’a oy veren yüzde yüzde 70’i kesinlikle Erdoğan diyecek. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yapması gereken sandığa gitmeyen o seçmeni sandığa götürebilmeme” dedi.

‘Seçime katılım oranı düşebilir’

Seçimin ikinci turunda katılım oranının düşebileceğini ifade eden Gezici, “Türkiye’de üniversite okuyan öğrencilerin oranı 11 milyon 500. Bunun 8.5 milyonu örgün eğitimde olanlar. Bunların yarısı oy kullanamadı. Hiçbir lider onları sandığa götürmek için bir hamle başlatamadı. Bunları sandığa tekrar sandığa götürmek çok mümkün değil. Sandığa katılım oranı daha da düşecek. CHP tabanında belli bir kitle sandığa gitmeme eğilimi gösteriyor. Yüzde 86 civarındaki katılım yüzde 82’ye kadar düşebilir. Katılım düştükçe de iktidarın oyu artacaktır. İlk turda örneğin Kadıköy’de, Beşiktaş’ta, Caddebostan’da sandığa katılmama oranı son 15 yıla göre daha fazla. Anadolu’da kuyruklar vardı ama belli bölgeler listelere tepki verdi” şeklinde konuştu.
Yorum yaz