2023 TÜRKİYE SEÇİMLERİ

Önder Aksakal: Deniz Gezmiş bugün olsaydı Erdoğan'a oy verirdi, onlar da Amerikan karşıtıydı

DSP Genel Başkanı Aksakal "Deniz Gezmiş'ler bugün olsaydı, Erdoğan'a oy verirdi, onlar da ABD karşıtıydı. Ecevit yaşasaydı Cumhur İttifakı'nda olurdu" dedi.
Sitede oku
Haber Global ekranlarında yayınlanan Buket Aydın ile Yüz Yüze programının konuğu olan DSP Genel Başkanı Önder Aksakal "Deniz Gezmiş'ler de tam bağımsızlık için mücadele etti. Onlar bugün olsaydı, Erdoğan'a oy verirdi, onlar da ABD karşıtıydı. Ecevit yaşasaydı Cumhur İttifakı'nda olurdu. İnsanlar ölüyor ama fikirler ayakta. O fikirler doğrultusunda bugün kime ne oy vereceğini biliyoruz" açıklamasında bulundu.
Önder Aksakal'ın programda yaptığı açıklamalardan bazı satır başları şöyle:
"Yıllardır DSP üzerinde bir siyasi vesayet görüntüsü vardı, kuruluştan itibaren özellikle CHP ve SHP kanadı, sürekli Ecevit'i ve DSP'yi toplumu bir bölen olarak lanse etmeye çalıştılar. Ecevit'in ayrılmasından sonraki süreç de bir yok sayma stratejisi ortaya konuldu. O cenahta yine bu manzara bir beklenmedik durum olarak karşılandı, DSP bu kararıyla Türk siyasetindeki dengeleri oynattı. DSP, üzerindeki bu vesayeti kabul etmeyeceğini söyledi.
Demokrasiyi içselleştirip içselleştirmediğimizin görüntüsüdür, karara itiraz edilip edilmediği. Devleti yönetecek Cumhurbaşkanı seçilecek. Eğer yapınız içerisinde birkaç kişi buna itiraz ediyorsa büyük gürültüler koparılarak o parti, yıpratılmaya çalışılıyor. DSP'nin tüm örgütlerinde görev üstlenmiş örgütlerinde bir tek amaç vardır, yeniden parlamentoda yer almanın heyecanıyla hazırlanıyor.

'Millet İttifakı'ndan bize bir teklif gelmedi'

Biliyorsunuz Altılı Masa denen yapı bir yıldan önce oluşturuldu. Onlar 6 partili ve bazı beklentiler dahilinde bir partinin daha katılımıyla, DSP ve diğer bazı partileri görmek istemediler, bize bir teklif de gelmedi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde destekleme kararı alınması ile ittifak farklı şeyler. DSP artık Cumhurbaşkanı adayı çıkarmalı.
Demirel demişti, kim ne verirse benden 5 fazlası derdi. Böyle bir rekabet vardı ama bu seçimler maalesef ABD'nin öncülüğünde yürütülen, vatanın bölünmezliğinin tartışıldığı bir gündem meydana geldi. HDP gibi, ülkenin bölünmesini isteyen bir siyasi hareket belirleyici faktör haline getirildi. DSP gibi Atatürk'ün değerlerini önemseyen ya da önemseyen partiler arasında bir ayrışma meydana getirdi. Adı zaten Demokratik Sol. Atatürk'ün kurduğu cumhuriyeti yaşatma görevini üstlenmiş olarak Amerika'nın ülkemizdeki etkisini istemeyen bir parti. Hem Hizbullah hem de PKK'yı bitiren ve Türkiye'ye huzur getiren bir parti.

Kılıçdaroğlu ile ne görüştü?

Kılıçdaroğlu'nun adaylığını öne çıkaran ABD olsun, Kandil'deki yöneticiler olsun ve yine onların talimatlarıyla kendi partileri için aday çıkarmayan HDP olsun ve bunun da yanında FETÖ'cüler olsun. Bunları hepsinin yan yana koyunca bize 600 milletvekili de verseler biz o yapının içinde olmazdık. Bizi ziyaret ettiler, destek de istemedi. Deprem bölgesindeki konuları paylaştılar, tespit ettikleri sorunların çözülmesine yönelik çalışmaları olduğundan söz ettiler. Sosyal ve özel yaşamlarımız hakkında konuştuk.
Bu bir manipülasyon, ittifakta yer alın kararı çok önceden bitmişti, onlar geldiğinde olabilecek tek şey kendi listelerinden DSP adaylarının yer alabileceğini önermeleriydi. Bunu önermediler, önermiş de olsalar zaten DSP kabul etmezdi.
Muhtar adayı bile kendisini desteklemediğini bildiği birisinden bile gider oy ister. DSP de aday çıkarmadı, herkes biliyor. Bununla ilgili bir konu açmadılar. Hiç olmadı bize destek verin, oy verin de demediler. Televizyon kanallarında HDP seçmeninden oy isteyen birisi neden DSP seçmeninden oy istememiştir."
Yorum yaz