ANKARA'DAN HABER VAR

İnşaat Mühendisleri Odası Eski Başkanı Gökçe: İstanbul depreminde 2 milyon insan sokakta kalabilir

İnşaat Mühendisleri Odası Eski Başkanı Gökçe, İstanbul’da yaşanabilecek 7 ve üzeri büyüklükteki bir depremde 2 milyon insanın sokakta kalacağını öne sürdü. Var olan yapı stokunun deprem güvenlikli hale getirilmesi gerektiğini kaydeden Gökçe, ‘Bunu yaparken deprem yönetmelikleri dikkate alınmalı’ diyerek olası risklere dikkat çekti.
Sitede oku
Radyo Sputnik’te yayınlanan Aysel Alp’le Ankara’dan Haber Var programına, Türkiye Deprem Vakfı Yönetimi Kurulu Üyesi ve İnşaat Mühendisleri Odası Eski Başkanı Cemal Gökçe konuk olarak katıldı. Gökçe programda, olası Marmara depreminde neler yaşanabileceğini ve ne gibi önlemler alınabileceğini anlattı.

‘İstanbul depreminde yapıların yüzde 25’i kullanılamaz hale gelecek’

Olası İstanbul depremine karşı önlem alınması gerektiğini vurgulayan Gökçe, 1999 Gölcük depremi sonrası oluşturulan İl Afet Merkez Kurulu’nun araştırma sonuçlarını hatırlattı.
Yaşanabilecek bir depremde yapı stokunun durumuna yönelik konuşan Gökçe, şu açıklamaları yaptı:

“99 depremi sonrası dönemin valisi İstanbul’da İl Afet Merkez Kurulu oluşturarak İstanbul’daki yapı stokunun durumunu çalışmaya başlamıştı. Fark edildi ki İstanbul’da bulunan yapı stokunun deprem güvenliği yok. İstanbul’da bulunan aşağı yukarı 30 bini hasar görmüştü. İstanbul’da bulunan yapıların yüzde 25’i 7 ve üzeri yaşanacak bir depremde kullanılamayacak bir duruma gelecek, 2 milyondan fazla insanın da sokakta kalacağı belirlenmişti. Yapılan bu çalışmalar tarihe karıştı. Dolayısıyla biz 99 yılından bu yana ifade ediyoruz ki İstanbul yaşayacağı 7 ve üzeri büyüklükte bir depremde yüzde 25 mertebesinde yapılarımız kullanılmaz duruma geleceği, 2 milyon mertebesinde insanın da sokakta kalacağını ifade ediyoruz.”

‘İstanbul, 1999 yılından daha iyi durumda değil’

1999 depreminden bu yana yapı stokunun güvenlikli hale getirilemediğini savunan Gökçe, risklerin giderek büyüdüğünü kaydetti. Gökçe, şunları söyledi:

“1999 özellikle 2007 yılı sonrası dönemde rant değeri gündeme geldi. Dolayısıyla İstanbul gibi deprem bekleyen kentlerde var olan yapı stoku deprem güvenlikli hale getirilemedi. Gerek İstanbul’da gerekse Türkiye’nin deprem bekleyen başka yerlerinde bulunan yapıların envanteri çıkarılmadı. Dolayısıyla ben de 99 depreminin her yıldönümünde şunu ifade etmeye çalıştım; İstanbul 99 depremine yakalandığı durumdan daha iyi durumda değil. Yapılması gereken; var olan yapı stokunun deprem güvenlikli hale getirilmesi, ikinci olarak da yeni yapıların deprem yönetmelikleri dikkate alınarak doğru yapılmasıydı. Oysa ne var olan yapı stoku deprem güvenlikli hale getirilebildi ne de yapı yapılmış olan yapılarda deprem yönetmelikleri dikkate alındı. Bu yüzden riskler giderek büyüdü, bugünkü problem yaşandı. Var olan boş alanlar yapılaştı, daha kötü durumda.”

‘Kaçak yapılar yıkılmalı’

Kaçak yapıların depremi beklediğini hatırlatan Gökçe, söz konusu yapıların güçlendirilmemesi; aksine yıkılması gerektiğini savundu. Gökçe, şöyle devam etti:

“1998 yılında Dünya Bankası’nın finansmanıyla İzmir ve İstanbul’daki 600’den fazla hastane binası incelenmiş, 600’den fazla hastane binasının 350’sinin İstanbul’da olduğu ve bu hastane binalarının da deprem güvenliklerinin olmadığı ortaya konmuştu. Geçenlerde Cerrahpaşa Üniversitesi boşaltıldı. Cerrahpaşa, Çapa, İstanbul’da bulunan diğer hastanelerin problemli olduğu biliniyor. O binalar bugüne kadar neden yenilenmedi? Ayrıca 2018 yılında çıkarılmış olan af ile var olan kaçak yapılar tümüyle affedildi. Ruhsatlı, iskanlı olup da o yapıların üzerine 1-2-3 kaçak kat ilave edilmiş yapılar da bugün depremi bekliyor. Dolayısıyla öncelikli olarak okullardan, hastanelerden, kamu yapılarından ve kaçak kat ilave edilen veyahut kaçak olarak yapılmış olan yapılardan başlamak lazım. Bu yapılar güçlendirilsin değil, bu yapılar yıkılsın.”

‘1 milyon 800 bin insanın kenarda tutulması olanaklı değil’

Var olan yapıların risksiz hale getirilemediği takdirde yıkılan her bina için arama-kurtarma ekibi sayısının yeterli olamayacağını dile getiren Gökçe, “Biz 99’dan beri ifade ediyoruz ki; siz bütün kenti arama ve kurtarma insanlarıyla doldursanız bile bu kadar çok yapının hasar gördüğü bir depremde sizin müdahale etme imkanınız son derece zayıf. 900 bin daire. Her bir binanın üzerinde 10 kişi çalışsa, 10 kişiyi de kenarda tutmanız lazım. 1 milyon 800 bin insanı kenarda tutmanız lazım. Bu olanaklı değil. O zaman yapılması gereken, var olan yapıları risksiz hale getirmektir. Daha az yapı depremde göçsün, sizin de onlara müdahale etme imkanınız artsın. Bu da yapılamadı. Bugün 90 bin yapının problemli olduğu biliniyor. Bu yapılardan da başlanabilir öncelikli olarak” şeklinde konuştu.
Yorum yaz