YAŞAM

Hayat kolaylaştıran teknoloji de hata yapar: Otopilot kazaları vs. hayat kurtaran uygulamalar

Teknoloji bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken, diğer yandan ölümcül sonuçlara neden olabiliyor. Buna örnek iPhone 14, Trafik Kazası Algılama özelliği ile bir kazanın sonucunu değiştirebilirken, Tesla’nın otopilotlu aracı ölümlü kazalara neden olabiliyor.
Sitede oku
Günümüzde çeşitlenen teknoloji ürünleri, insanın ayrılmaz parçası haline geldi. Telefondan otomobile her alanda gelişen teknoloji, birçok fayda sağladığı gibi hayatı durdurma noktasına getirebilecek sonuçlar doğurur mu?

iPhone’un kaza algılama özelliği yanılıyor mu?

iPhone 14'te yer alan Trafik Kazası Algılama özelliği, ABD’de meydana gelen trafik kazasının sonucunu değiştirdi.
Kaliforniya’daki kazada bir araç dağın yamacından kayarak vadiye düştü. iPhone 14, kazayı tespit ederek uydu üzerinden Acil SOS ile kurtarma ekiplerine bilgi sağladı.
Araçtaki iki kişi, Montrose Araştırma ve Kurtarma Ekibi tarafından helikopter ile kurtarıldı.
iPhone 14’te kaza algılandığında kullanıcıya 10 saniyelik bir cevap süresi tanınıyor ve bir etkileşim olmaması halinde acil durum servislerine mesaj gönderiliyor. Fakat zaman zaman bu özellik yanlış alarm verebiliyor veya kazayı algılayamıyor.
ABD merkezli finans gazetesi The Wall Street Journal (WSJ) teknoloji yazarı Joanna Stern'ün aktardığına göre lunaparkta hız trenine binen kullanıcıların iPhone 14'ü, 911'i otomatik olarak aradı. Kings Island Lunaparkı’nın yer aldığı bölgede lunapark ziyaretçileri tarafından 6 acil arama gerçekleştirildi.
Kaza Algılama özelliği, kazaları önlemede başarılı olsa da özelliğin çalışabilmesi için verileri doğru algılayabilmesi de önemli.

Otopilot kontrolden çıktı, Tesla iddiaları reddetti

Hayatı kolaylaştırıyor mu yoksa tehlikeye mi atıyor noktasında tartışmalı bir başka teknolojik sistem, otopilotlu araçlar. Son dönemde yaşanan Tesla kazaları sürücüsüz araç teknolojisi konusunda kaygıları arttırdı. En son Çin'de Tesla marka aracın otomatik pilot sistemi devredeyken yaptığı iddia edilen kazada 2 kişi öldü. İddiaya göre bir sürücü, Tesla Model-Y aracını park etmeye çalışırken araç aniden hızlanmaya başladı. Frenlerinin de çalışmadığı belirtilen araç, önce 2 motosikletli ve 2 bisikletliye ardından duvara çarparak durabildi.
ABD'li otomobil üreticisi Tesla aracın fren sisteminin çalışmadığı bilgisini yalanladı.
Şirket, sürücünün olay sırasında frene basmadığını iddia etti, kayıtlarda aracın fren lambalarının yanmadığının görüldüğünü açıkladı.
Ekim ayının sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde, otomatik sürüş sistemi olan araçların karıştığı kazalar nedeniyle 5 ayda 11 kişinin hayatını kaybettiği açıklamıştı.

‘İnsan faktörü göz ardı edilmemeli’

Hürriyet’te konuşan E-Garaj Kurucu Ortağı Emir Tunçyürek, otopilot kazalarına ilişkin “Otomatik pilot bir sürüş asistanı özelliğidir. Sürüş esnasında şeritlere yola ekstra odaklı olma zorunluluğunuzu elinizden alır ve özellikle uzun yolda daha az yorar. Ancak sorumluluk her zaman sürücüye verilir ve sürücü etrafında olan biteni takip etmelidir” diyerek insan faktörünün göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) Başkanı Berkan Bayram ise, “Evet teknoloji de hata yapabilir, daha doğrusu sensör verilerini doğru analiz edemeyebilir veya daha önce hiç karşılaşmadığı olağanüstü bir senaryo karşısında cevapsız kalabilir” dedi.
Bu teknolojik sistemler, hızlı iyileştirmeler ile yeni güvenlik önlemleri sayesinde riskleri en aza indirecektir.

Gerçek hayatı sanal avatara bağlama

Amerikalı sanal gerçeklik teknoloji ve yazılım ürünleri şirketi Oculus'un kurucusu Palmer Luckey, kullanıcının avatarının bir oyunda ölmesi durumunda kullanıcının kafasını 'patlayıcı şarj modülleri' ile havaya uçuran bir VR kulaklık geliştirdiklerini söyledi.
"Gerçek hayatınızı sanal avatarınıza bağlama fikri beni her zaman büyüledi” diyen Luckey, “Güçlendirilmiş grafikler bir oyunun daha gerçek görünmesini sağlayabilir, ancak yalnızca ciddi sonuçların tehdidi bir oyunun size ve oyundaki diğer herkese gerçek hissettirebilir" ifadelerini kullandı.
Luckey, kulaklıktaki patlayıcı yüklerin 'ekranın belirli bir frekansta kırmızı yanıp söndüğünü algılayabilen dar bantlı bir fotosensöre bağlı' olduğunu kaydederek, "Uygun bir oyun sonu ekranı görüntülendiğinde yükler ateşlenir ve kullanıcının beynini anında yok eder" değerlendirmesini yaptı.
Ayrıca kulaklığı denemek için henüz cesaretinin olmadığını söyleyen Luckey, ekipmanın hala çok değişken olduğunu da sözlerine ekledi.
Tüm bu gelişmeler insanın kendi ürettiği teknolojiyi gerçek hayata adapte edebilmek için ‘insani özelliklere uygun’ geliştirmelere devam edeceğini gösteriyor. Fakat zamandan tasarruf etmeyi sağlayan teknoloji bir yandan iş gücünü azaltıyor.
Öte yandan The New York Times tarafından ‘sosyal medyayı gözden geçirirken ya da sosyal medyadan uzak kalındığında oluşabilecek endişe, yetersizlik ve öfkenin karışımı’ olarak tanımlanan FOMO (Sosyal Medyadaki Gelişmeleri Kaçırma Korkusu) gibi sosyal medya hastalıkları ortaya çıktı.
Bu noktada ‘Teknoloji insanlığın sonunu mu getirecek yoksa hayat mı kurtaracak?’ sorusunun yanıtı ‘İnsan, kendisi de hayatına adapte edilebilir teknolojilerle uyumlu hale gelmelidir’ olabilir.
YAŞAM
ABD'li doktor, göz tedavisi için iPhone 13 Pro Max kullanıyor
Yorum yaz