ANKARA FARKI

Gazeteci Altınbaş: Ukrayna, Türkiye’yi arkasından bıçaklayan bir tavırda

Aydınlık gazetesi editörü Özgür Altınbaş, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklenen bir sitede Rusya’da faaliyet gösteren Türk bankaları ve yöneticilerine yaptırım çağrısında bulunulmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Altınbaş, Ukrayna’nın Türkiye’yi dost gibi gösterip arkasından bıçaklayan bir tavır sergilediğini söyledi.
Sitede oku
Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programına konuk olarak katılan Aydınlık Gazetesi Dış Haberler Editörü Özgür Altınbaş, Ukrayna’nın Türk bankalarına ve iş insanlarına yaptırım çağrısını, yaptırımların Avrupa’ya negatif etkilerini ve yaygın olarak kullanılmaya başlayan Mir ödeme sistemi ile ilgili gelişmeleri değerlendirdi.

‘Türk bankalarına yaptırım çağrısı hala sitede duruyor’

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklenen resmi uzantılı bir sitede (sanctions.nazk.gov.ua) Türk iş insanları ve bankalara yaptırım uygulanması için yürütülen kampanyayı yorumlayan Altınbaş, Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan sert tepki gelmesi üzerinden 4 gün geçmesine rağmen sitede herhangi bir değişiklik yapılmadığını söyledi. Altınbaş, konu ile ilgili şu bilgileri aktardı:

“Bu sitenin girişinde Ukrayna Dışişleri Bakanlığı tarafından desteklendiği, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı’nın logosunun bulunduğu bir ifade var. Aynı zamanda devlet uzantılı bir site. Çünkü uzantısı “gov.ua” yani “devlet.ukrayna” diye Türkçeye çevirebiliriz. Doğrudan şunu söyleyebiliriz ki bu site devlet tarafından kontrol edilen bir site. Dışişleri kaynaklarından edindiğimiz bilgiye göre Türkiye’nin Dışişleri Bakanlığı Ukrayna nezdinde girişimlerde bulundu. ‘Sitedeki yaptırım çağrılarını kaldırmalarını’ istedi. Ama üzerinden 4 gün geçti. Site güncellenmiş haliyle yayında. Türk bankalarına, iş insanlarına karşı yapılan çağrı silinmemiş. Hala devam ediyor. Ukrayna Türkiye’nin bu arabuluculuğunda her ne kadar sanki Türkiye’yi bir dost gibi gösterse de sürekli arkasından bıçaklayan bir tavırda. Bu da en net örneği. Bunun başlangıcı, Amerika Hazine Bakanlığı başkan yardımcısının Türkiye’ye TÜSİAD üzerinden bir mektup gönderip Rusya ile ticari anlamda ilişkilerini kesmediği takdirde Türkiye’yi CAATSA yaptırımlarına almakla tehdit etmekti. Hemen bunun sonrasında da söz konusu durum gündeme geldi. İş Bankası ve Ziraat Bankası çok köklü Türk bankaları. Bunların uluslararası anlamda bir yaptırıma uğraması maddi açıdan Türkiye’ye zarar verecektir. O yüzden Ukrayna’nın Türk bankalarını hedef almasını Türkiye’nin Rusya ile sadece iş yapması değil, Avrupa Birliği Rusya’yı yaptırımlara uğratırken Rusya ile ticaretini geliştirmesi, ekonomisini bir şekilde ayakta tutması çabalarına karşı da bir hareket olarak değerlendiriyorum.”

‘Türkiye’nin egemenliğine karşı bir darbe’

Yaptırım listesinde Türkiye’nin devlet bankalarının yer almasının Türkiye’nin egemenlik haklarını ihlal ettiğini dile getiren Altınbaş, “Toplamda 11 bin yaptırım talebinden bahsediyoruz. Burada Türkler de Ukrayna’nın veri tabanında mevcut. Orada çok önemli olarak en başta devlete bağlı Ziraat Bankası, Credit Europe Bank, İş Bankası, Deniz Bank ve Anadolu Efes’i görüyoruz Türk şirketleri olarak. Tabii çok daha detaylı baktığımızda farklı Türk şirketleri görebiliriz ama en çok göze çarpanlar devletin bankası Ziraat Bankası. Bankaların yanı sıra bunların yönetim kurulu başkanları, yönetim kurulu üyeleri, denetleme kurulu başkanları gibi yaptırım listesinde yaptırıma uğratılmak istenen kişiler arasında geçiyor. Bu tabii Türkiye’nin egemenlik hakkını da ihlal eden bir şey. Bu yapıtımlar meselesi şimdi başlamadı. Daha önce bu tarz küstah girişimler Ukrayna tarafından yapılmıştı. Ukrayna Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar TÜRSAB’ı hedef almıştı ve sırf Ruslar ile görüştüğü için ‘iki yüzlü’ demişti. Bu yüzden devlete bağlı bir bankaya yaptırım uygulatma isteği Türkiye’nin egemenliğine karşı bir darbe. Çünkü şunu söylüyorlar dış devletlere; ‘Türkiye’nin bir devlet bankası var. Bu devlet bankası sadece Rusya ile iş yaptığı için Rusya’nın savaşına destek veriyor. Aynı şekilde yöneticileri için de Ukrayna’nın egemenliğine karşı Rus savaşına karşı destek veriyor’ Türkiye’nin burada çok ciddi bir şekilde diplomatik adımlar atması gerekiyor” şeklinde konuştu.

‘Ukrayna krizinin gerilemesi, ABD için en kötü senaryo’

Ukrayna krizinde Türkiye’nin arabuluculuğuna değinen Altınbaş, ABD’nin Türkiye’nin bu girişimlerini baltalamak istediğini ifade etti. Altınbaş, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin bu krizde arabuluculuğu en nihayetinde Ukrayna’daki krizi sonlandırabilecek bir adım olduğu için ABD ve Batı bunu istemiyor. Bunu nerede görüyoruz? Örneğin, İstanbul görüşmelerinde Türkiye, Rusya ve Ukrayna’yı masaya oturttu ve orada çeşitli anlaşmalar imzalamak için ya da krizi sonlandırmak için adımlar attı. Hemen bu adımların sonrasında Buça katliamı gerçekleşti. Türkiye ne zaman bir adım atsa bu adım Ukrayna’daki savaşı gerileteceği ya da durduracağı için ABD silah satamayacak ve Rusya’yı da yoramayacağı için Türkiye’nin buradaki ara buluculuk adımları hem ticarette hem askeri anlamda bu tarz savaşı geriletebilecek bir adım ABD ve AB için en kötü senaryo. Çünkü bu senaryonun içinde silah satışı olmayacak, bölgede siyasi istikrarsızlık olmayacak, savaş bittiğinde insanlar bu yaptırımları sorgulayacak, tıpkı şu an her ne kadar savaş devam etse de sorguladığı gibi. ABD ve Batı ilk başta bu yaptırımları uygularken Rusya’nın hemen diz çökeceğini varsaymıştı. Ama rüzgar tam tersine döndü, şu anda AB büyük bir kriz içerisinde. Enerji fiyatları ve enflasyonun artması ile birlikte yükselen toplumsal hareket siyasi bir harekete dönüşerek NATO ve AB karşıtlığına dönüşüyor. Bu ortamda Türkiye’nin ara buluculuğu ABD için sorun olacak.”

‘Döviz kullanımı dünyada düşüş eğiliminde’

Mir sisteminin ödeme noktasında alternatif olarak ortaya çıkmasının ABD ve Batı için korkutucu bir durum olduğunu söyleyen Altınbaş, bu şekilde ABD’nin en büyük gücü olan Dolar’ın etkisinin azaldığını dile getirdi. Altınbaş, “ABD’nin rahatsızlığı şuradan başlıyor; Çin ile Rusya gaz alımını Ruble ve Yuan üzerinden yapılması anlaşması ile doların dünyadaki kullanımını ciddi şekilde aşağı seviyelere çekmişti. Mir sistemi de bununla bağlantılı. Çünkü ilk başta yaptırımların en büyük alanı olarak Batı şunu görüyordu; Rusya’nın SWIFT sisteminden çıkartılması. Bu Avrupa için de büyük bir risk. Her ne kadar bunu yapmış olsalar da Rusya Mir sistemini Çin ile ticarette faaliyete geçirdi. Şimdi de Türkiye burada mir sistemini kullanmak için Rusya ile anlaşma sağladı. Özellikle Rusların yurt dışında rahatlıkla ödeme yapabilmesi için Ruble ile ya da TL ile mir sistemi seçildi. Bu ne demek oluyor? Siz mir sistemini kullandığınızda, alternatif oluştuğunda ve güçlendiğinde insanlar anlaşma üzerine yerel paralar ile; TL, Ruble ya da Yuan ile ödemelerini, ticaretlerini yapacaklar. Şimdi ticaretini böyle yaptığınızda ABD’nin dünyadaki en büyük gücünü ortadan kaldırmış oluyorsunuz silahlı güçle birlikte. Nedir bu? Dolar. Çünkü döviz kullanımı dünyada düşüş eğiliminde. Bu düşüş demek, dünyadaki gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini zapt etmede zorluk demek oluyor. Çünkü Rusya, Çin, Türkiye ya da İran kendi ticaretlerini yerel para birimleri ile yaptığında alternatif oluşturmuş oluyor. O yüzden mir sisteminin alternatif olarak ortaya çıkması ABD ve Batı için korkutucu bir şey” dedi.
GÖRÜŞ
Ukrayna’dan Türk bankalarına yaptırım çağrısı: ‘Ukraynalı yöneticiler kendi ayaklarına sıkıyorlar’

‘Kışın Avrupa’da sanayi ciddi sorunlar yaşayacak’

Almanya’da birçok sektörün doğalgaz sıkıntısından etkileneceğinin altını çizen Altınbaş, “Fiyatların yükselmesi toplumsal hareketleri beraberinde getirir” değerlendirmesinde bulundu. Altınbaş, şöyle devam etti:

“Avrupa’nın üzerinde çok ciddi bir rüzgar esiyor şu anda. O rüzgar ne? En başta Kuzey Akım-1’in gaz tedarikinin yüzde 20’ye çekilmesi, bunun Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya’yı etkilemesi. Almanya’nın gaz bağımlılığı Avrupa’da yüzde 55’le birinci sıradaydı. Almanya dünyanın en büyük ekonomilerinden ve ihracatçı ülkelerinden biri. Doğalgaz ağır sanayide kullanıldığı için Rusya Almanya’nın çok ciddi bir ihracat alanını kesmiş durumda. Örneğin Hollanda’da, Almanya’da, çeşitli Avrupa ülkelerinde ağır sanayide kullanılan çinko ve alüminyumu üreten fabrikaların üretimi durdu. Alüminyum ve çinko en yüksek enerji isteyen ve en kritik madenler. Bu madenler sadece ağır sanayi içerisinde değil, otomobiller, diğer ev aletleri, tarım ve gübrelemede bile ciddi anlamda bir zincirin baş halkalarından birisi. Şimdi bu madenleri gaz eksikliği nedeniyle üretemediğiniz için bütün olarak bir imalat zincirini bozmuş oluyorsunuz. Bu fabrikaların üretimi durdurması Almanya’da üretimin durması demek, ekonomisini ihracata bağlayan bir ülkenin imalatını durdurması demek. Ciddi anlamda bu Avrupa’da tartışılıyor. Avrupa’da sanayi üretimi kış aylarında ciddi sıkıntılar yaşayacak. Özellikle ağır sanayi üretiminden bahsediyorum. Buralar durursa fiyatlar yükselecek. Fiyatların yükselmesi toplumsal bir hareketi ardından getirecek. Almanya Cumhurbaşkanı 3 gün önce bir açıklamasında “Almanya’da birçok aile evsiz kalabilir” dedi. Bu ne demek? Artık insanlar kira ödeyemeyecek duruma geliyor, evsiz kalıyorlar. Bu yaptırımlar geldi Avrupa’nın kendisini vurdu. Ocak ayı sonunda Avrupa depolarındaki gazın çok büyük ihtimal biteceği söyleniyor. Önümüzdeki günlerde Avrupa’daki eylemlerin kitlesel hareketlere gideceğini göreceğiz.”

‘ABD ve Batı kendi yaptırımlarını delmek zorunda kalıyor’

ABD ve Batı’nın Rusya’ya uyguladığı yaptırımları örtülü bir şekilde deldiğini iddia eden Altınbaş, “Bugün Rusya dünyanın en büyük 11. ekonomisi. Ciddi bir doğal kaynağı var, dünyanın en fazla gaz, tahıl ihraç eden ülkesi. Siz bu ülkeye yaptırım uyguladığınızda dünyada en nihayetinde AB’deki gibi ciddi krizler çıkıyor. O yüzden ABD ve Batı yeni yaptırımları deneyemediği için yaptırımlara katılmayan ülkelerin Rusya ile aralarında oluşturduğu alternatifleri engellemek istiyor. Şunu da çok iyi biliyoruz; Rus petrolünün Yunan gemileri ile birlikte Ege açıklarında dağıtılıyor. Yunan armatörleri son 4-5 ayda ciddi şekilde gemi aldılar. Bunların birçoğu tanker ve kuru yük gemileri. Bunları neden aldılar? Rusya’ya yaptırımlar uygulanıyor ama bir şekilde Avrupa’nın, Amerika’nın Rus doğalgazına, petrolüne, tahılına ihtiyacı var. Bu ihtiyaçları da nasıl karşılayacak? Kendi yaptırımlarını da bir anlamda deliyorlar. Yunan gemileri ile alıp, Ege açıklarında farklı şirketlerin gemilerine dağıtıp kendilerine alıyorlar” ifadelerini kullandı.
Yorum yaz