SEYİR HALİ

Prof. Dr. Yılmaz’dan faiz indirimi yorumu: ‘Gelecek ay devamı gelebilir’

Ekonomist Prof. Dr. Yılmaz, Merkez Bankası’nın faiz düşürme kararını “Bir sinyal olarak görüyorum. Faiz indirimi bana sonbaharda seçim ihtimalinin arttığını gösteriyor. Merkez Bankası kararının gelecek ay devamı gelebilir, 12’ye doğru inebilir. Üretici ve tüketicilere de kredi verilirse seçimin geleceği anlamına geliyor” şeklinde değerlendirdi.
Sitede oku
Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kamil Yılmaz, Merkez Bankası Para Politikaları Kurumu’nun faizi 100 baz puan indirerek yüzde 13 seviyesine çekmesini Radyo Sputnik’te Ali Çağatay’la Seyir Hali programında değerlendirdi.
Prof. Dr. Yılmaz, Merkez Bankası kararını ileriye doğru bir sinyal olarak gördüğünü “Bunu sadece Merkez Bankası kararı olarak görmüyorum. Aslında son haftalardaki gelişmelerle bağlantılı ama benim için de sürpriz oldu. Ben de beklemiyordum. Bir sinyal olarak görüyorum. Son haftalarda yaklaşık 55 milyar geleceğine dair bir söylenti vardı. 20 milyar Rusya geri kalanı körfez ülkelerinden geleceği söyleniyordu. Bu parayı kullanarak hükümet döviz piyasalarına bir ölçüde hakim olmayı planlıyor. Faizi indirme de bununla bağlantılı, dikkat ederseniz faiz indirimine rağmen dolardaki artış on kuruş civarındadır” diye söyledi.

‘Faiz indirimi bana bir ölçüde sonbaharda seçim ihtimalinin arttığını gösteriyor’

SWAP anlaşmalarının kullanım şekline dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, “Borç alıyorsunuz aslında SWAP yapıyorsunuz. Bu parayı da doğrudan döviz piyasalarına müdahale için kullanıyorsunuz. Var olan ekonomi politikanız tamamen iktisadi teoriye ters ve bunu sürdürmek için bu kaynağı kullanacaksınız. Buradaki özellikle faiz indirimi bana bir ölçüde sonbaharda seçim ihtimalinin arttığını gösteriyor. Geçmişte de oluşacak krizin seçimi kazanmalarını engelleyeceğini söylemiştim. Kazanabilme ihtimali yine görmüyorum ama Kasım’daki bir seçim hükümet için görece daha kolay olacaktır. Gelecek ayda bir indirim gelirse ve kredi gazına da basılırsa çok daha düşük faizlere üretici ve tüketicilere kredi verilirse seçimin geleceği anlamına geliyor. Merkez Bankası kendine verilen direktiflerden birini yerine getirmiş oluyor. Bağımsız olarak bir karar alması mümkün değil, olmadığı için de Cumhurbaşkanı faiz indirilecek diyorsa onlar da devam etti” diye belirtti.

‘İTO ve TÜİK endeksi arasındaki fark 19 puana kadar çıktı’

Prof. Dr. Yılmaz, Merkez Bankası kararının ekonomik büyüme ve enflasyona olası etkisini “Bunun ekonomik büyümeye katkısı olur mu? Seçim öncesi kredi gazını vererek sanayi üretimini daha da arttırabilirler. Milli gelirdeki artış biraz daha çıkarılır. Buradaki sorun benim için artık TÜİK’in verileri geçerliliğini kaybetti. Ben bir iktisatçı olarak şu anda TÜİK’in verilerini sorguluyorum. Bakmıyorum. Bu kararın enflasyon üzerindeki etkilerini sorarsanız TÜİK enflasyonu için ‘hiçbir etkisi olmayabilir’ derim. İTO (İstanbul Ticaret Odası) ve ENAG (Enflasyon Araştıma Grubu) enflasyonuna etkisi olacaktır. TÜİK üzerinde olmayabilir veya çok az olabilir. Nedeni Nisan’dan bu yana baktığınızda İTO ve TÜİK endeksi arasındaki fark 19 puana kadar çıktı. Normalde tarihsel olarak ele aldığınızda +5 ve -5 arasında giden bir farktır, birisi 99 diğeri 79.60. Bu kadar yüksek farkı açıklamamız mümkün değil ve sürekli artıyor. Bu artış devam edecek. O zaman benim açımdan TÜİK’in verilerini sorgulamam gerekiyor. TÜİK madde bazlı verileri açıklamayı sonlandırdı, bunlar da sorgulamayı gerektiriyor. O zaman ben enflasyonda TÜİK’in verilerine bakmayacağım” diye anlattı.

‘Birbiri ile tutarlı olmayan verilerden bahsediyoruz’

İşsizlik rakamlarındaki düşüşün istihdam ile açıklanamayacağını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, verilerdeki farklılıkları vurguladı:
“İşsizlik konusunda baktığımızda sürekli düşüyor ama detaylarına baktığımızda bir anlamda ekonomik büyümeyle açıklayamayacağınız bir istihdamda artış var. İkinci çeyrekte yüzde 2.5 artış var. Öte yandan bakıyorsunuz kadın erkek işsizlikleri geçmişte birlikte hareket ederken şimdi kadın işsizliği artarken erkek işsizliği düşüyor. Tamamen farklı yönlere gidiyor. İŞKUR’un verilerinde ikisi yine aynı yönde hareket etmeye devam ediyor. Birbiri ile tutarlı olmayan verilerden bahsediyoruz. TÜİK verilerinde güven kaybı var. Sokaktaki vatandaş gidiyor. Her gün fiyatlar artmaya devam ediyor. Tarım Kredi Kooperatifleri’nde indirim olacak dediler, 34.50’u 33.50’ye çekip bir lira fark oldu. Normalde etkisi yüzde 1 bile değil ama TÜİK ona yüzde 15 ağırlık vererek enflasyonu düşürebilir. Çünkü biz bunları görmüyoruz. Şeffaf değil artık o anlamda aşağı çekmenin birçok yolunu bulabilirler ama biz artık o enflasyonu dikkate almıyoruz.“

‘Vatandaşını verilerle oynayarak daha da fakirleştiriyorsun’

Prof. Dr. Yılmaz, enflasyonu ve alım gücündeki değişimi “Sokaktaki vatandaş sonuç olarak enflasyonun arttığını görüyor. Bu malları almaya çalışıyor. Maaş ve kredi ile ay sonunu getirebiliyor. Satın aldığı ürünlerin fiyatları artmaya devam ettiği müddetçe vatandaş bunu sorgulamaya başlayacak. Seçime giderken de ‘enflasyon artmıyor ama benim maliyetlerim sürekli artıyor. Bunu karşılayamayacağım, bana zam resmi enflasyona göre yapılacak’ diyecek. O zaman bu hükümet alım gücümü gasp ediyor, bunun bir maliyeti olması lazım. Kime? Hükümete. O kişi gidip oy kullanırken bunu 5-10 defa düşünecek. Hükümet bunu göremiyor. Vatandaşını verilerle oynayarak daha da fakirleştiriyorsun. Zam yapsan da yapacağın zam reel olarak onun alım gücünü düşürecek” diye açıkladı.

‘Bizim bu SWAP’ları yeri geldiğinde geri ödememiz gerekecek’

Prof. Dr. Yılmaz, ekonominin gidişatını “Bizim bu SWAP’ları yeri geldiğinde geri ödememiz gerekecek. Bunu nasıl yapacağız. Merkez Bankası elinde olmayan dövizlerle geri mi ödeyecek? Suudi Arabistan Real’i geldi biz onu dolara çevirip müdahale ettik. SWAP geldiği zaman nasıl ödeyeceğiz? Ülkenin üstüne borç yükü yıkılıyor. Enkaza doğru gidiyoruz. Bunun sonucu bir ekonomik enkaz, borç aldığınız parayı har vurup harman savuramazsınız. Hükümet onu yapıyor. Merkez Bankası’nın bu kararının gelecek ay devamı gelebilir, 12’ye doğru bile inebilir. Kredi genişlemesiyle ‘Seçim geliyor. Sonbaharda seçim var’ deriz. Sonuç değişmiyor. Hepimiz daha fakirleşiyoruz. Hepimiz ülke olarak fakirleşiyoruz. Herkes faiz arttırırken biz tam tersini yapıyoruz” diye yorumladı.
Yorum yaz