TÜRKİYE

AK Partili Canikli: Bütün bu çatışma ortamında Türkiye bir barış adası gibi parlıyor

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın muhteşem bir denge politikası ile bütün bu coğrafyada Türkiye'yi bir yıldız yaptığını belirterek, "Bütün bu çatışma ortamında bir barış adası gibi Türkiye parlıyor" dedi.
Sitede oku
Partisinin Mersin İl Başkanlığınca Millet Bahçesi'nde düzenlenen iftar programına katılan Canikli, Türkiye'nin her tarafında millet olarak Ramazan'ı huzur ve barış içerisinde idrak ettiklerini söyledi.
Türkiye'nin çok mükemmel, zengin, her şeyin yetiştiği ve insanların huzur içerisinde hayatlarını idame ettirebildiği güvenli bir ülke olduğunu belirten Canikli, "Can güvenliği olmazsa hiçbir şeyin bir anlamı yok. Eğer yaşadığınız bölgede, coğrafyada sokağa çıkarken çocuklarımız akşam eve sağ salim dönebilir mi kuşkusu, korkusu ve kaygısı var ise orada yaşamak gerçekten çok zordur, eziyettir. Bugün çok şükür Türkiye'nin 780 bin kilometre karesinde, her karış toprağında 85 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı huzur içerisinde, hiçbir can güvenliği problemi olmadan yaşayabiliyor. Bugün böyle ama 25 yıl önce, 30 yıl önce böyle değildi. Komşularımız da böyle değildi. Suriye'ye bakın, Irak'a bakın, Rusya'ya bakın, Ukrayna'ya bakın. Onun için barış içerisinde yaşamak çok büyük bir nimettir" diye konuştu.

'İktidarda farklı bir anlayış görevde olmuş olsaydı, Rusya ile karşı karşıya gelebilirdi'

Bu barış ortamının durduk yerde oluşmadığını, bu ortamı tesis etmenin oldukça zor bir iş olduğunu kaydeden Canikli, "Hele etrafımızda çatışmanın, kavganın, savaşın hiç eksik olmadığı bir coğrafyada Türkiye'yi bir barış adası olarak muhafaza edebilmek kolay değil. Siyaset yapmayacağım ama bunun ne kadar önemli bir kıymet olduğunu bir örnekle paylaşmak istiyorum. İYİ Parti Genel Başkanı Akşener bir açıklama yaptı. Açıklaması şu, 'Türkiye Rusya'ya karşı daha keskin, daha sert bir tavır içerisinde olmalı' diyor. Bunu söyleyen kim? Meral Akşener. Bu ne demek biliyor musunuz? Aslında bunu daha anlaşılabilir bir dile çevirdiğiniz zaman anlamı şudur; Akşener, 'Türkiye, Rusya'ya savaş ilan etsin' diyor. Evet, anlamı bu. Bunu birileri adına yapıyor. Buradan şunu söylemek istiyorum; Allah korusun bugün iktidarda böyle bir anlayış görevde olmuş olsaydı, çok güzel ilişkiler kurduğu Rusya ile karşı karşıya gelebilirdi" ifadelerini kullandı.

'Denge politikası Türkiye'yi yıldız yaptı'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın muhteşem bir denge politikası ile bütün bu coğrafyada Türkiye'yi bir yıldız yaptığını ifade eden Canikli, "Her tarafta kan gövdeyi götürüyor, çatışmalar, kargaşa, sıkıntı. Ama Türkiye bir cazibe merkezi. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Bunu herkes söylüyor. Çünkü her yıl on binlerce başka ülkelerden insan Türkiye'ye geliyor ve Türkiye'de gayrimenkul satın alıyor, konut satın alıyor, iş yeri satın alıyor. Düşünün, geleceğine güvenmediğiniz bir ülkede gidip bir konut satın alır mısınız? Orada yaşar mısınız? Yaşamak için o ülkeye gider misiniz? Can güvenliğinde problem olsa, ekonomik olarak gerekli zenginliğe sahip olmasa, siz gidip orada yatırım yapar mısınız? Orada yaşamak ister misiniz? İstemezsiniz ama Türkiye'de her yıl on binlerce insan bu ülkeye yatırım yapıyor. Çünkü huzur içerisinde yaşayabiliyor, ekonomisine güveniyor, bu ülkeye güveniyor, bu ülkenin geleceğine güveniyor. Bütün bu çatışma ortamında bir barış adası gibi Türkiye parlıyor" şeklinde konuştu.

'Yüksek enflasyona rağmen Türkiye geçen yıl yüzde 11 büyüdü'

Türkiye'nin hiçbir zaman sorunsuz bir dönem yaşamadığını ama o sıkıntıların bir bir aşıldığını bugün de bazı sıkıntılar olduğunu söyleyen Canikli, şöyle devam etti:
"Şu anda da ciddi bir hayat pahalılığı problemiyle karşı karşıyayız. Enflasyon bir problemdir, büyük problemdir. Genelde enflasyonun yüksek olduğu ekonomilerde üretim azalır, ekonomi küçülür ve buna bağlı olarak istihdam problemi, işsizlik problemi ortaya çıkar. Geçmişte Türkiye'nin yaşadığı yüksek enflasyon ortamlarına bakın. Ve başka ülkelerin yüksek enflasyonist dönemlerine bakın. Hepsinde ekonomide küçülme yaşandığını, yani daha az mal ve hizmet ürettiğini ve işsizliğin arttığını görürsünüz. Enflasyonun ekonomide yaptığı ikinci tahribat da gelir dağılımını bozar. Yani milli gelirden fakir fukaraya aktarılan kaynakları azaltır. Türkiye'de şu anda yüksek enflasyon var. Onun iki tane nedeni var. Dolardaki yükseliş ve özellikle son Ukrayna-Rusya savaşı. Yüksek enflasyona rağmen Türkiye geçen yıl yüzde 11 gibi inanılmaz yüksek bir oranda büyüdü. Bu ne demek? Bu şu demek; Türkiye'nin bir önceki yıla göre yüzde 11 daha fazla mal üretmesi anlamına geliyor. Yüzde 11 daha fazla zenginleşmesi anlamına geliyor. Yüksek enflasyona rağmen Türkiye büyüdü, büyümeye devam etti. Enflasyonun ülkenin ekonomisini küçültmesine, Türkiye'nin daha fakirleşmesine müsaade etmedik. Tam tersi yüzde 11 oranında Türkiye büyüdü. Dünyanın en büyük büyüme oranlarından bir tanesini gerçekleştirdi. 1990'lı yıllarda, 2000'li yılların öncesinde yüksek enflasyon olduğu zaman üretim azalır, işsizlik artar, dar gelirli zor duruma düşerdi. Şimdi biz enflasyonun bu tahribatına müsaade etmedik. Bir şey daha yaptık, yüksek enflasyonun dar gelirliyi, düşük gelir grubunda bulunan vatandaşlarımızı ezmesine müsaade etmedik."
AK Parti iktidarının bundan önce yaşanan sıkıntıları aştığı gibi şu anda yaşanan enflasyon problemini de en kısa sürede aşacağını vurgulayan Canikli, ama bu sorunlar halledilene kadar da özellikle dar gelirli vatandaşların zarar görmemesi için gereken her türlü tedbirin alındığını ve politikaların hayata geçirildiğini söyledi.

'4 ülkede asker bulunduruyoruz'

Şu anda Türkiye'nin 4 farklı ülkede asker bulundurduğunu belirten Canikli, şu ifadeleri kullandı:
"Neden? Topraklarımızı korumak için. Çünkü bu toprakların güvenliği sınırlarımızdan geçmiyor, sınırlarımızın ötesinden geçiyor. Eğer Zeytin Dalı Operasyonu yapılmamış olsaydı, Türkiye'ye yönelik saldırılar önlenmemiş olsaydı, sınırlarımızı koruyamazdık. Bugün Türkiye 4 ülkede asker bulunduruyor. Ve çok da ciddi kaynak ayırıyoruz. Ülke savunması söz konusu olduğunda elbette her şey teferruat. Paranın pulun hesabı yapılmaz. Yapmıyoruz. Ama bakın sadece F-16'lardan atılan akıllı mühimmatlar var ya, bir tanesinin fiyatı bir milyon dolar. Teröristleri kaynağında, inlerinde halletmezsek koruyamayız. Onun için 4 ülkede şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye asker bulunduruyor. Ama biz, 'kaynakların büyük bölümünü ülkenin savunması için kullanıyoruz, dolayısıyla diğer alanlara ayıracak paramız yok' demedik. Hem o toprakların savunulması için gereken kaynakları ayırdık, 100 milyar doların üzerinde kaynak ayrıldı savunma için hem de ülkenin kalkınması için gereken yatırımları yapıyoruz. Yollar, köprüler, hastaneler. Ayrıca vatandaşımızın zenginleşmesi için gereken kaynak aktarımını da yapıyoruz. Onun için bu kadar zor şartlara rağmen bugün Mersin'de de Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi huzur içerisindeyiz."
Yorum yaz