Ukrayna krizi

Buça’da ‘sivil katliamı’ iddiaları: ‘Medyanın tavrı, Suriye sürecinde yaşananları hatırlatıyor’

Batı medyasının Rusya’ya yönelik öne sürdüğü ‘sivil katliamı’ iddialarını değerlendiren gazeteci Musa Özuğurlu, “Medyanın tavrı Suriye sürecinde yaşananları hatırlatıyor. Bu süreçte ‘Rusya kimyasal kullandı’ iddiaları ile karşılaşırsak şaşırmayalım” açıklamasında bulundu.
Sitede oku
Rusya’nın Ukrayna’da düzenlediği özel operasyonla birlikte, Batı medyası başta olmak üzere Rusya’ya yönelik büyük bir dezenformasyon kampanyası başlatıldı. Bu kampanyanın son örneğine Kiev bölgesine bağlı Buça şehri sahne oldu. Rusya’nın kontrolünde olan ve Rusya’nın çekilme kararının ardından boşaltılan bölgede, Ukrayna yönetimi ve Batı medyası tarafından ‘Rusya’nın sivilleri katlettiği’ yönünde iddialar öne sürüldü. Bu dezenformasyon kampanyasının sembolü ‘yollara atılmış ceset görüntüleri’ oldu.

İngiltere, Buça’daki yalan iddiaların gündeme getirilmesini bloke etti

Rusya, Buça’daki iddiaların açıklıkla ve kanıtlar üzerinden tartışılması için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) toplanmasını talep etse de, İngiltere Rusya’nın bu talebini bloke ederek, iddiaların uluslararası düzlemde ele alınmasının önüne geçti. Aslında Batı medyası yoluyla başlatılan dezenformasyonun örnekleri Ukrayna ile sınırlı değil. Benzer süreçler Irak, Afganistan, Libya, Suriye hatta Vietnam’da da yaşanmıştı. Batı’nın bu girişimlerinin azımsanamayacak sayıdaki bir kısmı da bahsi geçen ülkelere savaş, işgal ve kaos getirmişti.

‘Sanki Hunter Biden gibilerin Ukrayna’da biyolojik araştırmalarına izin verilmiyormuş gibi bir hava var’

Konuyu Sputnik’e değerlendiren gazeteci Musa Özuğurlu, Türkiye medyasının da büyük oranda bu iklimden etkilendiğini belirterek, “Ukrayna sürecinde Türkiye ve dünya medyasının tavrı tanıdık. Sanki Ukrayna’da Naziler / faşistler yok. Hunter Biden gibilerin kendi topraklarında kimyasal – biyolojik araştırma yapan laboratuvarları desteklemesine izin vermedi, Ukrayna yönetimi Donbass bölgesinde yaklaşık 10 yıl boyunca sivilleri öldürmedi, işkence yapmadı, toplu mezarlar oluşturmadı, Odessa’da bir otelde 40 kişiyi diri diri yakmadı, yakan güruhun başındaki ismi ödüllendirmedi, Poroşenko Donbass bölgesindeki çocukların sığınaklarda yaşamak zorunda kalacaklarını söylemedi” ifadelerini kullandı.

‘Birçok kişi Ukrayna meselesini Rusya’nın operasyonundan sonra ‘okumaya’ başladı’

Özuğurlu, “Batı medyasını Irak’tan, Afganistan’dan, Libya’dan, Mısır’dan, Suriye’den tanıyoruz. Türkiye’de medyası ise artık şaşırtmıyor. Medyamız neden ağırlıklı olarak Ukrayna yönetimi yanlısı ve tam Rusya karşıtı?” sorusunu yönelterek, şu değerlendirmede bulundu:
“Birkaç nedeni var: birincisi cehalet. Ukrayna’ya gidip şov yapanlar da dahil, birçok kişi Ukrayna meselesini Rusya’nın operasyonundan sonra ‘okumaya’ başladı. Birkaç günde biriktirdikleri ile uzmanlık ve muhabirliğe hazır olduklarına inandırdılar kendilerini.
İkinci sebep: Medyamızda doğru dürüst dış haberci(lik) yoktur. Dış habercilik artık çoğunlukla Batılı ajansların, kanalların geçtiği haberlerden ‘kopyala, yapıştır’ yapılıyor. Haliyle bilgileri de çevirebildikleri ile sınırlı kalıyor.
Üçüncü sebep: Batı medyasının oluşturduğu ‘Rusya kötüdür’ algısı. Örneğin aynı medya Irak’ta eğlenerek çocuk öldüren Amerikalı askerlerin yaptıklarını hoş karşılar. Bir ‘pardona’ bakar.
Ukrayna krizi
Peskov: Buça vakası hakkında tarafsız bir uluslararası soruşturma yapılabileceğinden şüpheliyiz

‘Ya gerçeği ayırt edemiyorlar, ya da dürüst değiller’

Bizi şaşırtan (aslında artık şaşırmıyoruz) gazeteci geçinen, kimisi her akşam tv kanallarında ya da binlerce kişinin abone olduğu YouTube kanallarında boy gösterenlerin bu yalanlar ile ilk defa karşılaşıyormuş gibi yapmaları ve iddiaları teyit etmeden haber gibi sunmaları. Iki ihtimal var: ya gerçek haberi yalan olandan ayırt edecek kapasiteleri yok ya da dürüst değiller. İki ihtimal de kötü.”

‘Ukrayna sürecinde medyanın tavrı Suriye sürecinde yaşananları hatırlatıyor’

Buça’da Rusya’ya yönelik ‘sivil katliam’ iddialarını da değerlendiren Özuğurlu, Rusya’nın BMGK talebinin İngiltere tarafından reddedildiğinin altını çizerek, olayların Suriye sürecinde yaşananları hatırlattığını söyledi:
“Ukrayna sürecinde medyanın tavrı Suriye sürecinde yaşananları hatırlatıyor. Batı ve Türk medyası en başından Suriye güvenlik güçlerinin sivillere ateş açtığı iddia etmeye başladı. Aynı medyaya göre Suriye yönetimi kendi halkına karşı kimyasal bile kullandı, kendi şehirlerini bombaladı, kendi insanlarını katletti. Fırınlar, hastaneler, fabrikalar, camiler bu bombardımandan nasibini aldı. Yalan öyle bir raddeye ulaştı ki ölen Suriye askerleri aslında sivillere ateş açmayı reddettikleri için kendi üstleri tarafından öldürülüyordu. Burada da aynı ön kabul kendini gösterdi: Muhalifler silahsız, barışçı, Esad ve Suriye ordusu zalim.
Oysa Suriye’de daha ilk günden polislerin, askerlerin, sivillerin kafaları kesiliyor, otobüsler bombalanıyor, kadınlara tecavüz ediliyor, insanların cesetleri muhalif denilenler tarafından et fabrikalarında elektrikli tesetere ile parçalara ayrılıyordu. Bunların hepsi görmezden gelindi. Bu insanlık suçunu işleyenlerin hepsi ‘devrimci, demokrasi savaşçısı’ olarak gösterildi.”
GÖRÜŞ
Türk medyası Sputnik'in kimyasal provokasyon kanıtlarına neden kayıtsız kaldı?

Beyaz Baretliler örneği

Suriye’de çok sayıda ‘kimyasal saldırı’ provokasyonu hazırlayan El-Kaide bağlantılı ‘Beyaz Miğferler’ örgütüne değinen Özuğurlu, “Beyaz Baretliler El Kaide uzantıları ile çatışmalara katılıp, infazlarda yer alırken, cihatçılar ile poz verirken, kimyasal saldırı senaryolarını filme alırken, halka gönderilen yardımları onlarca katı fiyata satarken uluslararası medya bu güruhun suçlarını perdelemek ile meşguldü” ifadelerini kullandı ve Arap Birliği’nin 2012’de hazırladığı Suriye konulu raporun üzeri örtülerek inceleme heyetinin de dağıtıldığını hatırlattı.
“Suriye’de ne zaman kimyasal saldırı olduysa öncesinde ‘kimyasal saldırıdan endişe edilen bir açıklamanın’ yapıldığı görüldü. Bunun anlamı şu:
Batı kendi ajandasını uygulayabilmek için bu senaryoları ‘uyarı yapıyormuş gibi’ dillendiriyor, ardından provokasyon gerçekleşiyor.”
GÖRÜŞ
‘Batı'ya hizmet eden Beyaz Miğferler Kanada, Almanya ve İngiltere'ye gitti ancak yeniden bu coğrafyada görevlendirilebilirler'

‘Bu süreçte ‘Rusya kimyasal kullandı’ iddiaları ile karşılaşırsak şaşırmayalım’

Ukrayna konusunda da Suriye’de yapılanların benzerlerinin tekrarlanabileceğini söyleyen Özuğurlu, “Bu süreçte “Rusya kimyasal kullandı” iddiaları ile karşılaşırsak şaşırmayalım. Suriye’de aynısını yaptılar çünkü. Bu gibi kirli süreçlerde mülteciliğe zorlanan sivillerin, çocukların, kadınların kullanıldığını çok kez şahit olduk. Ukrayna için de aynı senaryolar kullanıldı, kullanılmaya devam edilecek” dedi.
Suriye ile Ukrayna örneklerini karşılaştıran Özuğurlu, şunları söyledi:
“Suriye’de içeriden bir kalkışma vardı, o nedenle atılan yalanlar biraz farklılıklar gösteriyordu. Mesela gösterilerin barışçı olduğu, ordunun ateş açtığı, Esad’a karşı milyonların sokağa çıktığı, halkın kendini korumak üzere silahlandığı, Esad’ın kendi insanlarını öldürdüğü, şehirlerin tanklar ile vurulduğu, Lazkiye’nin denizden bombalandığı, kimyasal kullanıldığı, Esad’ın denizaltıda yaşadığı, onlerca kez kaçtığı, Mahir Esad’ın öldüğü, Sünnilere karşı zulüm uygulandığı, Esad’ın Alevi devleti kurmaya çalıştığı, askerlerin kadınlara tecavüz ettiği gibi yalanlar yüzlerce kez çeşitli versiyonlar ile tekrar edildi.
Ukrayna süreci daha farklı. Burada Poroşenko ve Zelenskiy’in daha önce Donbass’ta yüzlerce sivilin ölümünden sorumlu olduğu, faşist çetelerin tecavüzleri, çocuklara karşı işledikleri suçlar, toplu mezarlar, 14 bin kişinin Ukrayna yönetimi tarafından öldürülmesinin BM raporlarında yer alması, yakalanan Rus askerlerinin canlıyken ellerinin ve kulaklarının kesilmesi, kadınlara işkence yapılması, halen devam eden bombardımanlarda sivillerin öldürülmesi değil, Rusya’nın saldırıları öne çıkarılıyor.”
Ukrayna krizi
‘Sosyal medya’da Ukrayna dezenformasyonu: İşte yayınlanan yalan haberler

‘Yapılan gazetecilik değil Zelenskiy’in halkla ilişkiler çalışması’

Bölgede yaşananların ‘tek taraflı olarak ele alınmaması gerektiğini’ vurgulayan Özuğurlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Rusya’nın Ukrayna’ya girip girmemesi gerektiği elbette tartışılabilir. Ancak en azından yakın geçmişte yaşananların da bir süreç olarak ele alınması gerekir. Eğer sadece bir tarafı görür diğer tarafın bilerek ve isteyerek işlediği suçları gizlerseniz bunun adı gazetecilik değil, Zelenskiy’in halkla ilişkiler çalışması olur ki bugün medyanın çoğunluğunun yaptığı da budur.
Suriye’de aradan yıllar geçtikten sonra birtakım gerçekler ortaya çıkmaya devam ediyor. Ukrayna sürecinde yaşananlar da elbette birgün ortaya çıkacak. Şimdilerde işi özenle seçilmiş Rusya karşıtı haberleri gönüllü çevirmek olanlar bir başka krizde aynı tavrı sürdürecekler maalesef. Suriye’de bunu gördük, Ukrayna’da da görüyoruz.”
Yorum yaz