EKSEN

'Herzog’a Türkiye ile yumuşama görevi verildi, işaret Erdoğan'ın İsrail bayrağı önündeki pozu olur'

Dr. Yanarocak'a göre İsrail'in 'normalleşme' için Hamas şartında esneme yok. İsrail'i Yunanistan ve Kıbrıs'a Ankara'nın ittiğini söyleyen Yanarocak, EastMed gibi ortak projeler için güven inşası gereğini vurguladı. Herzog'a Türkiye ile yumuşama görevi verdiğini belirten Yanarocak'a göre asıl işaret Erdoğan'ın İsrail bayrağı önünde poz vermesi olur.
Sitede oku
AB'nin talepleri uyarınca 2021'de Doğu Akdeniz'de hareketsizliğe yönelen Türkiye, karşısında Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail ile Mısır'ın giderek ilişkilerini koordine ettiği bir zeminle karşı karşıya kalmıştı.
Türk dış politikasında 'normalleşme' başlığının açılmasına yol açan gelişmelerin yaşanırken, sürekli 'EastMed' projesi öne çıarıldı. Geçen hafta ise ABD yönetiminden dikkat çekici bir çıkış geldi. Washington yönetimi, enerji uzmanlarının uzun süredir verimli ve işleyebilir bulmadığı EastMed projesine Trump yönetiminden bu yana verilen desteğin çekildiğini duyurdu. Atina ve Tel Aviv'e bu konuda bilgi verildiği kaydedildi.
Ankara, bu gelişmeyi 'tezlerinin onaylanması' olarak algıladı. Bir süredir İsrail'le normalleşme için 'kapı aralayan' mesajlar veren Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın hemen arkasından yaptığı açıklamalar dikkat çekti. Erdoğan İsrail Cumhurbaşkanı İtzak Herzog'un Türkiye'yi ziyaret edebileceğini belirtirken, EastMed projesiyle ilgili şartları görüşebileceklerini söyledi.
Yılan hikayesine dönen Türkiye-İsrail normalleşmesi ve 'Türkiye'nin dahil olabileceği EastMed' temalı girişimleri Tel Aviv Üniversitesi Moshe Dayan Ortadoğu Araştırmaları Merkezi ve Kudüs Güvenlik ve Strateji Araştırmaları Enstitüsü’nden Dr. Hay Eytan Yanarocak ile konuştuk.

'İsrail açısından normalleşme için mutlaka İstanbul'daki Hamas terör hücresi kapatılmalı'

Dr. Hay Eytan Yanarocak, uzun süredir konuşulan Türkiye-İsrail normalleşmesinin bu kez sonuç vermesi umudunu dile getirirken, İsrail açısından Hamas'la ilgili şartların geçerli olduğunu vurguladı:
“Bu kez inşallah dananın kuyruğunun kopacağını ümit ediyorum. Ancak İsrail bakış açısıyla topun hala Türkiye’nin sahasında olduğunu görüyoruz. 23 Aralık tarihinde İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid’in yaptığı bir açıklama var. Lapid, Batı Şeria’da terör unsurlarına yapılan bir operasyonun ardından 50 Hamaslı teröristin yakalandığını ve çeşitli terör saldırılarında bulunduklarını ve bu saldırıların talimatının İstanbul’da bulunan Hamas terör hücresi tarafından verildiğini açıkça söylemişti. Türkiye ile İsrail arasında bir normalleşmeye ulaşılabilmesi için mutlaka İstanbul’daki Hamas terör hücresinin kapatılması gerektiğini söylemişti. İsrail tarafında bu konuda herhangi bir esneme yok."

'ABD'nin demesiyle EastMed ölü sonucu çıkarılmasın, Avrupa faktörü var'

ABD'nin EastMed projesine desteği kesmesinin 'malumun ilanı' olduğu görüşündeki Yanarocak, uzmanların uygulanabilirlik ve maliyet şüphelerini uzun süredir dile getirdiklerini anımsattı. İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın bu projeyi 'bir araya gelme bahanesi' olarak kullandıklarını söyleyen Yanarocak, diğer yandan Avrupa faktörü nedeniyle projenin tamamen ölü ilan edilemeyeceği görüşünde:

"En son Amerikan yönetiminden gelen bir açıklama söz konusu; o da EastMed. Doğu Akdeniz doğal gaz hattı konusunda Amerika’nın artık bu projeyi desteklemeyeceği ortaya çıktı. Bu biraz da malumun ilanı oldu. Her ne kadar İsrail, Yunanistan veya Kıbrıs’ta bu yüksek sesle dile getirilmese de projenin uygulanabildiğine dair şüpheler, çok pahalı olduğuna dair soru işaretleri vardı. Bu üç ülke Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail niçin bu konuda devam etmeyi seçti? Bu üç ülke bu projeyi kullanmak suretiyle bir araya gelmek için bir bahane buluyordu. Şu anda aslında Amerika bu projeden desteğini çektiğini söyledikten sonra bu üç ülkenin aralarındaki ittifakı devam ettirebilmek için yeni bir mazeret bulmaları gerekiyor. Bu ilişkinin adını koymaları gerekiyor yani. Amerika’nın demesiyle bu projenin öldüğü sonucunu çıkarmayalım. Burada Avrupa faktörü de var."

'ABD Türkiye'de olası iktidar değişikliği için partiler üstü bir konuda daha fazla rencide etmemek için desteği çekti'

Yanarocak, ABD'nin EastMed açıklamasını bugün yapmasının Türkiye'deki iç politikayla alakalı olduğu görüşünde. Konunun Türkiye için partiler üstü olduğunu belirten Yanarocak, Washington'ın anketlerin olası iktidar değişimine işaret ettiği bir dönemde Türkiye'yi rencide edecek tutumda fayda görmediğini dile getirdi:
"Amerikalılar niçin şu anı seçtiler diye soracak olursak, bence sebebi dış politikadan ziyade Türk iç politikasıyla alakalı. Şu anda ilk defa anketlerde Erdoğan hükümetinin bir olasılıkla 2023 seçimlerinde sandıkta ipi göğüslememe durumunun söz konusu olduğunu görüyoruz. Amerika'nın böylesi bir kararla, eğer 2023 seçimlerinde AK Parti bir şekilde seçimleri kazanamazsa, hükümeti kuracak olan diğer unsurlarla iyi bir ilişki kurabilmek için, yani Erdoğan sonrası oluşabilecek hükümet konusunda Türkiye’yi Çin ve Rus eksenine kaptırmamak için, Batı ekseninde tutmak için partiler üstü bu dış politika görüşünde Türkiye’yi daha fazla rencide etmeden bu konuda bir duruş sergilediğini düşünüyorum. Üç aşağı beş yukarı bu şekilde baktığınızda Amerika için fizibilitesi düşük olan bir projeyle Amerikan-Türk ilişkilerinin daha fazla gergin hale getirilmesinin hiçbir katma değeri yok.”

‘Bennett ve Lapid’in gözetiminde Herzog’a Türkiye ile ilişkilerinde yumuşama açısından görev verildi’

Yanarocak Herzog'un artık Türkiye'den farklı olarak İsrail'in sembolik olan cumhurbaşkanlığı makamında oturduğunu anımsatırken, kendisine Başbakan Bennett ve Dışişleri Bakanı Lapid'in gözetiminde Türkiye ile yumuşama açısından bir 'görev verildiği' değerlendirmesinde bulundu. Yanarocak'a göre, Herzog'un Türkiye'yi ziyaret etmemesi için sebep yok:
“İtzak Herzog, İsrail Devlet Başkanı. Ancak Türkiye’de başkanlık sisteminin gelmesinden evvelki Cumhurbaşkanı gibi bir devlet başkanı. Yani siyasi bir sorumluluğu yok. Siyasal sorumluluk İsrail’de başbakana ait. Başbakan Naftali Bennett ve Dışişleri Bakanı Yair Lapid’in gözetimi altında, Herzog’a bu şekilde Türkiye ile yumuşama açısından bir görev verildiğini görüyoruz. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Devlet Başkanı Herzog arasında bir uyum söz konusu, en azından basına yansıdığı kadarıyla. Herzog’un Türkiye’ye gelmemesi için hiçbir sebep yok, elbette gelebilir. Kişisel olarak her zaman diyalog kanallarının açık tutulmasından yanayım. İki liderin buluşması, bazı anlaşmazlıkları yüz yüze görüşüp, üstesinden gelme fırsatı yaratacaksa her türlü zirvenin yapılması konusunda destekçiyim. İsrail karar alıcılarının da bu şekilde davranacağını düşünüyorum."

'Erdoğan İsrail bayrağı önünde basına poz verirse...'

2016'da dönemin başbakanları Netanyahu ile Yıldırım tarafından ayrı yerde yapılan, Türk tarafında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eksik olduğu resme atıfta bulunan Yanarocak, bu kez Erdoğan'ın arkasında İsrail bayrağı ile görüntü vermesi ve 'yandaş medyanın' yayınlamasının normalleşmenin gerçekleşmesinin asıl işareti olacağı görüşünü dile getirdi:
"2016’da İsrail ile Türkiye arasında normalleşmenin ilanını eş zamanlı basın toplantısıyla izlemiştik. O zaman İsrail Başbakanı Netanyahu, Roma’daydı. O zamanki Başbakan Binali Yıldırım da Ankara’daydı. Ekran ikiye bölünmüştü, aynı odada bile değillerdi. Netanyahu’nun arkasında sadece İsrail bayrağı vardı, Yıldırım’ın arkasında sadece Türk bayrağı vardı. Bu fotoğrafta eksik olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisiydi. 2016'da normalleşmenin çökmesindeki en önemli sebep Erdoğan’ın bu resimde yer almamasıydı. Önümüzdeki günlerde şu anda kısık ateşte pişmekte olan normalleşmenin gerçeğe evrilip evrilmeyeceğini nereden anlayacağım? Herzog’un olası Ankara ziyaretinde eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail bayrağı önünde basına poz verirse, o zaman ben bunu gerçek bir normalleşmeye gidebileceğine inanacağım. Türkiye’de havuz medyası diye tabir edilen medya kanalları ve gazetelerinde de aynı şekilde birinci sayfadan bu haberin verilmesiyle ancak bu şekilde ikna olacağım. Umarım bizi ikna ederler.”

‘İsrail'i Güney Kıbrıs ve Yunanistan'a Türkiye itti, zamanla İsrail’in çıkarlarına hizmet eder hale geldi’

Yanarocak, Türkiye'nin de yer alacağı bir 'EastMed' hattının çok daha ucuz ve fizibilitesinin yüksek olduğunun bilindiğini ancak bu süreçte İsrail'i Yunanistan ve Güney Kıbrıs'la işbirliğine Türkiye’nin Filistin konusundaki tutumun ittiği görüşünde. Zamanla bu ilişkilerin İsrail çıkarlarına hizmet eder hale geldiğini, İsrail ordusu için tatbikat alanları ve AB içerisinde çıkarların korunmasının kolaylaştığını dile getiren Yanarocak, Türkiye ile olası normalleşmenin bu stratejik ilişkilere zarar getirmeyeceğinin altının çizildiğini anımsattı. Yanarocak'a göre 'EastMed' türü bir proje olacaksa bunun karşılıklı tavizlerle yapılması ve Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs'ın bulunması gerekiyor:
“İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan en son açıklamada zaten Türkiye ile ilişki onarımı sürecinde Kıbrıs ve Yunanistan ile olan stratejik ilişkilere herhangi bir zarar getirilmeyeceğine net olarak belirtildi. Türkiye'nin de katılacağı bir 'EastMed' projesi kağıt üzerinde fizibiletisi çok yüksek ve ucuz. Türkiye’nin kendi içinde bulunduğu TANAP adı altında bir altyapı zaten mevcut. Gerçekten maddi açıdan da bu gazın Türkiye’ye ulaştırılması çok daha karlı ve kolay. Buna rağmen Türkiye’nin gütmüş olduğu Filistin yanlısı dış politika nedeniyle İsrail kendini Kıbrıs ve Yunanistan’ın kollarında buldu. Bunun ardından da doğal olarak bazı ilişkiler gelişmeye başladı. Şu anda İsrail bundan önemli kazanımlar elde etti. Yunanistan hava sahası İsrail uçaklarına açıldı. İsrailli pilotlar burada askeri tatbikatlarını yapabiliyor. Bunun yanında Güney Kıbrıs’ın dağlık arazilerinde İsrail komandolarının eğitimleri yapılıyor, bunun için İsrail için önemli. Güney Kıbrıs’ın topografyası Güney Lübnan’ın topografyasına çok benziyor. Dolayısıyla İsrail’in elinde halihazırda önemli kazanımlar var. Yunanistan ve Kıbrıs’ın AB üyesi olmasında mütevellit bu iki ülkenin İsrail’in AB içerisindeki çıkarlarında da önemli sahibi olduğunu görüyoruz. Bu iki ülkeyle ilişkileri sıcak tutmak İsrail’in lehine. Türkiye ile böyle bir şey olabilmesi için nasıl ki Türkiyesiz bir EastMed olmayacaksa Yunanistansız ve Kıbrıssız bir EastMed de olmayacak. Aklın yolu bir, İsrail, Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’ın bir arada olacağı, karşılıklı tavizlerin verileceği ortak bir projeyle ancak hayata geçirilebilir. Yoksa hiçbir şekilde hayata geçirilemeyeceğini düşünüyorum. Ne Yunanistan ne Türkiye’nin olmadığı bir denklemin yaşayabileceğine inanmıyorum."

'Ortak projeler geliştirilebilmesi için güven eksikliğinin giderilmesi ve iki sene süt liman bir dönem gerekiyor'

Ancak Yanarocak, Türkiye ile İsrail arasının düzelmesi ve ortak projeler geliştirilebilmesi için güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğine işaret ederken, iki sene boyunca herhangi bir olayın yaşanmayacağı süt liman bir dönem gerekiyor:

"Yunanistan ve Kıbrıs denen iki devlet yeryüzünde olmasaydı bile İsrail açısından bir sorun var. İsrail ile Türkiye arasında bir güven eksikliği var. Bu da yıllar içerisinde güven erozyonuna uğradı. Bu güven eksikliğinin ortadan kalkması için bu iki sene boyunca hiçbir vukatın yaşanmayacağı, süt liman denilebilecek bir dönem geçirirsek o zaman bazı değişikliklerden söz edebiliriz. Büyük projelere girme konusunda altyapının sağlandığını görebiliriz. İsrail bunu ister. Çünkü İsrail hiçbir zaman Türkiye’yi karşısına almayı kendi ulusal güvenlik siyaseti açısından istemez.”

Yorum yaz