GÖRÜŞ

ABD ve Fransa’nın Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı silahlandırması, Türkiye için tehdit yaratıyor mu?

Son dönemde, ABD ve Fransa, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın silahlandırılmasına yönelik yeni adımlar atıyor. Emekli Tümamiral Dr. Deniz Kutluk, Türkiye’ye karşı atılan bu adımların bir etkisinin olmayacağını ifade ediyor.
Sitede oku
ABD, geçen yıl, savunma amaçlı silahların Güney Kıbrıs'a satış kısıtlamasını 1 Ekim 2020'den 30 Eylül 2021 tarihine kadar kaldırma kararı almıştı. Güney Kıbrıs'a askeri malzeme ihracatını bir yıl daha sürdüreceğine ilişkin karar ise 30 Eylül 2021 tarihinde geldi.
Kuzey Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin silah satış kısıtlamasını geçen yıl kaldırdığı Kıbrıs Cumhuriyeti'ne askeri malzeme satmaya bir yıl daha devam etme kararının "kabul edilemez" olduğunu açıkladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis'i ağırlaması vesilesiyle, Elysee Sarayı'nda hem Paris'in Atina'ya Rafale jetleri ile üç Belharra sınıfı fırkateyni satışı ve dördüncüsünü de satması seçeneğini içeren anlaşmaya hem de iki ülke arasında stratejik savunma-güvenlik işbirliği paktına imza atıldı. Yunanistan, Dassault yapımı Rafale'den geçen yıl 18 ve bu yıl da 6 tane daha sipariş ederek, bu savaş uçağını satın alan ilk Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke olmuştu.
‘Türkiye’nin Kıbrıs’taki stratejik üstünlüğü ortadan kaldırılamaz’
Bu adımları Sputnik’e değerlendiren Emekli Tümamiral Dr. Deniz Kutluk, Kıbrıs konusunda şunları söyledi:
TÜRKİYE
Kuzey Kıbrıs Dışişleri: ABD'nin Güney Kıbrıs'a askeri malzeme satmaya devam kararı kabul edilemez

1974’ten beri Türkiye, Kıbrıs’ta uluslararası hukuk normları çerçevesinde varlığını sürdürüyor. Uluslararası hukuku dilinden düşürmeyen devletlerin bu konudaki çelişkileri de insanı hayrete düşürüyor. Bu bağlamda ABD’nin Rum tarafını silahlandırması ve onlara eğitim yardımı yapması aslında Türkiye’nin adadaki askeri varlığına karşı bir meydan okumayı başarılı kılmak hedefini gözetiyor. Bu imkansızı istemek oluyor. Çünkü Kıbrıs adasına kim ne kadar silah yığarsa yığsın Türkiye’nin oradaki stratejik üstünlüğünü ortadan kaldıramaz.

Kutluk, bu uzatma kararının Amerikan iç politikasına yönelik bir adım da olduğunu değerlendirerek; “Bu, Rum tarafına lehine değildir. Rumlar Türkiye’ye karşı bir askeri varlık gösterip başarı kazanamazlar. Politik sebepler ile yapılıyor” dedi.
‘Anormal fahiş fiyatlar’
Emekli Tümamiral Kutluk’un, Yunanistan-Fransa anlaşmasına dair yorumları ise şöyle oldu:

Fransa ve Yunanistan’ın açıklamalarında kendi içinde çelişen birçok konu var. Stratejik işbirliği yaptılar, yapsınlar, 70 milyonluk nükleer kapasiteli bir ülkeyle 11 milyonluk konvansiyonel kapasitesi bile yetersiz bir ülkenin işbirliğinden ne olur? Yunanistan ne silahlanması ne de geçmişteki yaptıkları Türkiye’nin dış politikadaki duruşunu etkilemiyor. Bunları yaparak sadece ticari iş yapıyorlar. 3 tane fırkateyni 3 milyar euroya satmak büyük başarı. Anormal fahiş fiyatlar. Kaybeden Yunan halkı oluyor. Yunanistan, ‘Türkiye ile bir silah yarışına girmek istemiyoruz’ diyor. Tabii istemezsin çünkü Türkiye 80 milyon siz 11 milyon nüfusa sahipsiniz. Yunanistan’ın Türkiye ile silah yarışına girmesi kötü olan ekonomisini daha kötü hale getirir. O yüzden bu doğru bir söz.

‘Yunanistan ve Fransa’nın, Türkiye’ye saldırması bir çılgınlık olur’
Macron, Miçotakis ile açıklamasında, ayrıca, "Avrupalılar olarak üye devletlerle dayanışma göstermek bizim görevimizdir. Yunanistan'ı toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini sağlayacak şekilde donatmayı ve izinsiz giriş, saldırı veya saldırganlık durumunda korumak için işbirliği yapmayı taahhüt etmemiz meşrudur" ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Tanju Bilgiç ise Yunanistan Savunma Bakanı’nın Fransa ile yaptıkları savunma anlaşmasının deniz yetki alanlarını da kapsadığı yolundaki açıklamasını 'boş bir hayal' olarak nitelendirdi. Bilgiç, açıklamasında şunları söyledi:
TÜRKİYE
Dışişleri Sözcüsü Bilgiç'ten Yunanistan Savunma Bakanı'nın açıklamalarına yanıt: Boş bir hayal

Yunanistan’ın maksimalist deniz yetki alanı ve hava sahası iddiaları uluslararası hukuka aykırıdır. Yunanistan’ın uluslararası toplum tarafından da sorgulanan bu iddialarını, NATO İttifakına zarar verecek şekilde, Türkiye karşıtı ikili askeri ittifaklar kurmak suretiyle bize kabul ettirebileceğini düşünmesi boş bir hayaldir. Bu tür beyhude çabalar, Ege ve Akdeniz’de hem kendi haklarımızı hem de KKTC’nin haklarını korumak konusundaki kararlılığımızı daha da arttıracaktır. Yunanistan’ın işbirliği yerine silahlanma, Türkiye’yi izole etme ve yabancılaştırma politikası, esasen kendisine ve üyesi olduğu AB’ye zarar verecek, bölgesel barış ve istikrarı tehdit eden sorunlu bir politikadır.

Dr. Kutluk ise “Yunanistan ve Fransa’nın birleşerek Türkiye’nin karşısına çıkma gibi bir kapasitesi yok. Yunanistan ve Fransa’nın Türkiye ile birlikte NATO müttefiki olduğunu hatırlarsak bunun abesle iştigal olduğu da açık. Yunanistan ve Fransa’nın, Türkiye’ye saldırması bir çılgınlık olur. NATO ittifakının dağılması anlamına gelir buna diğer ülkeler de izin vermez” değerlendirmesinde bulundu.
Henüz Türkiye ve Yunanistan’ın deniz yetki alanları sınırlandırma konusunda bir anlaşması olmadığına dikkat çeken Kutluk, “Ortada böyle bir belirsizlik varken kim nereyi hangi gerekçeyle savunacak. Türkiye ve Yunanistan bir anlaşma imzalamadığı sürece egemenlik belirsizlik taşıyor” dedi. Kutluk, Yunanistan’ın bu konuda siyasi çözüme yanaşmadığını da vurguladı.
Yorum yaz