DÜNYA

Yeni Şafak yazarı: Türkiye’nin İhvan’a destek olmak gibi resmi bir siyaseti yok

Yeni Şafak yazarı Yasin Aktay, "Türkiye’nin İhvan’a ana destek olmak gibi resmi bir siyaseti yok. BAE Türkiye’ye şart ileri süreceğine hesap vermeli" ifadelerini kullandı.
Sitede oku

Yeni Şafak gazetesi yazarı Yasin Aktay, bugünkü yazısında Körfez ülkeleri arasındaki barış girişimlerine ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Türkiye arasındaki ilişkilere değindi. 

'BAE Türkiye’ye şart ileri süreceğine hesap vermeli' başlıklı yazısında Aktay, Körfez'de barışın tesis edilmesinin 'Türkiye'nin hilafına olan bir konu olmadığını' söyledi ve "Bugün bir barış tesis edilmişse herkesten önce bundan Türkiye memnun olur. Bu böyle bilinmeli" dedi.

Aktay, BAE'nin Türkiye'ye karşı düşmanca tutum almaya devam ettiğini söyledi ve BAE Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Gargaş'ın Türkiye ile diyalog açıklamasında sunduğu 'Türkiye’nin İhvan’ın ana destekçisi olmaktan vazgeçmesi' şartını "BAE’nin son yıllarda Türkiye’den bir şey talep etmeyi, hele Türkiye’ye karşı ilişkiyi normalleştirmek için bırakın şart ileri sürmesini, irtikap etmiş olduğu cürümler dolayısıyla Türkiye’ye ve bütün insanlığa hesap vermesi gerekiyor" ifadeleriyle yorumladı.

'Diyelim ki destekliyor, bundan sana ne?'

Bakan Gargaş'ın öne sürdüğü şartı 'tamamen saçma' olarak nitelendiren Aktay şunları söyledi: 

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı: Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesini istiyoruz
"Her şeyden önce Türkiye’nin İhvan’a ana destek olmak gibi resmi bir siyaseti yok. Türkiye’yi hem İhvan’a destek olmakla suçlayıp hem de bu destekten vazgeçmeye çağırması, en hafif deyimle ne dediğini bilmediğini gösteriyor. Öyle özel bir kararı veya siyaseti yok, ama diyelim ki Türkiye İhvan’ı destekliyor, bundan sana ne? Türkiye her ne yapıyorsa kendi egemenlik hakkı çerçevesinde yapıyor. Esas BAE, kendi ülkesindeki bütün muhalifleri zaten tamamen tasfiye etmiş, darağaçlarında veya hapislerde ölüme terk etmiş durumda, yetmiyor başka ülkelerde İhvan olarak bilinen herkesi avlamaya girişmiş, bunu yaparken her çeşit insanlık suçu işlemekten geri durmuyor.

Kendisine başka ülkelerde olup biten her şeye müdahale etme hakkı gören BAE’nin bu hakkı nereden aldığını soruyoruz. Aslında bu işgüzar tutumu dolayısıyla Mısır’da yaşanan Rabia meydanı katliamından da şu anda hapiste bulunan 60 binin üzerindeki İhvan’ın maruz kaldıkları insan hakkı ihlallerinin hepsinin sorumluğunu da üstlenmiş oluyor."

Yorum yaz