AKŞAM POSTASI

Tahir Ün: Binayı riskli diye yıkmak istediğimizde bizi dövmekten beter edenler şimdi maalesef enkazda can verdi

İzmir depreminde yıkılan Doğanlar Apartmanı'nda oturan Tahir Ün, ''Binada oturanların yüzde 60’ı yıkıma itiraz etti. Bize, ’hangi müteahhit ile anlaştınız, kendinize nasıl bir çıkar sağlıyorsunuz? Biz bu binayı yıktırmayız’ dediler. Bizi o toplantıda dövmekten beter edenler maalesef enkazda öldü'' açıklamasını yaptı.
Sitede oku

İzmir’deki depremde 14 kişinin can verdiği Doğanlar Apartmanı sakini Tahir Ün, RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası’na konuştu. Ün, “Binamız 2 yıl önceki kontrolde riskli çıkınca toplantı yaptık. 20-30 daire sahibi katıldı. Yüzde 60’ı yıkıma itiraz etti. Bize, ’hangi müteahhit ile anlaştınız, kendinize nasıl bir çıkar sağlıyorsunuz? Biz bu binayı yıktırmayız’ dediler. Bizi o toplantıda dövmekten beter edenler maalesef enkazda öldü” dedi.

Doğanlar Apartmanı’nda deprem riski için yapılan toplantıları ve yaşananları Tahir Ün şöyle anlattı:

“Ben evi satın alırken yönetici ile konuştum. Bina sağlam mı dedim ‘’evet’’ dedi raporu varsa görebilir miyim? dedim, bir türlü bulamadı o raporu. O yönetici sonradan dairesini satıp gitti.  

2005 yılında gerçekleşen deprem buradaki binalarda hasar bıraktı, bazı binalarda güçlendirme yapıldı. 2018 Yılında Apartman sakinlerinin tedirgin olması nedeniyle o dönemin yöneticisi Mine hanımın tarafından Bayraklı belediyesinden talep edildi ve binada çalışmalar yapılıp deprem risk analiz raporu çıkardılar. Raporda binamızın 3. derece deprem riski taşıdığı ifade ediliyordu. Mine hanım bana, ‘’böyle bir rapor var, ben çok endişeliyim. Apartmanı toplantıya çağırmak istiyorum’’ dedi. Ben de, ‘’inşaat mühendisi bir arkadaşıma kontrol ettireyim aynı zamanda apartman sakinlerini ikna edici bir konuşma yapıp izah edelim’’ dedim. Bu toplantı 2018 yılında gerçekleşti.

''Mühendis, 'depremde bina yanlara devrilir' dedi, öyle de oldu''

O mühendis, binada sıvılaşmanın olduğunu, daha önceki depremlerden kalan çatlakların önemli risk teşkil ettiğini ve ‘’binanın aslında sıvılaşmadan dolayı yüzdüğünü ve deprem olması halinde kat kat üst üste değil yanlara devrilerek yıkılacağını’’ söyledi ki öyle yıkıldı zaten.

Binamızda 21+21 toplam 42 daireden oluşuyor. Toplantıya 20-30 civarında daire sahibi katılmıştı. İtiraz edenler katılanların yüzde 60’ı kadardı. Bize, ‘’hangi müteahhit ile anlaştınız, kendinize nasıl bir çıkar sağlıyorsunuz? Biz bu binayı yıktırmayız’’ dediler. Sonuçta mukadderat bir şekilde öleceğiz, Allah’ın takdiridir şeklinde yaklaşımları oldu. Bir kısmı, ‘’inşaatın temelinde buradaydım, son derece sağlam’’ dedi. Bir kısmı da, ‘’biz zaten yoksul insanlarız müteahhite vereceğiz bizden para isteyecek, biz ne yaparız sonra?’’ dediler. Aramızda hiç konuşamadık, iş o noktaya maalesef hiç gelemedi.

Toplantıdaki komşularımızdan bir kısmı şuan hayatta değiller

Karşı apartmanda güçlendirme yapılıyordu biz de yapalım dedik onu da kabul etmediler ve ‘’bir sonraki apartman yönetim toplantısında gündeme alırız’’ dediler. 2019 yılında gerçekleşen toplantıda bu meseleyi gündeme bile alamadık çünkü yaptığımız ilk toplantıda risk analiz raporunu çıkarttıran apartman yöneticisi Mine hanım istifa etti. İlk toplantıda itiraz eden komşularımızdan bir kısmı şu an hayatta değiller.

Bireysel başvuruyu sonradan öğrendik

Bireysel olarak incelemeye aldırtmanın ya da doğrudan dilekçeyle ihbarda bulunmanın geçerli olduğunu sonradan öğrendik. Eğer riskli durumla karşı karşıyaysanız ve apartman sakinleri aynı bizde olduğu gibi birçok neden olduğunu gibi söylenenleri dikkate almıyorsa şahsi olarak gidip Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan detaylı analiz raporunu belirli bir ücret karşılığında talep edilebiliyor ya da ihbarda bulunarak böyle bir çalışmanın yapılması yönünde bakanlığı teşvik edebiliyorsunuz. Bu işin şakası yok kesinlikle yapılması gerekiyor. Bir apartman yıkıldı 14 can gitti, bir o kadar da yaralımız var. Yanımızdaki ağır hasar raporu olan boşaltılmış diğer apartman da bugün 7 cm kaydı.”

Yorum yaz