GÖRÜŞ

Yazar Şahin: Mizah ağlanacak halimize gülme yolu bulmaktır

Yazar Ayşen Şahin, “Mizah, yapısı gereği muhalif bir şey. Çünkü güçlüden yana olup gülecek bir şey bulunamaz. Zalimden yana mağdura gülünmez ki. Mizah, ağlanacak halimize gülme yolu bulmaktır yaşama devam edebilmek için” dedi.
Sitede oku

Gündem Dışı’nda Serhat Sarısözen’in stüdyo konuğu yazar Ayşen Şahin’di.

‘Siyasal İslam’ın espri gücü yok’

Evrensel gazetesi, Bavul dergi ve Rağmen yazarı Ayşen Şahin, şunları kaydetti: “Mizah, yapısı gereği muhalif bir şey. Çünkü güçlüden yana olup gülecek bir şey bulunamaz. Zalimden yana mağdura gülünmez ki! İnsanlar mağduriyetlerinden ayakta kalabilmek için kendi mağduriyetlerine gülerler, buradan mizah üretirler. Mizah, ağlanacak halimize gülme yolu bulmaktır yaşama devam edebilmek için. Mizah, doğası gereği muhalif bir şeydir. Öte taraftan Siyasal İslam’ın da şaka yapabildiğini, espri gücünün olduğunu düşünmüyorum. Çünkü çok fazla köşeleri ve dokunulmazlıkları var. O sertlikle ve köşelilikle bir şeye gülüp geçebilmek çok zor. Şimdiye kadar bizi eğlendiren bir iktidar figürü de göremedik. Hep üstenci, buyurgan bir dil var. Mizaha uygun bir dil zaten yok.”

‘Maddiyat insanın bu kadar aklını başından almazdı’

2016’da yayınlanan ilk kitabı ‘Lakin İyi Yaşadık’ için “O kitap beni özgürleştiren bir şey oldu. Hayatımda yer eden insanlardan esinlendim. Hayattan beklentisi düşük, hayali büyük, mutluluk katsayısı ve neşesi yüksek, pozitif, paylaşımcı, azla mutlu olabilen insanlar vardı etrafımızda. İnsanlara değer biçerken tevazu ilk sıralarda gelirdi. Maddiyat insanın bu kadar aklını başından almazdı. İşte ilk kitap hayatıma yön veren insanların öykülerinden oluştu” diye konuştu.

Şahin’in bu yıl yayınlanan ikinci kitabı ‘Olay Şöyle Oldu’ ise Şahin’in şimdiye kadar farklı mecralarda yayınladığı 300’e yakın öykü-deneme-köşe yazısının seçkisinden oluşuyor.

‘İmkanı olan aşık olsun’

Şahin, şöyle devam etti: “...Bu iktidar aşksız bir iktidar! Biz, aşık olmayı bilmeyen ama aşık olmadan da bir kurum gibi o evlilikleri 30 yıl, 40 yıl sürdürebilen ve aşksız evlerde doğmuş çocukların başka mevkilere geldiği bir yönetimle yönetiliyoruz, bir tutku yok! Delice bir sevgi, kendinden verme, bir heyecanla sabaha karşı uyanma... Aşkı bilmeyen bir insanın dünyaya bakışı çok mat, kurak... Sağlıklı da değil bence. Bizim kaybetmememiz gereken duygulardan biri aşk!  Aşıksanız biraz daha uzatmak istersiniz ömrünüzü. Elimizde hayata çok tutunduran kocaman bir duygu var, imkanı olan aşık olsun!”

Yorum yaz