GÖRÜŞ

Türkiye-Ukrayna işbirliği, ABD’yi Karadeniz’den uzaklaştıracak bir güce dönüşebilir mi?

Ukrayna ile ABD’nin Karadeniz’in güvenliği açısından soru işaretleri barındıran işbirliğine karşı Ankara-Kiev yakınlaşması, bölgesel dengeleri değiştirecek ve ABD’yi Karadeniz’den uzaklaştıracak bir güce dönüşebilir mi? M5 Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ceyhun Bozkurt anlattı.
Sitede oku

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’inülkesinin Karadeniz'de iki deniz üssü inşa edeceğini açıklaması bölgede yeniden hareketliliğin artacağının habercisi niteliğinde. Hatta Zelenskiy’nin bu açıklamasına Rusya’dan tepki de gecikmedi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov'a, söz konusu açıklamanın kendisine sorulması üzere “Burada elbette bu açıklamalar analiz edilmeli. Kuşkusuz hangi üslerin, kimin üslerinin inşa edilmesinin söz konusu olduğu anlaşılmalı. Bu sırada mevcut gerçeklikler de hesaba katılmalı. Bunun genel anlamda Karadeniz bölgesindeki istikrar ortamı için çok olumsuz neticeleri olabilir” değerlendirmesi yaptı. 

Karadeniz’deki Ukrayna-ABD işbirliği 

Kremlin’in endişesinin arka planını anlamak için Ukrayna ile ABD’nin Karadeniz’in güvenliği açısından soru işaretleri barındıran işbirliğini hatırlamak gerekiyor. Zira bu işbirliği 2018 yılının son çeyreğinde, Karadeniz ile Azak Denizi'ni birbirine bağlayan Kerç Boğazı’nda Ukrayna'ya ait gemilerin Rusya sınırını ihlal etmesinin beraberinde getirdiği gerilimle görünür hale gelmiş, bu olay ABD’nin Karadeniz’e müdahil olma girişimlerini tetiklemişti. Ayrıca söz konusu provokasyonun hemen ardından ABD Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'ya 10 milyon dolar ek yardım göndermeye karar vermişti. 

Ankara dengeleyici unsur olabilir mi?

Bu tabloya son dönemde Türkiye ile Ukrayna arasında ilerleyen bir işbirliği de eklenmiş durumda. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye-Ukrayna heyetlerarası görüşmesi sonrası “İşbirliğimiz savunma sanayinden, turizmden sağlık turizmine geniş yelpazede karşılıklı yarar temelinde derinleşiyor” dedi. İki ülkenin ayrıca savaş gemileri, İHA’lar ve her tipteki türbin motorlarının inşası için ortak projeler başlatma ve uygulama yönünde niyet beyanı da aktarıldı. 

Peki, taraflar arasındaki bu işbirliği artırma niyeti düşünüldüğünde Türkiye, Karadeniz’deki olası ABD müdahalesi karşısına bölgesel işbirliğini sağlanmasında rol oynayabilir mi? Konuyu M5 Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ceyhun Bozkurt, Sputnik’e değerlendirdi. 

‘Türkiye ile Ukrayna’nın İHA üretim ortaklığı yürütecek olması önemli gelişme’ 

Türkiye’nin Ukrayna ile imzalanan ‘Savunma Sanayii Projeleri Kapsamında Niyet Beyanı’nın, iki ülke arasında son dönemde yoğunlaşan ikili ilişkiler kapsamında değerlendirmek gerektiğine işaret eden Bozkurt “Öncelikle Savunma Sanayii alanında işbirliğine bakacak olursak, Türkiye’nin belli üretim kalemlerinde motor meselesine yönelik çözüm arayışları artmıştı. Zaten belli araçlarda işbirliği vardı. Çünkü Ukrayna’nın yaklaşık 100 yıllık bir motor üretim deneyimi bulunmakta. İki ülkenin ortak yeni insansız hava araçları sistemleri üzerinde de ortak çalışmalar yürütme yönünde iradesi de önemli. Yani iki ülkenin ortak savunma projeleri bir anlamda önemli mesajlar içeriyor” dedi. 

‘Ukrayna’dan alınan S-125’ler, Rusya’dan alınan S-400’lerle karşılaştırılamaz’

Türkiye’nin Ukrayna’dan S-125 alımının Rusya’dan alınan S-400’lerle karşılaştırılamayacağını dile getiren Bozkurt, söz konusu alımın Türkiye’nin dengeleri gözeterek ihtiyacını karşılamaya dönük izlediği politikanın parçası olması itibarıyla önemine vurgu yaptı: 

Ukrayna’dan alındığı belirtilen S-125 Hava Savunma Füze Sistemi (HSFS) ile Rusya’dan aldığımız S-400’ün karşılaştırılması doğru olmaz. S-125 daha çok alçak uçuş yapan hedeflerin tespit edilmesi ve imha edilmesine yönelik bir sistem olarak öne çıkıyor. Daha çok ABD üretimi HAWK sisteminin muadili. Ancak buradaki mesaj önemli. Türkiye böylece savunma sanayii alanında da bölgesine uygun dengeleri gözeterek, ihtiyacına göre iletişim politika izlediğini göstermiş oluyor. Bu çerçevede Türkiye, S-400 alarak ABD’ye ‘sana bağlı değilim’ mesajının daha küçük boyutlusu da Rusya’ya vermiş oluyor.”

‘Ukrayna ile ilişkiler, Türkiye’nin alternatif konumlanma seçeneklerinden biri’

Rusya ile Türkiye arasında Suriye’nin kuzeyinde ve Libya’da ilişkilerinin gerilim eşliğinde sürdüğünü söyleyen Bozkurt “Türkiye’nin Ukrayna ile yürüttüğü ortak politikalar, bir anlamda alternatif konumlanma seçeneklerinden biri”değerlendirmesi yaptı. 

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in ülkenin parlamentosu Verhovna Rada’da yaptığı konuşmada, Ukrayna'nın Karadeniz'de iki deniz üssü inşa edeceğini açıklamasının da önümüzdeki dönemde Karadeniz’in ısınma ihtimalini kuvvetlendirdiğini aktaran Bozkurt şunları söyledi: 

‘Kiev, Karadeniz’de sınırı bulunmayan ülkelerin olası girişimleri konusunda Ankara’nın uyarılarını dinleyecektir’ 

“Kiev yönetiminin Türkiye ile değil de ABD ile de yoğun bir iletişim içinde bulunmasından dolayı Kremlin’in bu üslerden rahatsız olacağını söyleyebiliriz. Bütün bu çerçeveden bakıldığında da Türkiye ile Ukrayna’nın ilişkilerinin olumlu seyir göstermesi, Rusya açısından da avantajlar barındıracaktır. Rusya, Türkiye’ye bölgede rakip değil de sorunları ortak çözebileceği partner olarak konumlandırırsa, Karadeniz’de hiçbirimizin arzu etmeyeceği kaos ve provokasyon girişimlerinin de önünü keser. Çünkü bölgede sıkışmışlığını Türkiye ile iletişimle açabilen Ukrayna, Karadeniz’de sınırı bulunmayan ülkelerin olası girişimleri konusunda Ankara’nın uyarılarını dinleyecektir.” 

‘Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler ortak politika üretip, bölgeye başka dinamikleri sokmamalı’ 

Bozkurt “Burada Rusya’nın Türkiye’ye yaklaşımı, Türkiye’nin politikalarının şekillenmesinde etkili olacaktır. Moskova’daki yönetim, bölgedeki sorunların çözümü için Ankara’yı dışlayan bir politika izlerse Karadeniz’e ABD’nin girmesine gerek kalmadan ayrıca gerilimler olur. Olması gereken ise Karadeniz’e kıyısı bulunan ülkelerin askeri anlamda ortak bir politika üretmesi ve başka dinamikleri bu bölgeye sokmamasıdır. Bunun örneği Karadeniz Deniz İşbirliği Görev Grubu (BLACKSEAFOR)’dur. Bu yapılanmanın daha da aktifleştirilerek, güçlendirilerek Karadeniz’in barış gölü hali korunabilir” diye ekledi.

Yorum yaz