DÜNYA

Rusya'da eğitim alan Türk gençler Akkuyu'da çalışmaya başladı: Rus edebiyatında yaşıyor gibiydik

Akkuyu’da çalışmak üzere Rusya’da 6.5 yıl süren eğitimden geçen gençler, eğitim süreçleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Eğitim alan gençler, "Eğitimler çok detaylı, ciddi ve sertti. Hataya yer yoktu. Çernobil’i anlatan dersler vardı. Bir dersten kalmamız bile bizim için son demekti. Sokağa bakınca Rus edebiyatında yaşıyor gibiydik" dediler.
Sitede oku

Türkiye’nin ilk nükleer santral projesi olan Akkuyu’da çalışmak üzere Rusya’da eğitim alan gençler, zorlu sürecin ardından kademeli olarak sahada çalışmaya başladı. 

Hürriyet'ten Emre Eser'in haberine göre, bir yıllık Rusça hazırlık programından sonra kendilerini çok ağır bir uzmanlık eğitiminin içinde bulduklarını söyleyen gençler, “1 yıl Rusça hazırlık, 3 yıl genel mühendislik ve 2.5 yıl uzmanlık dersleri aldık. Obninsk’te daha öğrenciyken üzerimize yüklenen sorumluluğun farkına vardık. Hocalarımızın hepsi dünyada kullanılan terimleri bulan ve kuramları ortaya çıkaran bilim insanlarıydı. Bize asla hata yapmamayı öğrettiler. Sürekli daha önce yapılmış hataları gösterdiler. Sınav sistemi bizi oldukça zorladı. Bir dersten bile kalma seçeneğimiz yoktu. Dersten kalan eğitim sisteminin de dışında kalıyor. Sınavlar tükenmez kalemle yapılıyor. Sınav esnasında hocalar mülakat gibi sorular soruyordu” ifadelerini kullandı.

'Teknik dil faydalı olacak'

Seda Yürekli: Gebze Yüksek Teknoloji Üniversitesi’nde okudum. İnternetten staj programı aradığım dönemde bu programı gördüm. Daha sonra başvurdum ve kabul edildim. 2021’de eğitime başladım. Rusların eğitim sistemi ile bizim eğitim sistemimiz arasında çok fark vardı. Özellikle teknik dil olarak Rusçayı iyi derecede öğrenmek izim için çok iyi oldu. Artık santralda çalışmaya başladım. 

Yemek sorununu Türk firma çözdü

Atahan Kisecik: ODTÜ kimya mühendisliğini okurken yurtta kalıyordum. 2012’de programa katıldım. Zorlu bir sınav sürecimiz oldu. Rusya’ya alışmak başlarda zordu. Yemek alışkanlıkları değişik olduğu için biraz zorlandık. Bir Türk inşaat firmasının yemekhanesi ile sorunu çözdüler. Eğitimler çok detaylı, ciddi ve sertti. Hataya yer yoktu. Vietnam, Bolivya, Gana, Bulgaristan gibi ülkelerden gelen öğrenciler de vardı. Nükleer santrallarda staj yaptık. Eğitimlerde Çernobil’i anlatan dersler de vardı. Bu işin en iyilerinden eğitimler aldık. Öğrendiğimiz en önemli şey şahsi sorumluluk alıp bir hata yapmamak oldu. Her şeyin bir kuralı var.

'Sürekli diken üstündeydik'

Ülkü Savaş: Hacettepe’de Nükleer bölümünde okuyordum. Bir gün derste sınıfa girip bu programı anlattılar. Benim de ilgimi çekti ve çok heyecanlandım. 2011’de eğitim başlayınca çok zorlandık ama devletin desteğini de arkamızda hissettik. Sokağa bakınca bile Rus edebiyatında yaşıyor gibiydik. Bizi en çok diken üstünde tutan tek ders sıkıntısıydı. Akademik kadro çok sağlamdı ve sürekli bir sınav halindeydik. Ben şimdi sahada sürekli olarak kaza ve sızıntı riskini analiz edeceğim. Zaten bir sıkıntı anında sistem artık insan müdahalesine izin vermiyor.

'Sınavların çoğu mülakattı'

Umur Yılmaz: KTÜ elektrik elektronik bölümünde okuyordum. TV’de enerji bakanını gördüm. Bu programdan bahsediyordu. Hemen başvurdum. 2011’de programa katıldım. Oradaki dekan ve rektörler çok iyiydi. Bize karşı çok samimi davrandılar. Eğitim sistemi çok disiplinliydi. Tek bir dersten kalmamız bile bizim için son demekti. Sınavların çoğu mülakat gibiydi. Tamamlayıcı ve komplike bir sistemin içinde uzmanlık eğitimi aldık. Şimdi sahada çalışmaya başladık. Öğrencilik yıllarından itibaren aldığımız sorumluluğu şimdi daha fazla hissediyoruz.

'Kurşun kalem yasak'

Berrin Emel Baran: TOBB matematik bölümünde okuyordum. Okul öğrencilere mail atmış ama ben görmemiştim daha sonra başka bir tanıdığımız bu programı hatırlattı. Okulumu çok sevmeme rağmen katılmaya karar verdim. Şimdi gurur duyuyorum ama bizim için zorlu bir süreç oldu. Özellikle sınavlar çok stresliydi. Kurşun kalem kullanmak yasaktı. Tükenmez kalemle yazıyorduk ve sınavlar bireyseldi. Mülakat gibiydi. Hoca siz kağıda cevapları yazarken araya girip başka şeyler de soruyordu. Her şeyi bilmeniz gerekiyordu. Ayrıca Rusya’da bulunurken oranın kültürünü öğrenmek de bize çok şey kattı.

'Hocaların hepsi bilim insanıydı'

Orçun Çoban: Hacettepe’de nükleer okurken hocaların tavsiyesi üzerine 2013’te programa katıldım. Giderken bize sorumluluklarımız anlatıldı. Çok önemli bir proje.Nükleer bir bilim dalı ve biz bu bilim dalı ile ilgili kitapları yazan, kuramları oluşturan hocalardan ders aldık. Bu bizim için çok büyük bir şans. Rusya’da çeşitli nükleer santrallarda stajlar yaptık. Eğitim sisteminde sürekli olarak sınava tabii tutulduk. Asla bize bir şeyi unutturmuyorlardı. Hataya yer yok.

Eğitimler devam ediyor

2018 yılında 35 öğrenci lisans+yüksek lisans programından mezun oldu. (2011 yılında gönderildi)

2019 yılında 53 öğrenci lisans+yüksek lisans programından mezun oldu. (2012 yılında gönderildi)

2020 yılında 55 öğrenci lisans+yüksek lisans programından mezun oldu. (2013 yılında gönderildi)

2021 yılında ve 2022 yılında toplam 102 öğrencinin daha lisans+yüksek lisans programından mezun olması bekleniyor. (2014 ve 2015 yıllarında gönderildi)

Aynı zamanda 22 öğrenci st. Petersburg’da yüksek lisans programında eğitimlerine devam ediyor.

2020 yılı eğitim öğretim dönemi başında 25 öğrencinin daha Yüksek lisans programına Rusya’ya gönderilmesi planlanıyor.

Yorum yaz