DÜNYA

Floyd protestolarına ‘günah keçisi’ arayan ABD’de olaylar neden kontrolden çıktı?

Kovid-19 sürecinde halk sağlığı için aylarca sokağa çıkma yasağı getirmeyen ABD’nin ırkçılığa karşı gösteriler üzerine yasaklara başvurması 1 hafta bile sürmedi. ABD’deki siyasetçilerin olaylara ‘günah keçisi’ arayışı sürerken Emekli Büyükelçi Loğoğlu, protestoların tüm ülkeye yayılmasının ve bu denli büyümesinin ardındaki 5 temel sebebi anlattı.
Sitede oku

Yeni tip koronavirüsle mücadele için adım atmakta gecikerek salgının merkezi haline gelen ABD yönetimi, 46 yaşındaki George Floyd'un Minneapolis şehrinde polis tarafından gözaltı sırasında acımasızca öldürülmesinin ardından 1 hafta geçmeden sürekli artan sayıda şehirde sokağa çıkma yasağı uygulamaya başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Kovid-19’la mücadele için gerekli tedbirleri almaması sebebiyle Mart ayında 300’ün altında olan vaka sayısı, tam bir ay sonra, yani Nisan ayı başında, 300 bini aştı.

ABD, koronavirüs salgınıyla mücadelede göstermediği refleksi protestolara karşı gösteriyor

Salgının ülkesine sıçradığı dönemde “bu hastalık, grip gibi basit bir şey” sözleriyle hatırlanan ABD Başkanı Donald Trump sürecin devamında da mütemadiyen “Kaygılanacak bir durum yok, her şey kontrolümüz altında” ve “Havalar ısınınca virüs geçer” gibi açıklamalarda bulunuyordu. Amerikan basını ise Trump yönetiminin süreçle mücadelede sınıfta kaldığını “En az 70 gün önlem hiçbir önlem alınmadan heba edildi” sözleriyle özetlemişti.

Ancak bugün aynı Trump yönetimi, koronavirüsle mücadelede göstermediği refleksi ortaya koymuş durumda. Floyd protestolarında yalnızca 1 hafta geride kalmışken, şimdiden ülke genelinde en az 40 kentte sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Bu kentlerin arasında başkent Washington ve New York da bulunuyor. Üstelik Trump, ülkedeki gösterilere müdahale etmek için binlerce ağır silahlı askeri personeli ve güvenlik gücünü görevlendirdime kararı aldı.

ABD’nin ‘düşman’ arayışları

Ülkedeki ırkçılık ve ırkçı şiddete yönelik protestolar hızla yayılırken, ABD yönetiminin ilk adımlarından birisi de ‘yeni düşman’ ilan etmek oldu. Trump hiç vakit kaybetmeksizin, Floyd protestolarındaki gerginliğin tırmanmasından sorumlu tuttuğu ırkçılık karşıtı sol grup Antifa'yı ‘terör örgütü’ olarak tanımlayacaklarını duyurdu. Ancak olayların sorumluluğu yalnızca Antifa’ya yüklenmedi. ABD'nin eski başkanı Barack Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice, George Floyd’un öldürülmesi nedeniyle ülkede yaşanan kaosun sorumlusunun Rusya olduğunu iddia etti.

Amerikan televizyonu CNN’de yayınlanan bir programda da ‘Rus ajanlarının’ 2016 seçimlerinde ‘siyahi aktivist’ gibi davrandıkları için Moskova’nın ABD’de şu anda yaşanan kargaşa ile ilgisi olabileceği ifade edildi. Trump “sahte haber kaynağı” diye nitelendirdiği CNN’e “İşte yine başlıyoruz. Sahte haberler yapan CNN yine Rusya'yı suçluyor; Rusya, Rusya Rusya. Reytingleri olan hasta zavallılar. Paraya ihtiyaçları olduğu için mi Çin’i suçlayamıyorlar?” diye yanıt verdi.

‘ABD’deki bu vahim tabloyu oluşturan 5 temel sebep var’

ABD’de hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar, ırkçılığa tepkilerin tetiklediği ve ülke geneline yayılan protestolar için ‘sorumlu’ arayışına girmişken, Emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu, ABD’de kontrolden çıkan protestoların arkasındaki 5 temel sebebi Sputnik’e anlattı.

“ABD’deki tablonun bu kadar vahim hale gelmesinin arkasında en az 5 farklı sebep var. Bunlardan birinci ve en önemlisi Amerikan toplumunda endemik olan ırkçılık. Bu ırkçılık başka ülkelerden farklı olarak yüzeye çok yakın yerde duruyor, günlük yaşama çok kolayca yansıyabiliyor ve vahim olayları tetikleyebiliyor. Sicili oldukça kabarık beyaz bir polisin Afrika kökenli bir Amerikalının boğazına basıp onu nefessiz bırakarak öldürdüğü bu son olayda olduğu gibi...Trump'ın ulusal güvenlik danışmanı Robert O'Brien çıkıp 'Amerikan polisinde ırkçılık yoktur yalnızca 3-5 çürük elma vardır' açıklamasında bulundu. O'Brien gibi yetkililerin bu sorunu anlamak yerine küçümsemeyi tercih etmesi büyük hata.

‘Trump’ın kucaklayıcı davranmaması, yetersiz tedbirler ve halkın yaşadığı baskı…’

İkinci sebep, pandemi sebebiyle Amerikan halkının yaşadığı psikolojik, ekonomik ve sosyal baskı. Floyd olayı, düdüklü tencerenin kapağını fırlatan olay oldu. Üçüncü faktör, Trump’ın kötü yönetimi. Trump halen akla mantığa sığmayacak, kışkırtıcı, baskıcı açıklamalar yapıyor. Daha fazla şiddet, polis ve asker gücü kullanmaktan bahsediyor. Trump’tan hiç kucaklayıcı açıklama gelmemesi durumu daha da kötüye götürüyor. Meseleye, basit bir kamu düzeni bozan bir olay bakılması, meselenin kavranmadığını gösteriyor. Dördüncü sebep ise Minneapolis’te yerel yetkililerin ilk tepkilerinin yetersizliği oldu. Bu olaya karışan dört polisten yalnızca biri suçlandı. ‘Onların da sorumluluğu olduğu açıklansa da süreç diğer polisleri de kapsayacak şekilde yürütülmedi. Halbuki halk dört polisin de cezalandırılmasını istiyordu. Son olarak da olayların bu noktaya gelmesinde provokasyonlar rol oynadı. Hem aşırı sağ ve solda provokasyona başvuracak kesimler mutlaka vardır. Ancak buna basit bir provokasyon ve yağma olayı olarak bakmak, meselenin özünden uzaklaşmak olur.”

‘Trump beyaz ırkçılık yapıyor’

ABD’nin salgınla mücadelede almadığı tedbirleri protestolar için hızla uyguladığının hatırlatılması üzerine Emekli Büyükelçi Loğoğlu “Yetkililerin bu yaklaşımını, yanlış bir yaklaşım olarak değerlendiriyorum. Kamu düzeninin sağlanması elbette önemli bu meseleyi yalnızca bir kamu düzeni sorunu olarak görüp tepkileri kuvvetle bastırmaya çalışmak hatadır. Polisiye tedbirlere mutlaka itidal çağrıları da eşlik etmeli. Houston Emniyeti Müdürü’nün Trump’a yaptığı ‘Sen çeneni kapalı tut, tavrın yanlış’ açıklaması çok önemli. Yaklaşım bu olmalı. Trump’ın yaptığı ise beyaz ırkçılık. Bütün siyasi yumurtalarını beyaz ırkçılık sepetine koyuyor. Tam da beyaz ırkçıların yapacağı gibi sorunu yok etmek için elindeki tüm gücü set şekilde ortaya koyuyor. Bu tarihi ve vahim hatadır. Trump elinde İncille kilise önünde poz veriyor. Bu da yanlış bir tutum” ifadelerini kullandı.

‘Başka ülkelerin ABD’de toplumsal olay tetiklediği söylemleri gerçeği yansıtmıyor, ABD 11 Eylül sonrası kendisini gayet iyi koruyan bir ülke’

ABD’den bazı siyasetçi ve uzmanların çıkan olayların arkasında başka ülkelerin olduğu yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine ise Loğoğlu’nun tepkisi “Bu tutuma şaşırmıyorum. Ancak bunun doğru olma olasılığı yok denecek kadar az. ABD’deki bu tip protestoları yabancı ülkelerin yönetmesi olacak bir şey değil. ABD, 11 Eylül saldırıları sonrasında kendisini gayet iyi koruyan bir ülke ve yetenekli kurumları var. Ama pek çok ülke, içeride bir sıkıntı olduğunda ‘ben yapmadım, dışarıdan biri yaptı’ söylemine başvuruyor. Bu, günümüzün hastalıklarından birisi. Aynı ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi bir hastalık. İnsanlık olarak çok parlak durumda değiliz” oldu.

Yorum yaz