YAŞAM

Saros Körfezi'ne doğalgaz limanı: Bilirkişi, kabul edilen ÇED raporuna karşı çıktı

Edirne'nin Keşan ilçesinde Saros Körfezi’ne yapılması planlanan Likit Doğalgaz Taşıma ve Yükleme Limanı projesi hakkında bölge halkının itirazlarına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararının iptali için açılan davada bilirkişi raporu açıklandı.
Sitede oku

Yüzlerce kişinin katılığı eylemde Saros Gönüllüleri Dayanışma Komisyonu adına avukat BülentKaçar tarafından açıklanan bilirkişi raporunda, ÇED sürecinin yönetmelikte belirtilen aşamalara uygun olarak yürütülmediği, Kapsam ve Özel Fırsat Belirlenmesi'nin çelişkili olduğu belirtilerek belediye ve bölge halkının olumsuz görüşüne rağmen sürecin devam ettirildiği vurgulandı.

Artı Gerçek'ten İnan Ketenciler'in haberine göre bilirkişi raporunda, proje alanında olumsuz etkilenecek birçok bölgenin bulunduğu ve limanın yapılması halinde telafisi mümkün olmayacak zararlar göreceği belirtildi.

ÇED raporunda yeterli bilimsel verinin bulunmadığı söylenen bilirkişi raporunda yer seçiminin hatalı yapıldığının altı çizilerek bölgenin birinci derece SİT alanı olarak tescil sürecinin devam ettiği de hatırlatıldı.

Proje kapsamında inşa edilmesi planlanan 17 bin 121 metrelik kara boru hattının 12.92 hektarlık kısmının ormanın içinden geçtiğini vurgulayan bilirkişiler, ÇED raporunda bölgede yaşayan hayvan türlerine yer verilmediği ve koruma altındaki türlerin bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğinin altını çizdi.

Liman projesinin çevredeki bitki örtüsüne de zarar vereceği hatırlatılan bilirkişi raporunda projede yer alan bölgenin 350 hektarlık kısmının 2016'da meydana gelen Sazlıdere yangınında yandığı hatırlatıldı ve bu bölgenin anayasa kapsamında korumaya altında olduğu vurgulandı.

Saros Gönüllüleri 45 bin imza topladı

Öte yandan, Sazlıdere'de toplanan yüzlerce kişi bakanlığın kararını bir kez daha protesto etti. Saros Gönüllüleri tarafından yapılan açıklamada, "İlk günden beri birlikteliğimiz, projeyi ve hukuksal takip eden çalışmalarımız ve dayanışmamız tüm hızıyla devam etmektedir. Katkı sunan, emek veren herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bilirkişi raporuyla haklılığımızın ve davamızın bilimsel olarak kanıtlanmış olması hepimiz için gurur vericidir" dendi.

Saros Körfezi'ne doğalgaz limanı: Bilirkişi, kabul edilen ÇED raporuna karşı çıktı

Mahkeme kararında belirleyici olacak

Körfezdeki SazlıDere ve Gökçetepe köyleri arasında yer alması önerilen liman hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ÇED Olumlu kararı vermişti. 

ÇED olumlu kararının iptali için dava açılmış, Edirne İdare Mahkemesi verilen bu kararı incelemek için 1 Kasım 2019 Cuma günü Sazlıdere köyünde, atadığı bilirkişi heyetinin katılımıyla keşif ve bilirkişiincelemesi gerçekleştirmişti. Bilirkişi raporunun mahkeme kararında belirleyici olması bekleniyor.

Denize dolgu, 270 metrelik iskele

Proje kapsamında Yüzer LNG Depolama ve Gazlaştırma Gemilerinin (FSRU) bağlanabilmesi için yaklaşık 270 m uzunluğunda bir iskelenin inşa edilmesi planlanıyor. 52.3 hektarlık alana dolgu ile inşa edilecek iskelenin yanı sıra FSRU gemilerinin yanaşma alanında görev alacak olan römorkörler için dolgu platformu yapılarak, bu platformda römorkörler barınması öngörülüyor. Müştemilatların da bu alan üzerine kurulması planlanıyor.

Danıştay kararıyla koruma altında

Danıştay 6. Dairesi’nin daha önce verdiği karara göre ‘Enez Dalyan Gölünden Evreşe Ovası kıyısına kadar uzanan kuzey Saros kıyı kuşağının doğal yapısı ve içerdiği ekolojik çeşitliliğin korunması’ gerekiyor. Danıştay kararlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı açısından bağlayıcılığı bulunuyor. Kesinleşmiş olan bu Danıştay kararı Saros kıyılarını koruma altına aldı. 

İtirazlar neler?

Avukat Bülent Kaçar'a göre projenin hayata geçirildiği takdirde bölgede gerçekleşebilecek olası hasarlar şöyle:

  • Enerji çeşitliliği gerekçesiyle iki ayrı bölge statüsü ve Barselona Sözleşmesi ile koruma altında olan körfez içinde hem denizde hem de kıyıda 24 ay sürecek çeşitli dolgu ve inşaatlarla ekoloji ve biyoçeşitlilik büyük zararlar görecek.
  • Proje alanı Trakya Alt Bölgesi ErgeneHavzasıÇevreDüzeniPlanı ve Edirne Çevre Düzeni Planlarına göre Kültür ve Turizm Koruma ve Geliştirme Bölgesi/Turizm Merkezi olarak planlanmıştı. Aynı bakanlık özel ekolojik değerin yıkım projesinin ÇED başvuru dosyasını uygun bulmuş durumda.
  • Danıştay 6. Dairesi’nin verdiği karara göre ‘Enez Dalyan Gölünden Evreşe Ovası kıyısına kadar uzanan kuzey Saros kıyı kuşağının doğal yapısı ve içerdiği ekolojik çeşitliliğin korunması’ gerekiyor. Hukukun üstünlüğü ilkesi gereği Danıştay kararları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı açısından bağlayıcı. Kesinleşmiş olan bu Danıştay kararı Saros kıyılarını koruma altına aldı. Hiçbir merci, hiçbir bakanlık bu kararın aksine olan bu ÇED raporu başvurusunu kabul edemez.
  • ÇED başvuru dosyasındaki flora ve fauna bilgileri Mecidiye İbrice Kalker Ocağı projesi için ‘ÇED Gerekli Değil’ kararı veren Edirne valiliğine karşı açtığımız davada sunulan bilirkişi raporu ve Edirne İdare Mahkemesi dosyasındaki flora ve fauna bilgilerine açıkça aykırı.
  • Saros Körfezi’nde yer alan sulak alanlar, doğal göller ve delta alanlarının uluslararası gündeme taşınmasına neden olan ‘Önemli Kuş Alanı (ÖKA)’, ‘Önemli Bitki Alanları (ÖBA)’ ve ‘Önemli Doğa Alanı’na (ÖDA)’ yönelik olarak turizm amaçlı plan kararları geliştirilmiştir.
  • Mahmutköy Botaş Doğalgaz Ana Dağıtım Hattı’na kadar yapılacak orman kesimleri, tarım arazi tahribatı bölgenin fauna ve florasını da çok olumsuz etkileyecektir. Hem deniz hem kara canlıları öncelikle inşaat ve sonraki gemi faaliyetleriyle sayı ve tür olarak nesilleri tehlike altına girecek.
  • Saros Körfezi 1. derece deprem bölgesi. Saros Körfezi’ne yapılacak proje aktif fay hattı üzerinde. Liman ve boru hattının olası bir depremde zarar göreceği ve bu sebeple Saros Körfezi’ne de zarar vereceği açık.
  • Bakanlık onayladığı Trakya ve Edirne planlarına aykırı davranarak Anayasa ve Çevre Yasası’na karşı işlemlere imza atmakta.
  • Bakanlık 19 Temmuz 2018 günü 40 kişi ancak alabilen Sazlıdere köy kahvehanesinde ‘ÇED halkın katılımı toplantısı’nı açamadı ve yapamadı. Toplantının yapılamadığını ve ileri bir tarihte yeniden yapılacağını bakanlık yetkilileri ve Sazlıdere köy muhtarı imzalarıyla tutanağa bağladılar.
Yorum yaz