GÖRÜŞ

Yerhov: Astana'daki ortaklar olarak Suriye'de çok net bir tutuma sahibiz

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov, “Astana’daki ortaklar olarak Suriye’de çok net bir tutuma sahibiz; hepimiz, Suriye’de siyasi ve diplomatik yolla elde edilen uzun vadeli bir çözümden yanayız, Suriye’nin bütünlüğünden yanayız” diye konuştu.
Sitede oku

'ABD, Türkiye’ye Astana formatını çökertmeyi dayatıyor'
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Yerhov, Stratejik Düşünce Enstitüsü tarafından düzenlenen "Uluslararası Sistemde Rusya ve Türk-Rus İlişkileri" adlı panele katıldı. Panelde, "Modern Uluslararası İlişkiler Sisteminde Rusya" başlıklı bir konuşma yapan Yerhov, Rusya'nın da Türkiye gibi kıta, medeniyetler, kültür ve değerler açısından, doğu-batı arasında, Avrupa-Asya arasında doğal bir köprü görevi yaptığını ifade etti.

"Rusya, Avrupa medeniyetinin bir parçası mı yoksa kültürler ve kıtalar arasında kendine özgü bir yolu mu var, acaba biz kendimizi batının gaddar, zalim ilkelerine mi teslim etmeliyiz yoksa kendi etik değerlerimiz mi olmalı" diyen Büyükelçi Yerhov, batının her zaman Rusya'yı ayrı tutmayı tercih ettiğini, Türkiye'nin de aynı şekilde istismar edildiğini ifade etti.

'DİPLOMATLARA TAVSİYE'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in iktidar olduğu 2000 yılında, Batı ve ABD ile ortak payda aramaya açık olduğunu, 11 Eylül saldırılarında dönemin ABD Başkanı George Bush'u arayıp desteğini ilettiğini, Rusya'nın Afganistan'da Taliban'a karşı savaşan NATO kuvvetlerine yardım ettiğini hatırlatan Yerhov, bu adımların ileride iyi bir ortaklık doğuracağını umduklarını ancak bunun gerçekleşmediğini kaydetti.

‘Suriye’de çözümü ancak Astana üçlüsü getirir’
Yerhov, Ukrayna ve Gürcistan'da yaşananların da bunun bir kanıtı olduğunu, batının Rusya'nın kırmızı çizgilerini umursamadığını ve kendi demokratikleşme sistemlerini dayattığını belirtti.

"Yeni nesil diplomatlar için bir tavsiye; asla başkasının menfaatleri için ülkenizin manipüle edilmesine izin vermeyin yoksa sonu 1918'de Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu'na olduğu gibi olur" diyen Yerhov, batının uygulamak istediği baskıcı paradigmanın kabul edilemez olduğunu vurguladı.

VENEZUELA: "BATI DESTEKLİ DARBE"

Batı ülkelerinin totaliter rejimlere karşı "demokrasiyi destekleme bahanesiyle" kendi çıkarlarını öncüllediklerini kaydeden Yerhov, "Sözde ‘dünyanın tek süper gücü' kendi hakimiyetini, uluslararası kamuoyunun diğer aktörlerine kabul ettirmekte açıkça başarısız oldu. Onlar, birilerini bombaladıklarında bunu istikrar için yaparlar, birilerine silah tedarik ettiklerinde bunu özgürlük için yaparlar, ‘kötü adamı' devirdiklerinde bunu genel bir fayda için yaparlar… Şimdi de Venezuela'da olan şey bu" dedi.

'Venezüella hükümeti, tedarik sisteminde Rusya ve Türkiye'nin lehine değişiklik yapmayı planlıyor'
Yerhov, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun demokratik seçimle başa geldiğini ancak batının bunu önemsemediğini ifade ederek, "Maduro'nun rakibinin herhangi bir meşruiyeti yok ama bu umurlarında değil. Destekleriyle yönetici olmasını umuyorlar. Bu bir başka batı destekli darbedir" dedi.

"ARTIK TEK KUTUPLU DÜNYA BİR GERÇEK DEĞİL"

Yerhov, günümüzde yaşanan jeopolitik sorunların da aslında güçler arasındaki küresel ve stratejik dengenin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu kaydederek, artık çok kutuplu bir sistemin var olduğunu belirtti. Dünyanın dönüm noktasına geldiğini ifade eden Yerhov, "Artık tek kutuplu dünya bir gerçek değil ve sadece tek bir süper güç yok" dedi.

Suriye'de bir dönemin geçip gittiğini ve başka bir dönemin başladığını belirten Yerhov, "Suriye'de yaşananların uluslararası düzende bir dönemden başka bir döneme girildiğinin bir göstergesi olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

"BEŞAR ESAD DİRENİYOR"

Arap Baharı'ndan örnek veren Yerhov, "Bin Ali devrildi, Mübarek devrildi, Kaddafi öldürüldü, peki bu ülkelere mutluluk getirdi mi, hayır. Oysa Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad hala yerinde duruyor, hala direniyor" dedi.
Bunun nedenleri arasında Rusya ve İran iş birliğinin gösterilebileceğini ancak en önemli nedenin Suriye'ye karşı uygulanan siyasi mühendisliğin başarısız olması olduğunu belirten Yerhov, "Siyasi mühendislik başka ülkelerde de başarız olmaya mahkumdur" dedi.

"ASTANA ORTAKLARI OLARAK İYİ BİR FIRSATIMIZ VAR"

DSG'nin siyasi kolu Demokratik Suriye Meclisi lideri Ahmed: ABD'nin çekildiğine dair emare yok
Yerhov, Suriye'de geleceğin Rusya, Türkiye ve İran iş birliğindeki Astana süreci nezdinde şekillendiğini ifade ederek, anayasa komisyonu çalışmalarının da bir an önce sonuca varmasını istediğini kaydetti. Yerhov, "İdlib'de bir şeyler yapmamız, Fırat'ın doğusunda neler dönüyor anlamamız lazım. Önümüzde çok iş var ama şimdilik kanın akması durdu ve Astana ortakları olarak iyi bir fırsatımız var. Rusya, Türkiye, Astana'daki ortaklarımız, dostlarımız ve müttefiklerimiz olarak Suriye'de çok net bir tutuma sahibiz; hepimiz, Suriye'de siyasi ve diplomatik yolla elde edilen uzun vadeli bir çözümden yanayız, Suriye'nin bütünlüğünden yanayız" diye konuştu.

ABD'NİN ÇEKİLME KARARI: "ÇOK FAZLA SORU VAR, CEVAP YOK"

Yerhov, katılımcılardan gelen soruları da yanıtladı. Güvenli bölge ve ABD'nin Suriye'den çekilme kararıyla ilgili bir soru üzerine Yerhov, "Benim için önemli olan ABD Suriye'den çekildikten sonra ne yapacak? Ne zaman, nasıl, kimler, nereden gidecekler, düzenleri ne olacak, nereye çekilecek? Çok fazla soru var bu konuda ama ben bir cevap göremiyorum" dedi.

"100 MİLYAR DOLARLIK BİR HEDEFİMİZ VAR"

Yerhov, ekonomik ilişkiler bağlamındaki bir soru üzerine de Türkiye ve Rusya arasında siyasi bir irade olduğunu ve bu sayede ilişkilerin güçlendiğini belirterek, "Aramızda siyasi bir engel yok onun için biz büyük bir hedef koyduk; 100 milyar dolarlık bir hedef, ne yapıp edip bunu gerçekleştirmeye çalışacağız" diye konuştu.

"2019 İKİ ÜLKENİN KÜLTÜREL İLİŞKİLERİNE YENİ DİNAMİKLER GETİRECEK"

Opera sanatçısı Karahan, Rus-Türk kültür yılı hakkında konuştu: Rusya’ya aşkım 5 yıldır devam ediyor
Büyükelçilik Başkatip ve Kültür Ateşesi Aleksandr Sotniçenko da panelde, "Rus-Türk Kültür İlişkileri: Gelişim ve Perspektif" başlıklı bir sunum yaptı. 2019 yılının "Türkiye-Rusya Kültür Turizm Yılı"nilan edildiğini hatırlatan Sotniçenko, yeni yılın iki ülkenin kültürel ilişkilerine de yeni dinamikler getireceğini belirtti. Türkiye ile Rusya arasında yapılan kültür yatırımlarının meyvelerinin yüzyıllar boyunca alınacağının altını çizen Sotniçenko, ülkeler arasında ekonomi ve siyaset kadar kültür yatırımının da önemine işaret etti.

"YENİ PROJELERLE BİRLİKTE RAKAMLAR DAHA DA BÜYÜYECEK"

Ticaret Temsilcisi Aydar Gaşigullin ise "Rusya Ekonomi Potansiyeli ve Rusya-Türkiye İşbirliği" başlıklı konuşmasında, Türkiye ve Rusya ekonomilerinin birbirine bağlı ve tamamlayıcı ekonomiler olduğunu ifade etti. İki ülke arasındaki ticarette yüzde 16 oranında bir artış olduğunu belirten Gaşigullin, geçen yıl Ocak-Kasım ayları arasında ticaret hacminin 30 milyar doları aştığını belirterek, "Yeni projelerle birlikte bu rakamlar daha büyüyecek" dedi.

Yorum yaz