DÜNYA

Putin: Sağduyulu bir ülke olduğumuzdan, silahlanma yarışına ilgi duymuyoruz

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, sorumluluk ve sağduyu sahibi bir ülke olarak yeni silahlanma yarışına ilgi duymadıklarını belirtti.
Sitede oku

ABD heyetiyle görüşen Ryabkov: Washington'un INF'yi bozmak istediğine ikna olduk
Sırbistan ziyareti öncesinde Sırp medyasına konuşan Putin, “Elbette biz ABD’nin doğrudan güvenliğimiz için tehdit arz eden füze konuşlandırmalarına göz kapama niyetinde değiliz. Etkili karşı tedbirler almak zorunda olacağız. Ancak Rusya, sorumluluk ve sağduyu sahibi bir ülke olarak yeni silahlanma yarışına ilgi duymuyor” dedi.

‘BATI PROVOKASYONLARDAN VE TEHDİTLERDEN VAZGEÇMELİ’

Putin, “Batı mevkidaşlarımızı şantaj, tehdit ve provokasyon yöntemlerinden vazgeçmeye, uluslararası hukuka saygı göstermeye ve Birleşmiş Milletler Anlaşması’nda yazılı ilkeler temelinde devletlerarası diyalog kurmaya çağırıyoruz. Barışın korunması, küresel ve bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlenmesi tam da bunda yatıyor” ifadelerini kullandı.

‘ULUSLARARASI DURUMUN İYİLEŞTİRİLMESİNDEN YANAYIZ’

Rus Dışişleri: NATO'nun 'askeri önlemler' açıklaması, INF sorununun çözümünü baltalıyor
Rus lider, “Rusya kararlı ve tutarlı bir şekilde, gergin ve öngörülemez olarak kalmaya devam eden genel uluslararası durumun iyileştirilmesini savunuyor. Üstelik bu durum büyük oranda ABD ve bazı diğer Batı ülkelerinin kuvvet dahil son bulmayan, tek taraflı eylemleri yüzünden oluşmuştur. Bunun sonucunda genel cepheleşme ve güvensizlik havası güçleniyor” diye konuştu.

‘NATO’NUN GENİŞLEME POLİTİKASI SOĞUK SAVAŞ KALINTISI’

Putin, “Ayrıca daha önce defalarca dile getirdiğimiz gibi, NATO’nun genişleme politikasını soğuk savaş kalıntısı, hatalı ve yıkıcı strateji olarak görüyoruz” diye konuştu.

NATO’nun günümüzde Balkanlardaki varlığını güçlendirmeye çalıştığına işaret eden Rus lider, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak bununla sadece yeniden Avrupa kıtasında sınır çizgiler çiziyorlar, güvenliğin bölünmezliği ilkesini kaba biçimde bozuyorlar. Tüm bunlar sonuç olarak Avrupa’da istikrarın güçlenmesine değil, güvenin azalmasına ve gerilimin artmasına yol açıyor”.

Yorum yaz