GÖRÜŞ

‘Türkiye, Uzay Ajansı’yla birlikte savunma ve uydu teknolojilerinde kendi altyapısını oluşturabilir’

Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulmasını ve Türkiye’nin uzay çalışmalarındaki durumunu Sputnik’e değerlendiren Prof. Dr. Varol Keskin “Bu ajans, bizi dışa bağımlılıktan uzaklaşarak, ülke güvenliği, özellikle savunma sanayii, uydu teknolojileri gibi konularda kendi altyapımızı geliştirip bilgi birikimi sağlayacaktır” dedi.
Sitede oku

Türkiye Uzay Ajansı resmen kuruldu
Çalışmaları bir süredir devam eden Türkiye Uzay Ajansı, geçen hafta resmen kuruldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na bağlı olacak olan Türkiye Uzay Ajansı'nın görevi, milli uzay programını hazırlamak ve bu kapsamda projelerin hayata geçirilmesini sağlamak olacak. Peki, Türkiye, uzay çalışmalarında hangi noktada? Bu ajansın bu çalışmaları geliştirmedeki rolü ne olacak? Sputnik'in bu sorularına, Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Varol Keskin yanıt verdi.

‘TÜRKİYE'NİN SAVUNMA SANAYİİ VE UYDU TEKNOLOJİLERİNDE DIŞA BAĞIMLILIĞINI AZALTMASI ÖNEMLİ'

Türkiye Uzay Ajansı'nın kurulmasının "gerekli ve önemli" bir adım olduğuna işaret eden Prof. Dr. Keskin "Bu, ülkemizin, dünyadaki gelişmiş ülkelerden geri kalmaması için atılması gereken adımlardan biri. Türkiye Uzay Ajansı, konu ile ilgili kurumları bir araya getirecek, koordinasyonu sağlayacak, ve diğer ülkelerle işbirliği konusunda çalışacak. Uzay bilimi ve teknolojileri konusunda ilerleme ve bilgi birikimi sağlamak ve ülkemize ait bir uzmanlık altyapısı oluşturmak Uzay Ajansı'nın görevleri arasında olacak. Bu ajans ayrıca, bizi dışa bağımlılıktan uzaklaşarak, ülke güvenliği, özellikle savunma sanayii, uydu teknolojileri gibi konularda kendi altyapımızı geliştirip bilgi birikimi sağlayacaktır" dedi.

‘BUGÜN ÜLKEMİZ İÇİN ÇALIŞMAKTA OLAN UYDULARIN YALNIZCA İSİMLERİ TÜRKÇE'

Çinli özel şirket, uzaya uydu gönderdi
Türkiye'nin uzay teknolojileri konusunda son derece dışa bağımlı olduğuna işaret eden Keskin "Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, uzay teknolojileri konusunda ne yazık ki dışa çok bağımlı bir ülkeyiz. Her ne kadar adlarını Türkçe koysak da, bugün ülkemiz için çalışmakta olan ve yörüngede dolanmakta olan uyduların fırlatılması dahil tümüyle dış kaynaklı olması bizim için oldukça olumsuz bir durum. Yeterince kaynak ayrılıp, bu konulara yönelik bilgili, uzman, altyapısı güçlü insan gücü yetiştirilebilirse, tüm bunları ülke olanaklarıyla ve çok daha düşük maliyetlerle yapmamız mümkün olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Konuda çalışan nitelikli uzman sayısının da az olduğuna işaret eden Keskin "Uzay Ajansı, bu uzmanların sayıca arttırılması, farklı konularda pek çok uzman yetiştirilmesi için hem girişimde bulunacak hem de kaynak sağlayacaktır. Tüm bunları birleştirirsek, ülkemiz uzay teknolojileri konusunda kendi kendine yetebilen, ayrıca elindeki olanakların tüm altyapı bilgisinin kendisinde bulunduğu bir ülke olacaktır. Ayrıca gelişmekte olan ülkelere, bugün bizim gelişmiş olan ülkelerden büyük maddi yatırımlarla aldığımız teknolojiyi kendisi üreterek satabilecek, böylece konu ile ilgili ek kaynak yaratılabilecektir. En önemlisi de Uzay Ajansı'nın kurulması, Türkiye'nin ileri ülkeler arasında yerini almasını sağlayacak bir adımdır" diye konuştu.

‘TÜBİTAK, UZAY AJANSI'NIN GELİŞİMİNDE ÖNEMLİ ROL OYNAYACAKTIR'

Evde kızılötesi kamera üretti: TÜBİTAK önce benim yaptığıma inanmadı, sonra satın aldı
Prof. Dr. Keskin "Bugün bu ülkelerin bazılarından örnek vermemiz gerekirse, ABD'nin uzun yıllardır hem Dünya çevresinde hem de Güneş Sistemi içinde pek çok ilke imza attığını görüyoruz. Rusya da bu konularda epeyce yatırım yapıyor ancak ABD kadar ileri durumda değil. Avrupa Birliği ülkeleri de birlik olarak oldukça iyi bir kaynak yaratıyorlar ve güçlerini birleştirerek epeyce iyi işlere imza atabiliyorlar. Bunların ardında Japonya, Çin ve Hindistan geliyor. Her ülke uzay yarışında önündekileri yakalamak ve geçmek için büyük çabalar sarfediyor. Ülkemiz ise, bu konuda adımlar atılmasına karşın, oldukça geride kalmış durumdadır. Çok iyi işler yapılabiliyor olsa da oldukça yetersiz ve maddi kaynağı fazla olmayan çalışmalar yapılmaktadır. Daha çok savunma sanayii konusunda yatırımlar ağırlıktadır. Bu konularda en fazla çalışma TÜBİTAK desteğiyle ya da TÜBİTAK tarafından yürütülmektedir. TÜBİTAK'ın TÜBİTAK Uzay adlı bir alt kurumu var ve muhtemelen Uzay Ajansı'nın gelişiminde en önemli rolü bu kurum üstlenecektir" ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE BU ALANDA DENEYİMLİ ÜLKELERLE İŞBİRLİĞİNE GİTMELİ'

‘Rusya, uzay alanında Türkiye’yle işbirliğine hazır’
Prof. Dr. Keskin "Bu konularda gelişmeler, oldukça zaman alan, uzun soluklu çalışmalarla olmaktadır. O nedenle de Türkiye Uzay Ajansı'nın kurulması, gelişmiş ülkelere göre neredeyse hiç bir gelişme göstermeden duran ülkemizin, bu konuda atılım yapmasını sağlayacaktır. Burada en önemli konu aslında eğitimdir. Gerek yurt içi gerekse yurt dışı eğitim için epeyce yatırım yapılması gereklidir. Uzay Ajansı'nın bünyesinde çalışacak eleman sayımız oldukça azdır ve bunların yeterli sayıya ulaştırılması sonrasında bu ajans, önemli işlere imza atabilir. Maddi olarak ne kadar büyük yatırım yaparsanız yapın, yeterli uzman insan gücünüz yoksa pek fazla bir ilerleme gösteremezsiniz. O nedenle bu aşamadan sonra, bu uzman insan sayısını artırmak için önemli çabalar gereklidir. Bir de, bu konuda ileriye gitmiş ülkelerle işbirliği yapmak çok önemlidir. Çünkü onların kazandığı deneyimlerden yararlanma olanağı, aynı deneyimleri yaşamadan bir adım önde olmamız sağlayacaktır. Bu nedenle, bu tür işbirliklerine önem verilmeli, bu işbirlikleri yardımıyla, uzman yetiştirme konusunda girişimlerde bulunulmalıdır" diye ekledi.

Yorum yaz