Gazeteci Bozkurt: CHP’nin İstanbul adayı sadece Yıldırım değil Erdoğan ile de yarışacak

Gazeteci Sedat Bozkurt, Seyr-i Sabah programında partiler nezdinde yapılan ittifakları ve büyük illerdeki son durumu değerlendirdi. Bozkurt, CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nun sadece Binali Yıldırım ile değil Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de savaşacağını bu yüzden isminin tam kesinleşmediğini dile getirdi.
Sitede oku

Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ile bir araya geldi
Yerel seçimler, yapılan ittifaklar ve birbiri ardına çıkan farklı isimlerle tam bir satranç maçı haline dönüştü. İttifaklar, kendi içlerinde illerin paylaşımını yaparken diğer taraftan da diğer partilerin vereceği ismi kollayarak aday değiştirme imkanını ceplerinde tutuyorlar. Ankara kulislerinin deneyimli gazeteci Sedat Bozkurt, Seyr-i Sabah programında partilerin İzmir, Ankara ve İstanbul stratejilerini anlatırken aynı zamanda diğer büyükşehirlerde de yaşanabilecek olası senaryoları analiz etti:

‘CHP'DE MANSUR YAVAŞ KONUSU HALLOLDU'

"Erdoğan-Bahçeli görüşmesinde, Cumhur İttifakı'nda sorun gözükmüyor çünkü iki kişi karar veriyor. Bahçeli İstanbul, Ankara, İzmir'de aday göstermeyeceğiz dedi anlaşma zeminini ortaya koydu. Alt kadrolar konuyu görüşüyorlar. 6 il var MHP'ye verilmiş. İlçeler bazında detayları konuşuyorlar. İttifakla ilgili sıkıntı yok. Sağ siyaset içinde devlet geçen cümleleri çok sever. İttifak olarak adlandırılan zirvenin içinde bu yatıyor. Cumhur İttifakı'nda şöyle bir esneklik var: İYİ Parti ve CHP bir yerde anlaştığı zaman Cumhur İttifakı orayı tekrar değerlendirecek. MHP'li adayı çekip AK Partili adayı gösterecekler. Cumhur İttifakı, Millet İttifakı'nı bu anlamda gözlemliyor. Denizli ve Erzurum'da MHP adayını çekti. Iğdır'da MHP çok güçlü, orada AKP'nin adayını çekmesini bekliyorlar. Osmaniye ve Rize de konuşuluyor. Osmaniye Devlet Bahçeli'nin doğduğu yer diye AKP aday göstermemeyi istiyor. Buna karşılık MHP de Rize'deki adayını çekerek jest yapıyor.

'AK Parti, MHP için Kars ve Iğdır adaylarını geri çekebilir'
Mansur Yavaş konusu halloldu. Buradaki temel sıkıntı Ankara idi. Yavaş ortaya bir irade koydu CHP'den aday olmak istiyorum diyerek. İstemeyen bir kişiyi İYİ Parti'den aday yapamazsınız. Mansur yavaş bunu istiyor çünkü yerel siyaseti biliyor. Ankara'da CHP'nin yüzde 30, İYİ Parti'nin yüzde 10 oyu var. Yüzde 10'u yüzde 30'a taşıyabilirsiniz ama tersi söz konusu olamaz. CHP çatısı altında girdiğinde yüzde 43 oy aldı bu hiç de az değil. Siyasette sonuç alacaksınız. Ankara'nın siyasi profili ortada: Sosyal demokrat bir adayla çıkınca kazanmanız çok zor. Sonuç almaktan ziyade duruş olarak bakarsanız haklı olabilirsiniz. CHP kimi aday gösterirse göstersin bu herkesin hoşuna gitmeyecek. Bu AKP içinde de söz konusu ama AKP içinde yüksek sesle dile getirilmiyor. Mansur Yavaş'ın kapısını Kılıçdaroğlu çalıyor.

MHP ile ittifak tartışmalarının yaşandığı MHK'da bile ciddi tartışmalar yaşanıyor. Tartışmalar dışarı sızdırılmıyor. Mansur Yavaş'ın CHP'den aday olma faktörü ortada ve yüzde 99 CHP adayı olacaktır. Ankara meselesi İYİ Parti ile aşılınca geriye iki il kaldı Mersin ve Balıkesir. AK Parti Mersin'i MHP'ye veriyor aday çıkarması için. Şu anda Mersin belediye başkanı olan MHP'li Başkan İYİ Parti'ye geçiyor. CHP ve İYİ Partililer bunun için tartıma yaşamayalım herkes kendi adayıyla girsin dendi. MHP'den İYİ Parti'ye geçen başkanın kendine ait yüzde 20'lik bir oyu var. Bu oyu İYİ Parti'ye taşıyabileceği hesaplanıyor. AKP ve MHP ittifakı MHP adayını bir yere taşıyabilir ama CHP'nin göstereceği bir aday Kürt oylarını da alarak aradan sıyrılıp en tepeye çıkabilir.

AK Parti yerel seçimlerde '3T formülünü' uygulayacak
Burada sıkıntılı tek yer Balıkesir'de sorun çıkacak gibi gözüküyor. CHP kazanacağı bir aday ilan etti. Ama dün sızan bilgilere göre Balıkesir İYİ Parti'ye verilmiş gibi gözüküyor. Liderler bunun için bir araya gelir mi? Siyaset bu olabilir. Balıkesir'e teferruat demek doğru olmayabilir. Ama toplamda ittifak yapılmak istenen illere bakıldığında o kadar da yüksek önem taşımıyor. Siyasetteki toptan bir sıkıntı aday gösterememek. Ama aynı sadece muhalefette değil iktidarda da var. Belediye seçimlerinde sadece kendi oylarını değil diğer tarafın da oylarını alabilecek insanlar gerekiyor. Ekrem İmamoğlu adı CHP'de öne çıktı. Muharrem İnce'nin adının hala denklemde olduğunu düşünüyorum. Çünkü olmasa İmamoğlu'nun adının şimdiye kadar verilmesi gerekirdi. İmamoğlu'nun yaptıkları genel merkezle yaptığı işler değil biraz şahsi ziyaretler yapıyor diye düşünüyorum. Muharrem İnce ile genel merkez arasında bir güven sorunu var. Muharrem İnce ile sonuç alacağını düşünüyorsa oradan yürüyebilir Kılıçdaroğlu.

Binali Yıldırım'ın şöyle bir gücü var: Onunla yarışacak kişi sadece Meclis Bakanı ile değil aynı zamanda Cumhurbaşkanı ile de yarışacak. Soru şu: İmamoğlu'nun böyle bir şeye yetecek gücü ve nefesi var mı?CHP genel merkezi bu sorunun cevabını arıyor. Cumhurbaşkanı ile fiilen yarışmak zor çünkü o, İstanbul'un psikolojik öneminden bahsetti ve semt semt dolaşıp tanıtım yapacak. Parti yönetiminden ve milletvekillerinden pek çok kişi İzmir'e talip olunca Kılıçdaroğlu bunu zamana yaydı ve İzmir teşkilatı tartışsın istedi. Onun bir kadın aday telaffuz etmesi herkesin geri çekilmesine neden oldu ve tüm adaylar geri çekildi bu sefer hiç aday kalmadı. Bunun mümkün olmadığı belli olunca yeniden adaylar ortaya çıktı. Genel merkez teşkilatlara rağmen aday dayatmasına girmek istemiyor.

89 yılında Halkçı Parti'nin ANAP karşısında kazandığı zaman gibi bir sendrom AKP'lilerde var. Yerel seçimde böyle bir iklim mevcut. AKP'nin çıtası düşük. AKP'nin yerel ile genel seçim arasında çok ciddi oy farkı var. Son genel seçimde yüzde 42 aldı AK Parti. Bunun bile yakalanması zor gibi gözüküyor anketlerde. Hayırın yüksek çıktığı İstanbul ve Ankara'nın kaybedilmesi riski var. Muhalefet iyi adaylar çıkarıp iyi çalışırsa bu illeri alabilir gibi bir bakış açısı var."

Yorum yaz