Emekli Amiral Türker Ertürk: İstanbul Boğazı'na planlanan NATO üssü Türkiye için tehdit

Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konuğu Emekli Amiral Türker Ertürk oldu.
Emekli Amiral Türker Ertürk, NATO’nun İstanbul Boğazı’na açmayı düşündüğü üssü ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni anlattı.
Emekli Amiral Türker Ertürk şunları söyledi:
Türkiye teslim alınmış vaziyette. Yani bugün hani hem Boğaz'daki hem Adana'yı düşünürseniz, yani bugün İsrail'e endeksli, Türkiye'yi de içine alan bir bölge yeniden dizayn edilmeye çalışılıyor. İran Savaşı bu işin içinde, Irak, Suriye, Libya da bu işin içindeydi. Ya Türkiye bu projelere ne yazık ki yardım etti. Atatürk, emperyalizme karşı mücadele için bölge güçleriyle işbirliği yapıyor. İşte adlarını biliyorsunuz Sadabat ve Halkan. Biz ise, biz ise bölge güçlerine düşmanlık ediyoruz, emperyalizme işbirliği yaparak. Şimdi Anadolu kavağında kurulacak NATO deniz unsur komutanlığı. Kime karşı kuruluyor biliyor musunuz bu? Rusya'ya karşı, Karadeniz'e karşı ve Montrö'ye karşı. Montrö-Boğazlar Sözleşmesi bizim için yaşamsal derecede önemli. Hem güvenliğimiz hem egemenliğimiz için. İstanbul Boğazı'nda bir NATO unsurunun kurulması Montrö'nün ruhuna aykırıdır. Rusya'ya tehdit olmaktır. Çok sert tepkileri Rusya ve Karadeniz'de bir NATO Rusya rekabet alanına döner. Türkiye denge ülkesi olmaktan çıkar ve Türkiye'nin jeopolitik riski artar biliyor musunuz? Türkiye'ye tehdit artar. Rusya'dan, Kuzey'den, Karadeniz'den Türkiye'ye yönelik bir tehdit var mı? Hayır yok. Peki NATO'ya yönelik bir tehdit var mı? Hayır yok. Bakın bu hamle ne biliyor musunuz? Rusya'ya karşı kışkırtma operasyonu. Montrö öyle bir anlaşma ki bugün dünya denizlerinde tek bir deniz ayrıcalıklı, tek bir deniz Karadeniz. Peki bu ayrıcalıklı olmayı Karadeniz'e kim veriyor? Montrö veriyor. Türkiye'nin egemenliği tartışılmaz ve öyle bir anlaşma ruhu var ki, Montrö'nün ruhu var ki, Türkiye'nin ve Karadeniz'e sahilden ülkelerin güvenliğe esas alınmış. O var bu var. Mesela Amerikalılar buraya uçak gemisi sokamaz. Deniz altı sokamaz gibi. E ama sokmak istiyorlar. Bakın, kışkırtmak istiyorlar. Hem İstanbul Boğazı'nda planlanan Türkiye'nin çıkarları için. Gerçekten tehdit. NATO'yu bu konuda kullanarak Türkiye'yi ele geçirmeye çalışıyorlar. Türkiye'yi kışkırtma aracı olarak kullanmaya çalışıyorlar. Asla ve kata kabul edilemez. Vekalet savaşçısı arıyorlar, vekalet savaşçısı. Onun yerine bizim çocuklarımızı İran'a göndermek istiyorlar. E peki çocuklar gidin, dövüşün demek ne olmuyor? Ne yapmak lazım? Sahte bayrak operasyonları, provokasyonlar. Hatta ben şöyle bir şey söyledim. Eğer bir gün, tabii ki Tanrı korusun, eğer Ankara'ya bir füze düşerse, bu füzeye de İran füzesi derlerse, buna bile inanmayın dedim, biliyor musunuz? Buna bile inanmayın. Böyle bir savaşta cepheyi büyütüp Türkiye'yi karşına alır mısın? Hayır almazsın. Var ya, süzme salak olmak lazım biliyor musunuz Mustafa Bey? Süzme salak olmak lazım. Peki İran'ı bugün idare edenler salak mı? Hayır salak değiller. Olmadıklarını görüyoruz hep beraber.

