Çekilemeyen Atatürk filminin hikayesi
14:05 10.11.2023 (güncellendi: 12:14 13.11.2023)
Abone ol
Serhat Ayan, çekilemeyen Atatürk filminin hikayesini anlattı...
1950’lerde, Atatürk filmi çekmek için Türkiye’de ciddi bir çaba sarf edildi.
İngiliz film şirketlerinin gelip yaptığı incelemeler sonucunda dört milyon liralık bir masraf çıkardığını aktaran dönem gazeteleri, aynı zamanda kendi yapımcılık şirketini kuran Amerikalı aktör Douglas Fairbanks Jr.’ın da filmin yapım masraflarına ortak olacağını kaydetmiş.
Senaryonun oluşturulmasında, dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar’la yapılan görüşmelerden de faydalanıldı. İngiliz senaristler, Celal Bayar’ın anılarından faydalanarak bir taslak oluşturdu.
Fakat dönemin siyasi isimleri, adeta Atatürk’e sahip çıkma yarışına girerek, filmin yapım ve tasarım sürecine müdahalelerde bulundu.
Öte yandan medya da farklı tepkiler gösterdi. Bir gazete kupüründe yer alan yazıda, “Bir ecnebi film şirketinin Atatürk filmi hazırladığını duyduk. Bir Türk yapımcının yapmaması iyi oldu zira bu sene bir Türk yapımcının filimini birçok insan gibi yarıda bıraktım” ifadeleri yer aldı.
Universal International şirketinin filmi çekeceğini öne süren Türk basını, meşhur senarist Borden Chase’in ekibiyle birlikte İstanbul’a geldiğini bildirdi. Dönemin gazeteleri, Türkiye’de dört hafta kalacak olan Amerikalı film ekibinin, Çanakkale, İzmir, Ankara ve İstanbul’da Atatürk’ün hayatıyla ilgili tetkiklerde bulunacaklarını yazdı.
Fakat Hilton otelinde Amerikalı film yapımcılarının düzenlediği basın toplantısından sonra filmin en az on milyon lira tutacağına dair iddialar ortaya atıldı.
1958 Haziranda filmin çekileceği söylense de, yapımcılarla yapılan anlaşma uyarınca, Türkiye’nin filmin çekimine ve yapımına müdahalede bulunma hakkı saklıydı.
Serhat Ayan, yapılan bu anlaşmadan sonra yaşananları şu şekilde anlattı:
“Atatürk rolü için o dönemin en önemli isimlerini saymışlar: Laurance Olivier, John Wayne, Kirk Douglas ve Marlon Brando. 1958’lerde Marlon Brando’nun başlangıçları. İnanılmaz isimler. Oyunculuk stili olarak da birbirleriyle pek alakaları yok aslında. Filmde, Atatürk’ün mektep hayatından başlayarak ölümüne kadar geçen devrenin çekileceği belirtilmiş. Senarist Chase, Atatürk’e ait eserler okuduğundan bahsedip, ‘gayesi olan adam’ olarak tanımlamış. Sinemanın son tekniğiyle çekileceği de basında yer alıyor. Fakat daha sonra Mustafa Kemal Derneği ‘Bize danışmadan filmi çekemezsiniz’ diyerek ortaya çıkıyor. Ardından Borden Chase’in yazdığı senaryo, Türk hükümetinin tespit edeceği bir jürinin tasvibine arz edilmek üzere gönderildi. Ardından aktör tartışmaları tekrar başlıyor. Yul Brynner’ın oynayacağı açıklanıyor. Fakat filmin senaryo yazım sürecine yapılan yoğun müdahalelerden sonra, Universal Pictures yapımcılık şirketi, anlaşmayı feshederek filmin yapımından vazgeçmiş.”

